28 Ağustos 2014 Perşembe

Neden Varım ?

Neden Varım ?, Emrah Akay tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Destek Yayınları, Kişisel Gelişim, 9786054994724, 143 Sayfa, Ağustos/2014
Kitabın 116. ve 117. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Baba, 'Vicdan danışma bürosu'nun herkesin tek başvuru kaynağı olması gerektiğinin altını çiziyor.
"Herkesin kalbinde bir 'vicdan danışma bürosu' vardır sevgili oğlum. Ahlak, adalet, iyilik, güzellik gibi evrensel doğrular bu büroda dosyalanır. Birileri gelip sana 'Din budur' veya 'Doğru budur' veya 'iyi budur' diye bir şeyler dayatmaya veya diretmeye başlarsa yapacağın şey, onun kim olduğuna bakmaksızın öncelikle 'vicdan'ına danışmandır. O asla yalan söylemez, aldatmaz, terazisi şaşmaz. Çünkü 'vicdan' danışma bürosunun kapısı doğrudan Mutlak Adalet Sahibi Olan Tek'e açılır. Ama dünya üzerinde kendilerinden başkasını sevmeyen, bu son derece açgözlü, kibirli, haset dolu, hırs küpü insanlar, az önce belirttiğim sebeplerden ötürü 'vicdan'larına danışmadıkları gibi, danışsalar dahi sesine kulak vermeden dilediklerini yapma eğilimi taşırlar. Güç ve iktidar uğruna yapmadıkları bozgunculuk kalmaz. Sadece Allah'tan korktuklarını söyleyip, sadece kendi liderlerinden korkarlar veya mallarını, zenginliklerini, itibarlarını, mevkilerini, makamlarını kaybetmekten...
Ahlak, adalet, eşitlik, özgürlük gibi kavramlar sadece kendi çıkarlarına uygun olduğunda ve onların işine yarayacağı durumlarda gündeme gelir. Bununla birlikte kendilerini 'en iyi Yahudiler', 'en iyi Hıristiyanlar' veya 'en iyi Müslümanlar' olarak tanımlamaktan da geri kalmazlar. Onlara kalsa cennette yerleri hazırdır ve sonsuza kadar âlem yapacakları huri kızları orada onları beklemektedir. Onlara sorsan yaptıkları her şeyi senin, benim iyiliğimiz için, bu dünyada rahat etmemiz ve ahirette de cehenneme gitmememiz için yaptıklarını söylerler.
Bu güç ve iktidar sahiplerinin en tuhaf ruh hallerinden bir başkasıysa, kendi türleri de dahil olmak üzere bitki, hayvan, insan ayırt etmeden 'tüm canlı yaşamı yok etme eğilimi'dir. Bu eğilim, doymak bilmeyen midelerinin ve cinsel organlarının kıpırtısından kaynaklanır ve sırf bunun için 'bilimsel araştırma' yapıyoruz diye 'toplu yok etme' araçları icat etmişlerdir. Öyle ki çeşitli kimyasal işlemlerle geliştirdikleri zehirli gazlar 'toplu yok etme' araçlarının ilkidir. Daha sonra bunu biyolojik ve nükleer silahlarla çeşitlemiş, yıkımın boyutlarını katlamışlardır. Kendilerine hakikat bilgisi gelmiş bulunan, uyarılan ve bunun neticesinde bu dine girdiklerini kabul eden, kabul etmekle kalmayıp en büyük savunucuları olduklarını iddia eden bu varlıkların nasıl olup da 'tüm canlı yaşamı' yok etmeye bu kadar istekli olduklarını anlamak mümkün değildir. Ama onlar bu konuda son derece rahat görünürler, çünkü dinlerini ve ahlaklarını bu isteklerini dahi aklileştirebilecek veya mazur gösterecek şekilde eğip bükmeyi başarmışlardır. Üstelik bu konuda yalnız değildirler.
Dünya üzerinde var olduklarından beri sevgili oğlum, hemen hemen hiçbir konuda doğru dürüst uzlaşamayan türdeşlerin, konu bir bölgenin kaynaklarına el koymak, bir bölge halkını tamamen köleleştirmek veya sömürmek ve kendi güç ve iktidarlarını resmi yollarla yaymak olduğunda hemen uzlaştıklarını görürsün. Yine de toplu 'vicdan'larını hafiflettiklerini sanmalarını sağlayacak göstermelik bir takım programlar uygulamayı da ihmal etmezler. Mesela bununla ilgili olarak yeryüzünde kurmuş oldukları son organizasyon Birleşmiş Milletler'dir. Bu Birleşmiş Milletler'in bugüne kadar çözdüğü bir sorun, durdurduğu bir katliam, engellediği bir yıkım ise görülmemiştir.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder