Kitabın 39.sayfasından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Burada niyetim, Türkiye'yi genel olarak tanıtmak veya Avrupa'ya yöneliminden söz etmek değil. Bu ülkenin dinamizmini, elindeki kozları veya özellikle siyasi ve ekonomik alandaki eksikliklerini de konu etmeyeceğim. Tek amacım, benim gibi sık sık ülkesine yolculuk yapsa da, uzun süredir Paris'te yaşayan bir Türk yazarın imgelemindeki Türkiye'yi birkaç sözcükle anlatmak olacak. İstanbul'dan da söz edeceğim... Anısı kızgın bir demir gibi belleğime kazman ve beni her yerde bir gölge gibi izleyen sevgili kentimden...
Fransa'ya gelişimin üzerinden neredeyse yirmi beş yıldan uzun bir zaman geçti. O sıralarda Türkiye hakkında çok az kitap bulunurdu. Bugün ise, özellikle Avrupa Birliği üyeliği tartışmalarının ardından, çok daha fazla ve her türden kaynağı elde etmek olanaklı... Okur, bu kitaplar sayesinde Türkiye'nin tarihi, coğrafyası, ekonomisi ve kültürüne dair bilgi edinebilmekte. Ben de, aralarında Yaşar Kemal ve Nâzım Hikmet'in de bulunduğu büyük Türk yazarları ve Türk edebiyatı hakkında bazı kitaplar yayımladım. Yaşamının en güzel dönemini Anadolu hapishanelerinde geçirmiş olan Nâzım, şöyle der:
Memleketimi seviyorum:
Çınarlarında kolan vurdum, hapishanelerinde yattım.
Hiçbir şey gidermez iç sıkıntımı,
Memleketimin şarkıları ve tütünü gibi.
(...)
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder