7 Şubat 2014 Cuma

Kül Aşklar

Kül Aşklar, Yılmaz Odabaşı  tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  İletişim Yayınları, Roman, 9789750514265, 202 Sayfa, Ocak/2014

Kitabın 7. ve 8. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır

Bir taşra otobüsü, şehirlerarası yolda Orta Anadolu’nun bir ilçesine doğru yol almaktadır. Dışarıda ilikleri donduran soğukta korkunç bir ayaz vardır. Otobüsün 21 no’lu koltuğunda oturan yirmi sekiz ila otuz yaşlarındaki kasaba öğretmeni erkek yolcu, 15 no’lu koltukta oturan genç kadına gözlerini mıh gibi dikmiştir. Otobüsün penceresinden dışarıyı izleyen genç kadın, kendisini dikkatle izleyen adamın varlığından habersizdir. Otobüsün içi dışarıdaki ayaza inat sımsıcaktır. Kasaba öğretmeni, suretini yandan görebildiği genç kadını bıkıp usanmadan izlemeyi sürdürmektedir, dalıp gitmiştir... Otobüs, tekerlerine takılmış zincir seslerinin de arttırdığı gürültüyle yol alırken, genç adam, gözlerini adeta genç kadının görüntüsünde unutmuştur. Günbatımı saatleridir; gökyüzündeki gri fonda kar taneleri savrulmaktadır. Geride kalan yollara, geçen zamana rağmen adam gözlerini kadının üzerinden ayırmamıştır... Kadın ise uzaklara bakmayı bırakmış, uzandığı koltukta gözlerini kapamış, arada bir kirpiklerini kırpıştırmaktadır. Göz alıcı bir görünümü vardır; beyaz teni, upuzun simsiyah saçları ve masum yüzüyle bir masal perisini andırmaktadır. Üzerinde hiçbir takı yoktur. El çantasını eteğinin üzerine bırakmış, narin ellerini de üst üste çantasının üzerine koymuştur. Adam, yüzünde üzüntülü ve bir o kadar da şefkatli bir ifadeyle genç kadına bakmayı sürdürürken, otobüsün içindeki mide bulandırıcı havasızlık da, kulaklarında uğuldayan motor sesi de umurunda değildir. Arka koltuklarda bir çocuk, önüne açtığı naylon torbaya öğürerek istifra etmekte, çocuğun öğürtü seslerine otobüsteki teypte çalınan bir şarkı eşlik etmektedir. Bazı yolcular başlarını çevirip arka koltuklara bakarak öğürtünün öznesini görmeye çalışırlarken, kadın, bir an çevresine bakındığında gözlerini kendisine mıh gibi dikmiş adamı ilk kez görür; çünkü 16:00 otobüsüne kadın ön kapıdan, adam ise arka kapıdan binmiş ve otobüs iki saattir hiç mola vermemiştir. Genç kadın, kendisine faltaşı gibi aralanmış gözleriyle bakan adamın görüntüsüyle bir an irkilir. Sonra yüzünü çevirip başını önüne eğer. Adam, üst üste iki kez esnedikten sonra kadını gözleriyle taciz etmeyi sürdürür. Adam, bir ara saatine bakar, yola bakar ve siyah el çantasına usulca elini uzatır. Muavinle bakışırlar; adam yakındaki yol ayrımını göstererek ineceği anlamında bir işaret yapar ve dönüp yeniden kadına bakar; kadın da kalkmak üzere toparlanmaktadır. Adam çantasını ve kitaplarını eline alıp otobüsün koridorunda usulca ilerlerken kadın da kalkar. Karşılaşırlar. Kadın adama ürkek gözlerle bakar. Hiç konuşmadan ön kapıya doğru yürürler. Otobüs “Gümerdiğin” yol ayrımında durur. Şoför, ön kapı için otomatik düğmeye basar. Dışarıdan içeriye sert, soğuk ayazın bıçak gibi soğukluğu dolar ve inerler.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder