Kitabın 230. ve 231. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Yenileme, tarihi yapıya uygun olarak ve oldukça kapsamlı şekilde yapılmıştı. Bu alanda uzman iki müteahhit bu işle ilgilenmişti. Merrick evi ziyaret etmeyi hiç istemedi. Bildiğim kadarıyla, resmi olarak şu anda da ona ait.
Bu uzun yazın sonunda, Merrick'in inanılmaz bir giysi dolabı olmuştu. Tabii her gün boyu uzamaya devam ediyordu. Pahalı, iyi kesimli, bol dikişli kıyafetleri ve daha önce anlattığım beyaz elbise gibi gözle görülür şekilde işlenmiş kumaşları seviyordu. Merrick akşam yemeklerine zarif, yüksek topuklu ayakkabılarla gelmeye başlayınca, ben kişisel olarak gizlice rahatsız olmuştum.
Her yaşta kadını seven bir adam değilimdir fakat ayağının görüntüsü, topuğun yüksekliğinde zarifçe uzanan ayak kemeri ve baskı yüzünden gerilen bacağı en istemediğim erotik düşünceleri aklıma getiriyordu.
Chanel No. 22 parfümünü her gün kullanmaya başlamıştı. Onun parfümünden hoşlanmadığını söyleyenler bile aslında bu kokuyu seviyordu ve kokuyu onun varlığıyla özdeşleştirmişlerdi. Onun sorulan, bitmeyen konuşması, bilgiye açlığı gibi şeyler akla geliyordu.
Dilbilgisinin temellerini çok güzel şekilde öğrenmişti. Bu da ona Fransızca okuma ve yazmada çok yardımcı oluyordu. Fransızcadan sonra ise Latince öğrenmek bebek işiydi. Matematiğe gelince, Merrick matematikten iğreniyordu ve nedense bu konuda şüpheleri vardı. Teori denen şey onun çok ötesindeydi fakat yine de temel konulan zekice öğrenmişti. Edebiyat konusundaki isteği ise tanıdığım insanlardan çok daha fazlaydı. Dickens'ı ve Dostoyevski'yi yalayıp yutmuştu. Onların karakterlerinden öyle rahat ve sonsuz bir hevesle bahsediyordu ki, sanki alt sokakta yaşıyor gibiydiler. Dergilere gelince, bizim üyesi olduğumuz sanat ve arkeoloji dergilerini görünce büyülenmişti. Pop kültürünün dergilerini de yeni görüp sevdiği dergiler gibi bir çırpıda bitiriyordu.
Aslında, Merrick bildiğim kadarıyla daha erken yaşlarda okumanın her şeyin anahtarı olduğuna kanaat getirmişti. Her gün London Times okuduğu için İngilizceyi anlayabildiğini iddia ediyordu. Mezoamerika tarihine gelince, Merrick bu derse âşıktı ama kendi çantasındaki hazineleri görmeyi hiç istememişti.
Yazma konusunda da muhteşem bir gelişme göstermişti. Kısa süre sonra daha eski moda bir yazı şekline ilgi duymaya başlamıştı. Harfleri Büyük Nananne gibi yazmaya çalışıyordu. Ve bunu başardı da... Kolayca, bol bol günlükler tutmaya başladı.
O, dâhi bir çocuk değildi, sadece yıllarca öfke ve sıkıntı çektikten sonra sonunda eline bir şans geçen kâfi derecede aklı ve yeteneği olan bir çocuktu, içinde bilgi almasına mani olacak bir şey yoktu. Hiç kimsenin üstün görünmemesine içerliyordu. Edinebildiği tüm bilgileri özümsüyordu.
Oak Haven'da ondan başka çocuk olmadığı için, herkes ona bayılıyordu. Koca boa yılanı çok sevilen bir evcil hayvan olmuştu.
Aaron ve Mary, Menick'i sık sık yerel belediye müzelerine götürüyorlardı.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder