17 Mart 2014 Pazartesi

Mavi Ay

Mavi Ay, Cecile Roumiguiere - Maryvonne Rippert - Sigrid Baffert - Jean - Michael Payet   tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  On8 Yayınları, Roman, 9786054603091, 258 Sayfa, Ekim/2012


Kitabın 176. ve 177. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Doğru boyutlarda karton bir kutu bulmak, pastayla kutuyu naylon torbaya koymadan önce altına bez sermek... Neyse ki Solange'ın elime tutuşturmaya çalıştığı sepetleri geri çevirebilmiştim, Taze pişmiş bir Paris-Brest'le Mairie d'lssy' den Laumiere'e gitmek, başlı başına bir problemdi zaten.
Metrodan çıktığımda, ortada henüz kimse yoktu. Telefonuma baktım, saat tam 16:00'yı gösteriyordu. Yağmur da o ânı daha çekilmez hale getirmekte ısrarlı olduğundan, hemen yandaki binanın cephesine yapıştım. Ve beklemeye başladım. Kaygılanmıyordum. Kendime de kaygılanmadığımı söyleyip duruyordum. Yine de dakikalar birbirini izliyordu. Uzun, uzun, uzun dakikalar.
On beş dakika boyunca kafamdan sular damlayarak, biraz pasta için, çokça da Martine için endişelenerek bekledim. Ona ulaşmak için elimde ne bir telefon numarası vardı ne de bir adres. O ise kayıplara karışmıştı. Yine de, cuma akşamı? Kendi kendime diyordum ki...
Dememe gerek kalmadı: Parlak kırmızı, YBR 125 model bir Yamaha, metro çıkışına yaklaşırken yavaşladı. Bir an için Martine'in, o kaskın içinden, parfüm reklamı güzellerinden biri gibi, deri kombinezonuyla çıkacağını umdum.
Yüzümde aptal bir sırıtışla, motosiklete doğru yürümeye başladım. Ama kalkan siperliğin altındaki yüz bir adama aitti.
"Martine gelemiyor," dedi bana haşin bir sesle. Hot nightft'taki iki adamdan biriydi bu, "Ee... Haber verdiğin için teşekkürler," dedim. "Ne oldu?"
"Gelemiyor."
Birinci varsayım: Karşımdaki motorcu yalnızca bu cümleyi kurabiliyor. İkinci varsayım: Kendisi, doğaçlama konuşması yasaklanmış bir ulak. Üçüncü varsayım: O, patronunun gerçekte ne yaptığını söyleyip sırrını açık etmemesi gereken bir casus. Dördüncü varsayım: Bu çocuk ters bir tip ve benden hiç hoşlanmadı. Beşinci varsayım: Ben böyle işin..!
"Onu arayabilir miyim?" diye sormayı denedim. Başını salladı. Hayır.
"Ona telefon numaramı iletebilir misin?" Kollarını iki yana açtı; "Yazacak kâğıdım yok," ya da "Okuma yazmam yok," der gibiydi. "Tamam o zaman," dedim.
Pastanın durduğu torbayı ona öyle ani bir hareketle uzattım ki tutmak zorunda kaldı. "Afiyet olsun ve iyi seneler!" Ve metroya daldım.
Ben böyle işin...
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder