Kitabın 230. ve 231.sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Hesap yapmak kolaydı. Birisi bir mektup yazdığım bize söyler ve bu mektup başkasının imzasıyla ortaya çıkarsa, ortada iki olasılık vardı, ya ikinci kişi mektubu birincinin ricasıyla yazmıştı, ya da birinci kişi, Antonio Claro'nun bilmediği sebeplerden dolayı, ikincinin imzasını taklit etmişti. Başka yolu yoktu. Ne olursa olsun, gönderenin adresinin birinci kişiye değil, film şirketinin açıkça yanıt gönderdiği ikinci kişiye ait olduğu ve mektubun içeriği öğrenildikten sonra atılmış tüm adımların ikinci değil birinci kişi tarafından atıldığı düşünüldüğünde, bu olaydan çıkarılacak sonuçlar mantığa uygun olmakla kalmıyor, açık ve anlaşılır hale de geliyordu. Birincisi, mektup suretindeki bu esrarı yaratmak için iki kişinin aralarında anlaşmış oldukları gün gibi ortadaydı, ikincisi, Antonio Claro'nun yine bilmediği sebeplerden dolayı, birinci kişinin amacı son ana kadar gizli kalmaktı ve bunu başarmıştı. Maria adlı esrarlı kadın tarafından yollanan mektup kendisine ulaşana dek geçen üç gün boyunca Antonio Claro'nun kafası işte bu konularla meşguldü. Zarfın içinden üzerinde elyazısıyla şu sözcüklerin yazılmış olduğu bir de imzasız kart çıktı, Mektubun işinize yarayacağını umuyorum. Antonio Claro'nun şu anda kendi kendine yönelttiği soru da bunun aynısıydı, Peki şimdi ne yapacağım. Yine de, belirtmek gerekir ki, sözcük süzgeçleri veya filtreleri teorisini bu duruma uyarlasaydık, bir kalıntının, bir posanın, bir çökeltinin veya Antonio Claro'nun önce kanarya, sonraysa bülbül dediği Maria'nın da dile getirdiği şekilde, bir tortunun varlığım rahatlıkla görebilirdik, artık analitik süreç konusunda eğitimli olduğumuza göre yukarıda bahsi geçen çökeltinin, her ne kadar belirsiz ve muğlak da olsa, bir amacın varlığını inkâr ettiğini söyleyebilir ve eğer mektup bir kadın tarafından değil bir erkek tarafından imzalanmış olsaydı bu amacın esamisinin bile okunmayacağını rahatlıkla iddia edebiliriz. Yani Tertuliano Mâximo Afonso'nun, mesela, güvendiği bir arkadaşı olsaydı, bu kişi erkek olsaydı ve Tertuliano Mâximo Afonso bu sinsi numarayı onunla birlikte çevirmiş olsaydı, Daniel Santa-Clara mektubu yırtıp atardı, çünkü onun meselenin özüyle, yani iki adamı yaklaştıran ve bu gidişle onları büyük olasılıkla ayıracak olan mutlak özdeşlikle, hiçbir alakası olmadığını düşünecekti. Ancak biliyoruz ki mektup, Maria da Paz isimli bir kadın tarafından imzalanmış ve meslek hayatı boyunca değil fiyakalı jön rollerine, en bayağı çapkın rollerine bile seçilmeyi başaramamış olan Antonio Claro, bunun acısını gerçek hayatta çıkarmak için elinden geleni yapıyor, fakat film şirketindeki asistan kadınla yaşananlarda görmüş olduğumuz üzere pek de başarılı olamıyor, bu noktada adamın cilveleşme çabalarına daha önce değinmemiş olma sebebimizin, bu çabaların o sırada olup bitenlerle alakasız olmaları olduğunu belirtmeliyiz. Ancak insan davranışları, genelde, içimizden bir türlü atamadığımız içgüdüsel varlığın tüm esas ve tali yönlerinden yayılan dürtülerin birleşmesiyle ortaya çıktığına göre ve bu davranışlarda eşit miktarlarda saflıkla iğrençlik ve dürüstlükle yalan bulunduğuna göre, Antonio Claro'nun, mektubu imzalayan kişiye duyduğu bariz ilgi hakkında bize sunmaktan çekinmeyeceği açıklamayı, bir süreliğine de olsa, kabul etmezsek adamın hakkını yemiş oluruz.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder