Kitabın 160. ve 161. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
"Sen şişman değilsin anne."
Annem kaset kutusunu bana doğru itti. "Arkadaşın nerede? Biriyle birlikte çalışmıyor muydun?"
Doğru. Okul projesi. "Şey, tuvalette."
Annem yalnızca bir an için, omzumun üstünden bir yere baktı. Yanılıyordum belki ama bence iki anahtarın da duvarda asılı olup olmadığına bakmıştı.
Şükürler olsun ki asılı değillerdi.
"Paran var mı?" diye sordu.
"Niye?"
"Yiyecek bir şeyler almak için." Kendi menüsünü yerine koyduktan sonra, tırnağıyla benimkine vurdu. "Buranın çikolatalı milk shake'leri harikadır."
"Sen burada yemek yedin mi?" Biraz şaşırmıştım çünkü Rosie'nin Yeri'nde daha önce yetişkinleri hiç görmemiştim.
Annem bir kahkaha attı. Elini başıma koydu ve başpar-mağıyla alnımdaki kırışıkları açtı. "O kadar şaşırma Clay. Burası senelerdir var." Sonra on dolarlık bir banknot çıkarıp ayakkabı kutusunun üstüne koydu. "İstediğini ye ama hatırım için bir çikolatalı milk shake iç."
Annem ayağa kalktığı sırada tuvaletin kapısı gıcırdayarak açıldı. Başımı çevirince, oğlanın mavi köpekli anahtarını yerine astığını gördüm. Çocuk geciktiği için özür diledi ve oturmadan önce kız arkadaşını alnından öptü.
"Clay?" dedi annem.
Dönmeden önce gözlerimi bir an için kapadım ve nefes aldım. "Efendim?"
Annem zoraki gülümsedi. "Çok geç kalma." Ama bu, incinmiş bir gülümsemeydi.
Geriye dört kaset kaldı. Yedi hikâye. Ama benim adım nerede geçiyor?
Gözlerinin içine baktım. "Biraz gecikebilirim." Sonra tezgâha baktım. Menüye. "Okul projesi."
Annem hiçbir şey söylemedi ama gözümün ucuyla hâlâ orada dikildiğini görebiliyordum. Elini kaldırdı. Gözlerimi kapadım, parmaklarının başıma, oradan da enseme doğru kaydığını hissettim.
"Dikkatli ol," dedi.
Başımı salladım.
Ve sonra gitti.
Ayakkabı kutusunun kapağını çıkardım ve baloncuklu naylonu açtım. Kasetlere dokunulmamıştı.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.Annem kaset kutusunu bana doğru itti. "Arkadaşın nerede? Biriyle birlikte çalışmıyor muydun?"
Doğru. Okul projesi. "Şey, tuvalette."
Annem yalnızca bir an için, omzumun üstünden bir yere baktı. Yanılıyordum belki ama bence iki anahtarın da duvarda asılı olup olmadığına bakmıştı.
Şükürler olsun ki asılı değillerdi.
"Paran var mı?" diye sordu.
"Niye?"
"Yiyecek bir şeyler almak için." Kendi menüsünü yerine koyduktan sonra, tırnağıyla benimkine vurdu. "Buranın çikolatalı milk shake'leri harikadır."
"Sen burada yemek yedin mi?" Biraz şaşırmıştım çünkü Rosie'nin Yeri'nde daha önce yetişkinleri hiç görmemiştim.
Annem bir kahkaha attı. Elini başıma koydu ve başpar-mağıyla alnımdaki kırışıkları açtı. "O kadar şaşırma Clay. Burası senelerdir var." Sonra on dolarlık bir banknot çıkarıp ayakkabı kutusunun üstüne koydu. "İstediğini ye ama hatırım için bir çikolatalı milk shake iç."
Annem ayağa kalktığı sırada tuvaletin kapısı gıcırdayarak açıldı. Başımı çevirince, oğlanın mavi köpekli anahtarını yerine astığını gördüm. Çocuk geciktiği için özür diledi ve oturmadan önce kız arkadaşını alnından öptü.
"Clay?" dedi annem.
Dönmeden önce gözlerimi bir an için kapadım ve nefes aldım. "Efendim?"
Annem zoraki gülümsedi. "Çok geç kalma." Ama bu, incinmiş bir gülümsemeydi.
Geriye dört kaset kaldı. Yedi hikâye. Ama benim adım nerede geçiyor?
Gözlerinin içine baktım. "Biraz gecikebilirim." Sonra tezgâha baktım. Menüye. "Okul projesi."
Annem hiçbir şey söylemedi ama gözümün ucuyla hâlâ orada dikildiğini görebiliyordum. Elini kaldırdı. Gözlerimi kapadım, parmaklarının başıma, oradan da enseme doğru kaydığını hissettim.
"Dikkatli ol," dedi.
Başımı salladım.
Ve sonra gitti.
Ayakkabı kutusunun kapağını çıkardım ve baloncuklu naylonu açtım. Kasetlere dokunulmamıştı.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder