12 Mayıs 2014 Pazartesi

Son Kamelya

Son Kamelya, Sarah Jio tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Arkadya Yayınları, Roman, 9789759997441, 345 Sayfa, Mayıs/2014

Kitabın 214. ve 215. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

"Bir fikrim olabilir aslında," dedim. "Dün gece uyuyamadım, o yüzden yürüyüşe çıkmıştım. Ve şey, Bayan Dilloway bana Leydi Anna'nın üzerinde çalıştığı şeyi gösterdi. Rex, sanırım çok uzun zaman önce burada kötü bir şey olmuş."
"Gerçekten mi? Ne gibi bir şey?"
"Şimdilik emin değilim," dedim. "Sanırım, bir şeyleri ortaya çıkarmak için bu öğleden sonra kasabaya ineceğim."
"İyi fikir," diye onayladı Rex. "Keşke sana eşlik edebilsey-dim, ama bugün için bir kez dışarı çıkmam yeterli. Hem öğlen ustayla buluşacağım."
"Usta mı?"
"Evet, babamın tamirat için tuttuğu adam."
Birtakım değişiklikler yapılacağını biliyordum, ama köşkte büyük değişikliklerin yapılması fikrinden de nefret ediyordum. "Kötü bir şey yapmazlar, değil mi?"
"Emin değilim," dedi. "Ama bu benim karar verebileceğim bir şey değil. Ailem çoktan planlarını yapmış. Ben yalnızca son detaylara imzamı atacağım."
Serayı düşünüyordum. Buranın yerle bir edilmesine mi karar verilmişti? Acaba burayı sinema odasına mı çevireceklerdi? Begonviller, düz ekran televizyona yer açılsın diye yerinden sökülecek miydi?
Kalbim hızla atmaya başlamıştı. "Rex?"
"Addison?" dedi gözlerimin içine bakarak.
Yüzündeki son derece dürüst ve güçlü olan ifadeyi inceledim. O benim değerlim, huzurum, sahip olduğum tek ailemdi. O zaman neden ona kalbimden geçen şeyi söyleyemiyordum? Sera, Bayan Dilloway ve geçmişimdeki korku dolu zamanları simgeleyen turuncu gülleri... Ağzımı açsam da dudaklarımdan hiçbir kelime dökülmemişti.
"İyi misin, hayatım?" diye sordu Rex, boynum ve sağ omzum arasında kalan yeri öperek. Çantasını merdivenlere koyduğunda, üzerinde "Amanda" yazan bir dosya dahil, birkaç dosya yere düşmüştü.
Dosyaları çantasına koymak için hemen eğildi ve sonra yüzüme baktı. O an, gözlerinde mesafeli bir bakış sezdiğimi sanmıştım. Bu sanki, birbirimiz hakkında hiçbir şey bilmediğimizin bir göstergesiydi.
Zorla gülümsedim. "Elbette iyiyim."
Rex merdivenlerden meraklı gözlerle bana bakıyordu. "Kasabaya giderken dikkatli ol, tamam mı?"
Başımı evet dercesine salladım ve yaprakları parlak bir alevi andıran turuncu çiçeklerin yanından geçtim.
Kasabaya giderken, yaklaşmakta olan bir aracı fark etmeyip son anda arabayı bir sola bir sağa sürdüm. Yanından geçtikten sona, arkamdan korna çalmıştı. Rex ile sık sık İngiltere'ye gelmemize rağmen, sağdan akan trafiğe hiç alışamamıştım.
Gün içindeki planlarımı bir daha düşünerek, arabayı park yerine çektim. Burada ne bulacağımı düşünüyordum ki? Ar-navutkaldırımlı yol boyunca uzanan vitrinlere göz gezdirdim. Postane. Ayakkabı tamircisi. Gretchen'ın Kafeteryası. Milton'ın Barı. Belinde copu sallanan bir polisin kırmızı kapılı bir tuğla binaya girişini izledim. Adımlarımı hızlandırıp yanına yaklaştım.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder