Deliryum Kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Deliryum Kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Deliryum

Deliryum, Lauren Oliver tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Artemis Yayınları, Roman, 9786051424194, 492 Sayfa, Mayıs/2014
Kitabın 296. ve 297. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Ağustos Portland'a iyice yerleşiyor, sıcak ve leş kokulu nefesini her şeyin üzerine üflüyor. Sokaklar gündüz dayanılmaz oluyor, güneş de amansız; insanlar bir gölge ya da esinti bulma umuduyla parklara, plajlara koşuyor. Alex'i görmek zorlaşıyor. Normalde popüler olmayan East End Kumsalı çoğu zaman, ben akşam işten çıktıktan sonra bile tıklım tıklım oluyor. İki kez onunla buluşmaya gidiyorum ve konuşmamızın, birbirimize işaret vermenin çok tehlikeli olacağını anlıyoruz. Yalnızca birbirimizin yanından geçerken iki yabancı gibi, başımızla selam veriyoruz. Birlikte vakit geçi-remeyince havlularımızı birbirimizden dört beş metre uzağa, kumun üzerine yayıyoruz. Alex kulaklıklarını takıyor, ben de okuyormuş gibi yapıyorum. Gözlerimiz ne zaman buluşsa, vücudum Alex yanı başımda yatıyormuş, sırtımı okşuyormuş gibi tepeden tırnağa aydınlanıyor ve Alex yüzünü ifadesiz tutsa da, gözlerinden gülümsediğini anlıyorum. Şimdiye kadar hiç ona bu kadar yakın olmak ama dokunamamak kadar acı verici ve nefis bir şey yaşamamıştım. Sanki sıcak bir günde dondurmamı çok hızlı yiyorum da başım çatlayacak gibi ağrıyor. Alex'in amcası ve yengesi hakkında söylediklerini anlamaya başlıyorum, onların prosedürlerinden sonra acıyı bile özleyişlerini. Her nasılsa acı her şeyi daha da güzelleştiriyor, daha da yoğunlaştırıyor. Alex'le olmak çektiğim bütün acılara değer.
Kumsala gidemediğimiz için, Brooks Caddesi 37 numarada vakit geçiriyoruz. Bahçe de sıcaktan mahvolmuş. Bir haftadır yağmur yağmıyor ve ağaçların arasından gelen gün ışığı, temmuzda çok hafif bir adım gibi yumuşak gelen ışık şimdi ağaç tentesini hançer gibi yarıyor, otları solduruyor. Arılar bile sıcaktan sarhoş olmuş gibi yavaşça daireler çiziyor, birbirlerine ve solmakta olan çiçeklere çarpıyor, küt diye yere düşüyor, sonra sersemlemiş hâlde yeniden havalanıyor.
Bir öğleden sonra Alex'le ikimiz battaniyenin üzerinde yatıyoruz. Ben sırtüstü yatıyorum; tepemdeki gökyüzü mavi, yeşil ve beyazdan oluşan, sürekli değişen desenlere ayrılıyor gibi. Alex karın üstü yatıyor ve bir şeyden ötürü gergin görünüyor.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap