Kitabın 178. ve 179. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Kız kardeşiniz nerede?
Kız kardeşim Banu İtalya'da okudu, sonra oraya yerleşip bir İtalyan'la evlendi. Orada yaşıyor. Erkek kardeşim Nazım2 ise İstanbul'da.
Sizin yaşıtınız pek çok kişi, çocukken veya gençken Osmanlı ailesi üyesi olduğunu çevresindekilere açıklamazmış. Siz de mi öyle yaptınız?
Ben de söylemezdim. Okula giderken hiç bahsetmedim. Sultan Reşad'ın torunu olduğumu bilen bir arkadaşım beni "Prenses" diye çağırmaya başladı. Öyle ağızdan ağıza yayıldı ismim, prenses kaldı. Aslında şakayla başladı...
Tepki görmekten çekindiğiniz için mi söylemediniz?
Annem çok bahsetmediği için ben de söylemedim. Biliyor musunuz Osmanlı hanedanı hakkında annemle bile yeni yeni konuşmaya başladık.
Neden bu kadar geç?
Bence hatırlamak istemediği için. Bunu ona da sorabilirsiniz.
Siz sormadınız mı?
Annemden yeni şeyler duyduğumda "Anne bunları neden daha evvel anlatmadın?" diyorum. "O zamanları hatırlamak istemediğim için" diyor. Yeni yeni rahatladığı için belki de şimdi anlatıyor. Çünkü hayatı boyunca kimliğini gizli tutmak zorunda kalmış. Hatta dedem ona tarih dersi çalıştırdığı zamanlarda bile "Sen bu-nu böyle ezberle ama inanma" dermiş.
Bu ailede kadın olmak nasıl?
Gurur verici. Beni prenses diye çağıranların dışında, bir ayrıcalık yaşamıyorum, sadece hissediyorum. Ne istediğimi bilip sonuna kadar direnen bir yapım var. Bu özelliğimi babamdan aldığımı zannediyorum. Bana yakın olanlar, sevgililerim, daha doğrusu iki kişiyle beraber oturdum, bana hep "Sende erkek karakteri var, onun için iyi anlaşıyoruz" dediler.
Birlikte olduğunuz kişiler kimlerdi?
Mehmet Güleryüz, dünyaca ünlü bir ressam. Mehmet'ten ayrıldıktan sonra İskender Şengör'le beraber oldum. Başarılı bir tonmaysterdi. İskender, bana geçirdiğim trafik kazasından sonra çok yardımcı oldu. Hatta evlenmeyi düşünüyorduk. Kazadan sonraki tedavi sürecinde onunla beraber ABD'de yaşayan ailesinin yanına gittik. Uzun süre de orada yaşadık. İkinci bir aileyi onlarda buldum.
Güzelliğiniz dillere destanmış. Kimden aldınız güzelliğinizi?
Anneannem ve annemden. Evime her gelen onların fotoğraflarından çok etkileniyor, fotoğraflardan gözlerini ayıramıyorlar. Fotoğraflarına bakarken müziği sonuna kadar açıp onunla bakışıyorum. (Anneannesinin yedi sekiz yaşındayken çekilmiş, duvarda asılı fotoğrafını gösteriyor,)
Ne anlatıyor size?
O fotoğrafta huzur ve masumiyet görüyorum.
İstanbul'daki tüm erkekler peşinizdeymiş...
Evet öyle, hatta modellik yaptığım zamanlarda Mehmet Güleryüz, tesadüfen sinemada uzun bir parfüm reklam filmi vardı, onu seyretmiş. Ben o kadar uzun reklam filmi görmedim! Biraz roman gibiydi. "Reklamdaki bir kadına âşık olabilecek yaşta değilim ama görünce âşık oldum" demişti. O sırada ön sıralarda birisi Bala diye bahsediyormuş, ismimi de duymuş. Ben o reklam filminden hoşlanmazdım çünkü yüzümde çok makyaj vardı ve reklamın süresi uzundu. Maçka Sanat Galerisi'nin sahibi benim bir akrabamdı, ismi Varlık Sadıkoğlu. Mehmet de Maçka Sanat Galerisi ile çalışıyordu, orada tanıştık.
Söyledi mi reklamı izleyip de size âşık olduğunu?
Hemen söylemedi, biz beraber olduktan sonra söyledi.
Kaç yıl sürdü beraberliğiniz?
Sekiz sene beraber olduk.
Mehmet Güleryüz Güldüğüme Bakma adlı kitabında sizden bahsetmişti ama siz bu konu hakkında hiç konuşmadınız.
Şimdi bahsettim (gülüyor).
Peki onunla tanışmadan önce Mehmet Güleryüz'ü bilir miydiniz?
Hayır bilmezdim. Zaten pek resim meraklısı değildim, onu tanıdıktan ve onun işlerini gördükten sonra resim tutkunu oldum.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.Kız kardeşim Banu İtalya'da okudu, sonra oraya yerleşip bir İtalyan'la evlendi. Orada yaşıyor. Erkek kardeşim Nazım2 ise İstanbul'da.
Sizin yaşıtınız pek çok kişi, çocukken veya gençken Osmanlı ailesi üyesi olduğunu çevresindekilere açıklamazmış. Siz de mi öyle yaptınız?
Ben de söylemezdim. Okula giderken hiç bahsetmedim. Sultan Reşad'ın torunu olduğumu bilen bir arkadaşım beni "Prenses" diye çağırmaya başladı. Öyle ağızdan ağıza yayıldı ismim, prenses kaldı. Aslında şakayla başladı...
Tepki görmekten çekindiğiniz için mi söylemediniz?
Annem çok bahsetmediği için ben de söylemedim. Biliyor musunuz Osmanlı hanedanı hakkında annemle bile yeni yeni konuşmaya başladık.
Neden bu kadar geç?
Bence hatırlamak istemediği için. Bunu ona da sorabilirsiniz.
Siz sormadınız mı?
Annemden yeni şeyler duyduğumda "Anne bunları neden daha evvel anlatmadın?" diyorum. "O zamanları hatırlamak istemediğim için" diyor. Yeni yeni rahatladığı için belki de şimdi anlatıyor. Çünkü hayatı boyunca kimliğini gizli tutmak zorunda kalmış. Hatta dedem ona tarih dersi çalıştırdığı zamanlarda bile "Sen bu-nu böyle ezberle ama inanma" dermiş.
Bu ailede kadın olmak nasıl?
Gurur verici. Beni prenses diye çağıranların dışında, bir ayrıcalık yaşamıyorum, sadece hissediyorum. Ne istediğimi bilip sonuna kadar direnen bir yapım var. Bu özelliğimi babamdan aldığımı zannediyorum. Bana yakın olanlar, sevgililerim, daha doğrusu iki kişiyle beraber oturdum, bana hep "Sende erkek karakteri var, onun için iyi anlaşıyoruz" dediler.
Birlikte olduğunuz kişiler kimlerdi?
Mehmet Güleryüz, dünyaca ünlü bir ressam. Mehmet'ten ayrıldıktan sonra İskender Şengör'le beraber oldum. Başarılı bir tonmaysterdi. İskender, bana geçirdiğim trafik kazasından sonra çok yardımcı oldu. Hatta evlenmeyi düşünüyorduk. Kazadan sonraki tedavi sürecinde onunla beraber ABD'de yaşayan ailesinin yanına gittik. Uzun süre de orada yaşadık. İkinci bir aileyi onlarda buldum.
Güzelliğiniz dillere destanmış. Kimden aldınız güzelliğinizi?
Anneannem ve annemden. Evime her gelen onların fotoğraflarından çok etkileniyor, fotoğraflardan gözlerini ayıramıyorlar. Fotoğraflarına bakarken müziği sonuna kadar açıp onunla bakışıyorum. (Anneannesinin yedi sekiz yaşındayken çekilmiş, duvarda asılı fotoğrafını gösteriyor,)
Ne anlatıyor size?
O fotoğrafta huzur ve masumiyet görüyorum.
İstanbul'daki tüm erkekler peşinizdeymiş...
Evet öyle, hatta modellik yaptığım zamanlarda Mehmet Güleryüz, tesadüfen sinemada uzun bir parfüm reklam filmi vardı, onu seyretmiş. Ben o kadar uzun reklam filmi görmedim! Biraz roman gibiydi. "Reklamdaki bir kadına âşık olabilecek yaşta değilim ama görünce âşık oldum" demişti. O sırada ön sıralarda birisi Bala diye bahsediyormuş, ismimi de duymuş. Ben o reklam filminden hoşlanmazdım çünkü yüzümde çok makyaj vardı ve reklamın süresi uzundu. Maçka Sanat Galerisi'nin sahibi benim bir akrabamdı, ismi Varlık Sadıkoğlu. Mehmet de Maçka Sanat Galerisi ile çalışıyordu, orada tanıştık.
Söyledi mi reklamı izleyip de size âşık olduğunu?
Hemen söylemedi, biz beraber olduktan sonra söyledi.
Kaç yıl sürdü beraberliğiniz?
Sekiz sene beraber olduk.
Mehmet Güleryüz Güldüğüme Bakma adlı kitabında sizden bahsetmişti ama siz bu konu hakkında hiç konuşmadınız.
Şimdi bahsettim (gülüyor).
Peki onunla tanışmadan önce Mehmet Güleryüz'ü bilir miydiniz?
Hayır bilmezdim. Zaten pek resim meraklısı değildim, onu tanıdıktan ve onun işlerini gördükten sonra resim tutkunu oldum.
kitap
