Sinan yağmur Kapı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinan yağmur Kapı Yayınları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Aşkın 7 Hali Bişnev

Aşkın 7 Hali Bişnev, Sinan Yağmur tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Kapı Yayınları, Roman, 9786055107567, 334 Sayfa, Mayıs/2014
Kitabın 232. ve 233. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Terapinin işi, senin aklı başında olmana yardım eder. Terapiler zemini temizler, o zaman ben tohumları ekebilirim. Sadece zemini temizlemek bahçeyi oluşturmayacaktır.
Sonra senin içinde güller yetişebilir. Çatışma, öfke, üzüntü, umutsuzluk, aşk dile getirilmek, kabul edilmek zorundadır. O zaman benim işim başlar, o zaman ben sana egoyu nasıl bırakacağını söyleyebilirim.
Bizim yaşadıklarımız tasavvuf terapisidir. Ne bir sorgulama, ne de bir geçmişi yargılamadır. Soru-cevap, hasbıhâl. Sözlerin kanatlarında zirveye ulaşmak ise uzlet sayılır. Sesli ya da sessiz. Uzlette zirvene yürü!"
"Uzletim kaç gün sürecek?"
"Yedi gün yedi gece."
"Yedi gece mi? İstanbul'daki işim gücüm ne olacak? Bensiz bir şey yapamaz şirkettekiler. Ya da ben oraya dönene kadar şirketi batırırlar."
"Senin dünyan batmış sen hâlâ şirketin batıp batmama derdindesin. İki gündür yaşadıklarından ve dinlediklerinden hâlâ bir şey alamadın mı?
"Alışını içine çekmek için uzlete girmeni istiyorum ya."
"Bu yedi gece boyunca ne yapacağım?"
"Yedi gün yedi gece boyunca yalnızca bir izleyici ol. Sanki tepenin üstünde oturuyormuşsun gibi bir izleyen ol.
Bazen yanlışlar tepesinin ardındaki güzel bir bahçeyi ıskalarız. Yanlışlar Dağı'na tırman ama orada kalma. İn, bul, gör...
Edison nerdeyse üç yıldır belirli bir deney üzerinde çalışıyordu ve yedi yüz kez başarısız olmuştu. Tüm meslektaşları ve öğrencileri tamamen düş kırıklığı içerisindeydiler. Her sabah o, en baştan başlamaya hazır, mutlu ve coşku dolu vaziyette laboratuvara gelirdi. Yedi yüz deneme ve boşa geçen üç yıl çok fazlaydı... Herkes deneyden hiçbir şey elde edilemeyeceğinden nerdeyse emindi. Bütün olay manasız, işe yaramaz görünüyordu.
Onların hepsi bir araya toplandı ve Edison'a dediler ki, 'Yedi yüz kez başarısız olduk. Hiçbir şey elde edemedik. Artık durmak zorundayız.'
Edison kahkahalarla güldü. O, 'Siz ne söylüyorsunuz? Başarısız mı? Biz hiçbir işe yaramayacak olan yedi yüz metodu bulmada başarılı olduk. Her geçen gün gerçeğe daha da yaklaşıyoruz! Şayet biz şu yedi yüz kapıyı çalmamış olsaydık, bilmenin hiçbir yoluna sahip olmayacaktık. Ama şimdi yedi yüz kapının yanlış olduğuna eminiz. Büyük başarıdır bu!' dedi.
Gerçek, hemen gidebileceğin ve onu satın alabileceğin şekilde piyasada bulunamaz. O hâlihazırda, bulunabilir değildir.
Kendi gerçek evimizi bulmadıkça yolculuğumuz devam etmek zorundadır, seyahate devam etmek zorundayızdır. Ve en şaşırtıcı şey ise gerçek yuvanın uzakta olmadığıdır.
Onu içerde ara. İçeri gidenler onu her zaman bulmuştun
Yedi gece, yedi ayrı zikir çekeceksin. Çekeceğin zikir bir kâğıda yazılıp yatsı namazından sonra kapının altından odana uzatılacak."
"Zikir mi? Nasıl çekilir ki?"
"Gözlerini kapatıp önce dudaklarınla kısık sesle, sonra sesini biraz artırıp hızlı ama düşünerek okuyacaksın. Ardından zikrin manevi alanına girince o seni kontrolüne alacak ve kalbinin atışlarında, nefes alış verişlerinde zikrin tınısını duyup sarsılana kadar devam edeceksin."
"Uzletin bana sağladığı etkileri nereden anlayacağım?"
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

28 Kasım 2013 Perşembe

Veysel Karani Aşka Yolculuk

Veysel Karani Aşka Yolculuk, Sinan Yağmur tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Kapı Yayınları, Roman, 9786055107239, 264 Sayfa, Kasım/2013

Kitabın 19. sayfasından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Adını Üveys...
Üveys Bin Amir-i Kareni...
Karenli Amir'in oğlu Üveys...
Sizler ise beni, benden çok uzun zaman sonra Veysel Karanı olarak tanıyacak ve öyle anacaksınız...
Yemenin ortasındaki bir çölde ve yine o çölün ortasında kurulmuş küçük Karen köyünde yaşayan Amir'in tek oğlu, tek çocuğu olarak miladi takvime göre 560 senesinde dünyaya gelmişim.
Babam Amir...
Keşke onunla, nefes alıp verdiğim bütün hayatım boyunca beraber olabilseydim. Fakat bu durum ancak, ben dört yaşıma gelene kadar mümkün oldu. Hayatımın ilk dört yılında benimle olan ve aklımın ermeye başlamasıyla, bir gün ansızın hayatımdan ölüm atına binerek uzaklaşan babam...
Ona hiçbir zaman doyamadığımdandır herhalde, ne zaman aklıma gelse gözlerimin dolması. Beni kucağına almasını, saçlarımı okşamasını, bazen bana kendi kaşığıyla yemek yedirmesini hayal meyal hatırlıyorum. O eve gelip de ona doğru koştuğumda ve beni kucağına alıp sarıldığı anda gür sesiyle,
"Oğlum, Üveys'im..." demesini o kadar çok Özlüyorum ki...
Babasını, daha ona doyamadan kaybetmiş yetim olarak başka babaların, çocuklarını sevmesini her zaman içim acıyarak seyrederdim. Fakat onun bu dünyada yaşamasına o kadar izin verilmişti. Ve şimdi yanımda tek varlığım annem kalmıştı...

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap