Ecelin Avı,
Graham Hurley tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |
Sonsuz Kitap, Roman, 9786053846444, 392 Sayfa, Kasım/2013
Kitabın 17. ve 18. 19. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
19 Haziran, Pazartesi, sabahın erken saatleri
Bir türlü uyuyamayan Faraday, sabahın beş buçuğunda kalkmış, ikinci fincan çayını içiyordu. Hava aydınlanalı bir saat kadar olmuştu. Soluk gri ışıklar, Langstone limanının çamurlu düzlüklerine vuruyordu. Yukarıdaki çalışma odasından, taşçeviren kuşlarının çakılların arasında çalımla gezindiklerini görebiliyordu. Kuşlar ara ara durup su birikintilerini gagalıyordu. Bazıları, küçük kayıkların sıralandığı palamar hattını takip ediyordu. Bu hatta terk edilmiş bir tekne de vardı. Gelgit akıntısıyla sallanıp duruyordu. Üç taşçevirenin, bir midyenin başında kavga edişlerini seyretti. Taşçevirenler saldırgan kuşlar değildi ama son aylarda bu manzaraya birkaç defa daha şahit olmuştu. Bunun sebebinin, hükümranlık alanlarını koruma içgüdüsü olduğunu düşündü. Şehirde yaşayan taşçevirenler, doğuştan küstah oluyorlardı.
Manzaraya sırtını döndü, masanın üstünde dağ gibi yığılmış evraklara baktı. J-J'le yaşadığı onca yıl boyunca, eve hiçbir zaman iş getirmeme konusunda çok hassas davranmıştı. Bu kuralın bozulduğu zamanlar olmuştu elbette. Gecede birkaç kez telefonun çalmaması nadir bir durumdu. Ama evrak işi farklıydı. Bu evraklar, onun diğer dünyasına aitti. Sağır bir çocuğu vardı ve işine ait dünyanın iş yerinde kalması gerekiyordu.
Ama Joe-Junior, yılın en güzel mevsiminde çekip gitmiş, kendini Caen'de yaşayan bir Fransız kızına mutlulukla teslim etmişti. Kız, sırık gibi upuzun bacakları olan, keskin yüz hatlarına sahip bir sosyal hizmetler uzmanıydı. Faraday, bu konuya aylarca canını sıktıktan sonra, J-J'in yokluğunda ofiste bitiremediği işleri eve getirebileceğini düşünmüş, böylece sıkıntısı da geçmişti. Artık eski evrak çantasını raporlarla tıka basa doldurup eve gelmediği gün yok gibiydi. Güç bela hatırlayabildiği toplantı tutanakları. Katılmadığı toplantıların gündem maddeleri. Düzenlenen Ödeme Emri formları. Avrupa Birliği mevzuatıyla ilgili bilgiler. Çocuk tacizi ve riskli gruplar hakkında Sosyal Hizmetlerin anlaşılmaz kuralları. Hizmet performansı göstergesinde Evden Çalışma güncelleştirmeleri. Aşağı yukarı her şey hakkında risk değerlendirmeleri. Onu daha iyi bir dedektif yapması beklenen yüzlerce, binlerce kelime.
Faraday çayını bitirip, normalde telefonun yanında duran sarı deftere uzandı. Kontrol odasındaki nöbetçi dedektif telefonu açtı. Geçen gece olan Vakvak Amca olayı hakkında bilgi verdi. Faraday, kadını Queen Alexandra hastanesinin acil servisinde buldu. Yaralarına bakılıyordu. Olaydan hemen sonra evine gitmişti; çünkü çocukları evde yalnızdı. Bu arada üniformalı bir ekip de evine gelmişti. Kadın üstüne bir sabahlık geçirip bütün kıyafetlerini çamaşır makinesine atmıştı. Kendisini çok pis hissettiğini söylemişti. O sapık ona dokunmuştu. Onu ellemişti. Üstüne abanmıştı. Bu, bir dedektife göre yapılmaması gereken bir şeydi. Çamaşır makinesinin filtresine kadar bakılmış, deterjan kalıntısı ve yıkama topundan başka suç delili sayılabilecek bir şey bulunamamıştı.
Hastanede çekilen röntgenlerden, kadının iki parmağının kırıldığı ve bileğinin çatladığı anlaşılmıştı. Dedektif, kadının saçlarından birkaç tel ve tırnaklarının altından örnek alınması için bir polis memuru görevlendirmişti. Bir şüpheli yakalama şansını bulurlarsa, bu örnekleri karşılaştırma için kullanacaklardı. Kadın hastaneden taburcu olunca dedektif onu gölete götürmüştü. Üniformalı polisler de oradaydı. Olay yeri incelemesi yapmak için bekliyorlardı. Kadın tam olarak nerede saldırıya uğradığını hatırlamak için elinden geleni yaptı ama karanlıkta aklı iyice karışmıştı. Sonunda bütün alanı kordon altına almışlar ve doğru dürüst arama yapmak için sabahın olmasını beklemeye karar vermişlerdi.
Vakvak Amca maskeli birinin teşhircilik yaparak kadınları taciz etmesi olayı, bu yıl üçüncü kez oluyordu. Hiçbirinde de tecavüz yaşanmamıştı. Telefondaki dedektifin aklı biraz karışıktı; adam köpek tasmasından kurtulmaya mı çalışmıştı yoksa aklında gerçekten de bir şeyler var mıydı? Her iki durumda da bir şey fark etmezdi. Kadına olanlar, ağır yaralamaya giriyordu. Olay, ceza mahkemesinin bakacağı bir davaydı.
Faraday aşağı indi. Olaydaki ironik tesadüf onu eğlendirmişti. Olay yeri evinden neredeyse yüz metre kadar uzakta, Langstone limanındaydı. Pazar gecesi de evdeydi, muhtemelen kadın çığlığı duymuş olmalıydı.
Bu kitabı
KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap