Kitabın 134. ve 135. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
"Raci Paşa'nın kerimesi de ölmüş Hüsrev Bey, duydunuz mu? Halbuki o benden daha gençti, ben onun çocukluğunu hatırlarım, çok genç gitti taze... Pek yandım doğrusu, pek üzüldüm."
Nermin dayanamayıp atıldı:
"Teyzeciğim, Allah aşkına, taze dediğin kadın yetmiş beş yaşındaydı. Allah rahmet eylesin, ben de üzüldüm ama böyle gencecik gitti diye ağıt yakılacak bir halde de değildi, kadıncağız zaten yıllardan beri çekiyordu, öldü kurtuldu hiç olmazsa."
Müberranım bir süre sesini çıkarmadı ama kahvaltı sofrasını kaplayan ipek hışırtılarının artması, sinirlendiğini gösteriyordu. Sonra ipek hışırtıları biraz hafifledi.
"Hüsrev Bey, duydunuz mu, Yakup Paşaların damadı da konağı satmış. Duydum, pek üzüldüm... Yerine o zebella gibi apartmanlardan birini dikecekler herhalde. Konağı yıkacaklarmış, öyle dediler. Buralarda bizimkinden başka konak kalmayacak böyle giderse."
Hüsrev Bey kaşlarım çattı.
"Onların damadı da çok paragöz bir adam diyorlar zaten... Neyse, bize ne, bırakın satsınlar."
Bir süre üçü de konuşmadan kahvaltı ettiler. Nermin dedesine döndü:
"Dede, Haluk sizinle tanışmak istiyor, bir gün izin verirseniz onu yemeğe davet etmek istiyorum."
Müberranım'ın İpek hışırtıları gene artıverdi, sinirle kalktı masadan, kapıdan çıkarken Nermin'in duyabileceği gibi yüksek sesle söylendi:
"Bir bu eksikti, artık evimizin de namusu kalmayacak, kerhane mi burası, karılar oynaşlarını da alıp namuslu evlere sokacaklar, taş yağacak tövbe başımıza... Kıyamet günü yakın billahi, zaten büyüklerimiz hep söylerdi, binayla zina artınca kıyamet de kopacakmış."
Nermin dudaklarını ısırdı, bir şey söylemedi. Hüsrev Bey bıyıklarının altından gülümsedi. Müberranını'ın çıkmasını bekledikten sonra sordu:
"Bu Haluk dediğin, roman yazan çocuk mu?"
Nermin güldü.
"Evet, o çocuk, sizinle tanışmak istiyor, ben sizden çok söz
ettim de..."
"Çok mu söz ettin? Niye?"
Nermin kızarıp önüne baktı.
"Kötü bir şey mi sizden söz etmek?"
Hüsrev Bey bıyıklarıyla oynadı.
"Yoo, değil tabii, bunu da nereden çıkardın lazım, kötü mü dedim ben? Gelsin istiyorsan ama teyzen pek memnun
olmadı galiba bundan."
"Teyzem hiçbir şeyden hoşnut kalmaz ki... Ama siz söylerseniz karşı koymaz, bilirsiniz, sizin sözünüzden çıkmaz."
Nermin, teyzesinin odaya girdiğini, daha onu görmeden kokusundan anladı, çocukluğundan beri bu kokuya katlanamıyordu, ölüm kokusu gibi geliyordu ona.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder