Kitabın 134. ve 135. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Türklük hadimine "Türk değil" diyen
Soyca Türk olsa da, p.. .tir, Türk değil
- Ziya Gökalp
Süleyman Nazif, zaman zaman Kürt menşeli olduğu iddia edildiği için Türklüğünü sık sık vurgulamak ihtiyacını hissetmiştir. "Şîme-i Husumet mi, Şîme-i Muhabbet mi?" tartışmasında, Celal Nuri'nin yanında yer aldığı için kendisine darılan Abdullah Cevdet'e duyduğu büyük öfkenin sebebi, onun daha sonra bir yazısında babası Diyarbekirli Said Paşa'nın Kürt olduğunu iddia etmesi ve bütün ricalarına rağmen iddiasını geri almaya ya-naşmamasıydı. Bunun üzerine Tercüman-ı Hakikat'e bir mektup göndererek "Benim babam, anam ve onların aba vü ümmehâtı umumiyetle Türk'türler" diye ilan eden Nazif, ömrünün sonuna kadar her vesileyle hicvettiği Abdullah Cevdet'i hic affetmedi.
Aynı iddia, 1924 yılında İranlı bir yazar tarafından tekrarlanmıştı. Nazif, Resimli Gazete 'nin 11 Ekim 1924 tarihli sayısında, yani Midhat Cemal'in davetinden tahminen bir ay kadar sonra yayımlanan yazısında, Kürt değil, Azeri Türk'ü olduğunu, yüzlerce yıldır Türkçe yazan şair atalarının şuara tezkirelerinde kayda geçtiğini, annesinin de Ak-koyunlu hanedanının dayandığı güçlü Türk aşiretlerinden birine mensup olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyordu:
Mamafih Kürt olmak ayıp ve ar değil, fazilettir. Türklerle tevhid-i mukadderat etmiş bu cefakeş ve vefakâr kavmi daima sevdim. Ve hasâisini daima tebcil ederim. İran'ın vâesefa ki muhakkak nâ-kabil-i ictinab olan mükaseme-i müellirnesinden sonra, orada kalan Türklerle beraber inşallah Kürtler de bize iltihak ederek bu sayede Asya'nın garbında kuvvetli bir İslâm devleti teşkil ve diğer Türk diyarlarının esaretten halâsı teshil olunur.
Nazif, Türklüğünü her vesileyle ilan etse de, Türkçülerden farklı düşündüğü, hatta onlarla açık bir mücadeleye giriştiği için dışlanıyordu.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.Aynı iddia, 1924 yılında İranlı bir yazar tarafından tekrarlanmıştı. Nazif, Resimli Gazete 'nin 11 Ekim 1924 tarihli sayısında, yani Midhat Cemal'in davetinden tahminen bir ay kadar sonra yayımlanan yazısında, Kürt değil, Azeri Türk'ü olduğunu, yüzlerce yıldır Türkçe yazan şair atalarının şuara tezkirelerinde kayda geçtiğini, annesinin de Ak-koyunlu hanedanının dayandığı güçlü Türk aşiretlerinden birine mensup olduğunu söylüyor ve şöyle devam ediyordu:
Mamafih Kürt olmak ayıp ve ar değil, fazilettir. Türklerle tevhid-i mukadderat etmiş bu cefakeş ve vefakâr kavmi daima sevdim. Ve hasâisini daima tebcil ederim. İran'ın vâesefa ki muhakkak nâ-kabil-i ictinab olan mükaseme-i müellirnesinden sonra, orada kalan Türklerle beraber inşallah Kürtler de bize iltihak ederek bu sayede Asya'nın garbında kuvvetli bir İslâm devleti teşkil ve diğer Türk diyarlarının esaretten halâsı teshil olunur.
Nazif, Türklüğünü her vesileyle ilan etse de, Türkçülerden farklı düşündüğü, hatta onlarla açık bir mücadeleye giriştiği için dışlanıyordu.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder