Kitabın 68. ve 69. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Mekke Aristokrasisi İslamiyet'i Kolayca Benimsedi
Medine'ye Hicreti'nin sekizinci yılında, MS 630'da Peygamber, 10.000 kişilik kuvvetiyle Mekke önlerinde göründüğünde, önce amcası Abbas, (bir iddiaya göre Abbas, Bedir Savaşı'nda İslamiyet'i kabul etmişti) ardından daha önceki savaşlarda Mekke'nin komutanlığını üstlenen, Kureyş'in en zengin kabilesinin temsilcisi Ebu Süfyan, Peygamber'e biat ederek İslamiyet'i kabul ettiklerini bildirdiler. Peygamber de onu ve tüm teslim olanları bağışlayacağını açıkladı. Ebu Süfyan, bu görüşmeden sonra Mekke'ye dönerek şehrin direnmemesini ve barışçı bir şekilde Peygamber'e teslim olmasını sağladı.
Peygamberin Mekke'yi dize getirmesiyle kervanları vurma dönemi de geride kalıyordu. Bizzat kervanların Arabistan'da güvenliğinin sağlaması artık İslam savaşçılarının işiydi. Bundan böyle İslam savaşçılarının kontrolü altındaki güneyden kuzeye, kuzeyden güneye giden ticaret kervanlarının güvenlik, bakım, personel gibi işleri Peygamberin denetimi altındaydı. Göçebelerin değişim ve mücadele enerjisi, artık dışarıya, başka toprakların fethedilmeğine yöneltilecekti.
"Arabistan'da Pax-lslama'nın (İslam barışı) sağlanması şu anlama geliyordu: Artık bir Müslüman kabilesi diğerine saldırmayacaktı. Kabile üyelerinin enerjileri ancak yabancı bir düşmana yöneltildiğinde Müslüman devletinin birliği korunabilirdi.
Medine'ye Hicreti'nin sekizinci yılında, MS 630'da Peygamber, 10.000 kişilik kuvvetiyle Mekke önlerinde göründüğünde, önce amcası Abbas, (bir iddiaya göre Abbas, Bedir Savaşı'nda İslamiyet'i kabul etmişti) ardından daha önceki savaşlarda Mekke'nin komutanlığını üstlenen, Kureyş'in en zengin kabilesinin temsilcisi Ebu Süfyan, Peygamber'e biat ederek İslamiyet'i kabul ettiklerini bildirdiler. Peygamber de onu ve tüm teslim olanları bağışlayacağını açıkladı. Ebu Süfyan, bu görüşmeden sonra Mekke'ye dönerek şehrin direnmemesini ve barışçı bir şekilde Peygamber'e teslim olmasını sağladı.
Peygamberin Mekke'yi dize getirmesiyle kervanları vurma dönemi de geride kalıyordu. Bizzat kervanların Arabistan'da güvenliğinin sağlaması artık İslam savaşçılarının işiydi. Bundan böyle İslam savaşçılarının kontrolü altındaki güneyden kuzeye, kuzeyden güneye giden ticaret kervanlarının güvenlik, bakım, personel gibi işleri Peygamberin denetimi altındaydı. Göçebelerin değişim ve mücadele enerjisi, artık dışarıya, başka toprakların fethedilmeğine yöneltilecekti.
"Arabistan'da Pax-lslama'nın (İslam barışı) sağlanması şu anlama geliyordu: Artık bir Müslüman kabilesi diğerine saldırmayacaktı. Kabile üyelerinin enerjileri ancak yabancı bir düşmana yöneltildiğinde Müslüman devletinin birliği korunabilirdi.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder