22 Ocak 2014 Çarşamba

Şehir Romantiğinin Günlüğü

Şehir Romantiğinin Günlüğü, Buket Uzuner tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Everest Yayınları, Gezi, 9789752890342, 166 Sayfa, Kasım/2004


Kitabın 110. ve 111.sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Telefonun öbür ucundaki kadın sesi kitaptan öğrenilmiş bir Fransızcayla Sofya'dan Buket Uzuner'i aradığını söylüyordu. Benimkisi de kötü bir koloni Fransızcası'dır. Kanada ve Magrib karışımı Fransızcamla, özellikle Mario Levi'ye kahkahalar attırırım. Gazeteci Gila Benmayor da Fas çöllerinde buna şahit olmuştu.
Merkezi Sofya'da bulunan Ulusal Bağış Vakfı 'Bulgaristan'ın 13. Yüzyılı' adlı kurum, böyle resmi bir adı olmasına karşın aslında bir sivil toplum örgütü. Vakfın başkanı Kin Stoyanov, tanınmış bir aydın ve ünlü bir Bulgar taşlama (satir) yazarının oğlu. Bir Balkan Dekameronu'nun kurulması fikri de asıl onun başının altından çıkmış.
Balkanlar'da yaşanan ve yaşanmakta olan savaşlar sonunda şu anda tam on adet Balkan ülkesi olduğunu hesaplayan Bulgar yazar ve edebiyatçıları, çok sevdikleri Dekameron Hikâyeleri'nden yola çıkarak, dünyaya ses vermek istiyorlar. Belki de bir çığlık!
Önce on Balkan ülkesinde beyaz veya kara mizah yazan (taşlama/satir ve grafitti dahil) yazarlarla ilgili ön bilgi topluyor, sonra bu üç günlük toplantının bütçesini nasıl kurtarırız diye kafa patlatıyorlar. Biliyorsunuz, Bulgaristan daha yeni kendi ayakları üstünde durmaya başlayan bir ülke. Her ne kadar 1300 yıllık geçmişleriyle övünseler de bu zamanın son 600 yılı bağımsız yaşamamışlar. Sıkıntıları çok. Bir Dekameron toplantısının bütçesi de yüksek. Sonunda büyük bir şarap fabrikasının sahibi sponsor oluyor, sanatsever Karanfila Hanım, Gabrova (Etar)'daki güzel konuk evini açıyor, 'Sınırsız Sanat' ve 'Sofya Açık Toplum' vakıfları, 'Bulgar Çevirmenler Demeği', 'Mizah ve Taşlama Vakfı' ile adsız birçok 'kahraman' bu projeye el veriyor ve Bulgar aydınlarının Balkan Dekameronu düşleri gerçekleşiyor.
Bir Balkan yazarı olarak davet edildiğim bu toplantı, davet telefonundan sadece beş gün sonra başlayacak olmasına ve bu tarih özel hayatımda yoğun bir döneme denk düşmesine karşın ne yapıp edip son anda bulabildiğim bir Balkan Air uçağına yetişmiştim. "Eee, ne var bunda yani?" diyenler: Bir anne yazarın yazması ve seyahat edebilmesi o kadın yazarın olağanüstü özverisiyle oluşmuş tam bir mucizedir! İnanmazsanız dünyada ve Türkiye'deki anne yazarların anı ve biyografilerine şöyle bir göz atın. Zaten biraz düşünürseniz, buna gerek kalmayacaktır. Çünkü 'yazmak' mutlaka yalnızlığa en çok gereksinen yaratıcı eylemdir ve iştir. Burada, kendime bir 'ağlama duvarı' dikmek için konuşmuyorum.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder