16 Mayıs 2014 Cuma

Osmanoflar

Osmanoflar, Kenan Hulusi Koray  tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Kapı Yayınları, Roman, 9786055107505, 303 Sayfa, Mayıs/2014

Kitabın 186. ve 187. sayfasından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Mihailoviç her ne şekilde olursa olsun arabayı ta bineceği yere kadar getirtmesini bilmişti.
Elinde küçük bir bohça vardı; avlunun ön basamaklarında duruyordu ve Halil Osmanof hiçbir şey götürmemesine, hatta kızı Groşenka'yı bile görmemesine çalışıyordu. Yu-vanna Mihailoviç basamakların üstünde başına sımsıkı örttüğü bir örtüyle bütün yüzü açık olarak gözüküyor ve iradesi bütün Osmanofları arkasından daha on dakika sürükleyeceğe benziyordu. Yalnız, neredeydi bu dakikalarda Yusuf Osmanof? Osmanofların içinde bunu hiç kimse bilmiyor yahut bunu doğrudan doğruya Halil Osmanof biliyordu. Ve belki de saklanacak hiçbir şey yoktu; sadece, Yusuf Osmanof un iki günlük yokluğunda Halil Osmanof bütün planları hazırlamıştı. Kadın on dört seneden beri oturduğu Osmanofların evine bir saniye bile bakmadan arabaya atladı. İki dakika sonra Osmanofların büyük tahta kapısı kapanıyor, Groşenka'nın annesi Karnabad'dan Sofya'ya doğru bütün kin ve nefretiyle beraber uzaklaşıyordu.
Onun içindir ki Zehra Osmanof için alakalı ve alakasız derken daha ziyade Yusuf Osmanof u merak ettiğini söyleyecektim. Zehra Osmanof, Halil ve kocasından daha ziyade Yusuf'u merak ediyordu. Yusuf, bilhassa Groşenka'nın da Karnabad'dan ayrılışıyla yalnız kalmıştı; yalnız veyahut her vakit olduğundan daha ziyade Yuvanna Mihailoviç'le... Zehra Osmanof seyahatinin ilk dakikasında bunu hisseder etmez bütün arzusuna rağmen ister istemez geri dönecek ve yalnız başına birtakım hareketler yapmasına mâni olacaktı... Nasıl birtakım hareketler? Mesela birdenbire Karnabad'ı bırakarak Sofya'ya, Yuvanna Mihailoviç'in yanına gitmek... Orada onunla  beraber yaşamak...  Osmanoflar belki buna razıydılar; fakat hiçbir vakit Yusuf Osmanof'un Sofya'ya gider gitmez geriye yalnız döneceğini ümit etmiyorlardı... Yahut bunu doğrudan doğruya Zehra Osmanof ümit etmiyordu. Ve bu yüzdendir ki Filibe'de geçirdiğimiz bir hafta sonunda hemen Karnabad'a döner dönmez, eğer Yusuf Osmanof'u Osmanofların arasında bulmamış olsaydı belki de en bitkin dakikalarını yaşayacaktı.
Bununla beraber, Zehra Osmanof'un geri dönüşünü, hiçbir vakit Yuvanna Mihailoviç'in hareketiyle yalnız olarak düşünmüyorum. Zehra Osmanof geriye dönmüştü ve biraz evvel Groşenka'yla beraber her ikisinin ruh paniğine işaret ederken bu hareketleri yan yana düşünmeye de mecburum: Zehra Osmanof Yusuf'u merak eden dakikalarının yanı başında yalnızca atılacak bir silahın ürpermelerini hissetmiyor, aynı zamanda Groşenka da Petro Grigorofa karşı yeni yeni kımıldamaya başlamış olan bir hareketin ilk dakikaları içine giriyordu. Ne görmüştü Zehra Osmanof bu ilk dakikalarda? Her şeyden evvel Groşenka'nın Grigorof'a karşı duyduğu sempatiden şüphelenmişti; şu hâlde bizzat Zehra Osmanof Grigorofu Groşenka'dan kıskanıyordu. Kıskanıyor mu? Bu kelime hafızasından dudaklarının ucuna gelir gelmez, Zehra Osmanof onu hatırladığına bile pişman oluyor ve aynı dakikalarda Groşenka sihirli bir tebdil-i kıyafetle Yuvanna Mihailoviç'ten daha farksız gözükmüyordu.
Groşenka'ya gelince; Petro Grigorofta bir veli tabiatı gören Groşenka, kendisini eğlendirecek en faydalı karakteri ancak Grigorofta bulabiliyordu.
Osmanofların ayırdıkları odadan içeri girer girmez, Osmanoflar kadar, odayı da bıraktığım gibi buldum.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder