25 Kasım 2013 Pazartesi

En Son Yürekler Ölür

En Son Yürekler Ölür, Canan Tan tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Altın Kitaplar, Roman, 9789752110595, 414 Sayfa, Kasım/2013

Kitabın 200. ve 201. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
ÖLÜDENİZ


Kaş'ın hakkı bu kadar, diyerek yeniden yollara düşüyorlar. Ellerinde harita, Akdeniz'in dantela gibi işlenmiş batı kıyısı boyunca, çam ormanlarının inanılmaz çeşitlilikteki yeşilinden denizin bin bir tondaki mavisine yumuşak geçişler yapan körfezlere, sergiledikleri eşsiz doğa güzellikleriyle birbirine nispet yapan koylara, küçük davetkâr cepçiklere girip çıkıyorlar. Her biri kendi cennetini sunan ufacık yerleşme merkezlerine gereğince zaman ayıramadıkları için hayıflanarak; keşke'lerle olabilseydi'lerle başlayan cümlelerini, bir sonraki tatil'e, gelecek yaz'a. çevirip, yaşanamayanların üstünü örtmek yerine, yalnızca ertelemiş olmanın avuntusuyla...
Kalkan, Patara...
Ve Ölüdeniz!
İkisi de daha önce gelmişlerdi Ölüdeniz'e. Yolu buraya düşen herkes gibi, sözcüklerin anlatmaya yetmediği soluk kesici güzellikle büyülenerek, en kısa zamanda tekrar gelme kararıyla ayrılmışlardı. Belcekız-Ölüdeniz ikilisinden. Ama fırsat bulup da gelememişlerdi bir türlü.
Nerede başlayıp nerede bittiğini kestiremedikleri uçsuz bucaksız mavi dünyayla, Ölüdeniz'in turkuaz mavisiyle bir kez daha merhabalaşırken kararlarını veriyorlar. Teğet geçmek olmaz, kalacaklar burada...
Başka bir dünyaya aitmiş gibi duran, metrelerce uzunluğundaki kumsalıyla Ölüdeniz'e kol kanat geren Belcekız Koyu'nun çevresinde arabayla kısa bir tur atıyorlar önce. Özlem gidermek niyetine...
Koyun devamını oluşturan Kum Burnu'na doğru uzanan yol, muhteşem bir görüntüyle buluşturuyor konuklarını. Ölüdeniz, adını yalanlamak istercesine, tüm canlılığıyla kucaklıyor onları.
Büyülü, kıpırtısız bir göl gibi. Beyaz bir kumla örtülü dibi, tek bir yosun parçası yok. Mucizevi bir görüntü...
"Suyun ve kumun kırdığı ışık, Ölüdeniz'in turkuaz rengini veriyor," diyor Deniz. "Üzerine düşen çam ormanlarının gölgesi de bu turkuazı daha etkileyici kılıyor."
Belcekız Koyu'ndaki çay bahçelerinden birine oturup çay içiyorlar. Hemen yanlarında, yere çöküp bağdaş kurmuş; hamur tahtasının üzerinde gözleme açan yaşlıca bir kadın var. Gözleme ısmarlamadan, kuru kuruya çay içmelerine gücenmiş gibi.
"Gözlememden tatmayana Ölüdeniz'in öyküsünü anlatmam ben," diyor sitemle.
Çayları getiren garsondan öğreniyorlar ki Nergis Hala, buraların eskilerinden. Gözleme açması bahane; asıl işi, gelene gidene, meraklı turistlere Ölüdeniz efsanesini anlatmak. Gözlemeler ısmarlanıyor hemen. Nergis Hala, iğne oyası işlemeli tülbendiyle terini silip oklavayı yardımcısına bırakıyor.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder