Hayat bazen çok cimridir: İnsanın yeni bir duygu tatmaksızm, günler, haftalar, aylar, hatta yıllar geçirdiği olur. Sonra, bir kapıyı bir kere açınca -Maria'nın Ralf Hart'la yaşadığı da buydu- ortaya çıkan boşluğa adeta bir çığ iner. Bir an hiçbir şeyiniz yoktur, bir sonraki an, kabul edebileceğinizden fazlasına sahipsinizdir.
Günlüğüne yazdıktan iki saat sonra, Maria, Copaca-bana'dan içeri girdiğinde, patronu Milan yanına geldi: "Söyle bakalım, şu ressamla çıktın mı?"
Ralf işletmede tanınan biri olmalıydı, Maria bunu, fiyatı sormaya ihtiyaç duymadan üç kişilik para ödemesinden anlamıştı. Maria sadece başıyla "evet" dedi, gizemli bir hava yaratmak istemişti. Ama Milan bunun üzerinde hiç durmadı, çünkü bu âlemi Maria'dan çok daha iyi tanıyordu.
"Belki ileri bir aşama için hazırsındır. Seni isteyip duran bir 'özel' müşteri var. Deneyimsiz olduğunu söyledim, o da bana güveniyor. Artık deneme vakti gelmiştir belki de."
"Özel müşteri mi? "Ressamla ne ilgisi var?" "O da 'özel' müşteri."
Yoksa, Ralf'la bütün yaptıklarını, öbür kızlardan biri de mi yapmıştı daha önce? Maria dudaklarını ısırarak sessiz kaldı; güzel bir hafta geçirmişti, yazdıklarını unutması mümkün değildi.
"Ressamla yaptıklarımın aynısını mı yapacağım?" "Ne yaptığınızı bilemem ama bugün, sana içki teklif eden olursa kabul etme. Özel müşteriler daha çok para
verir, pişman olmazsın."
Gece her zamanki gibi başladı. Taylandlılar birlikte
oturuyorlardı, Kolombiyalıların üzerinden bıkkınlık akıyordu, kendi dahil üç Brezilyalı, yeni ya da ilginç bir şey yokmuş gibi kendi içlerine dalmışlardı. Bir Avusturyalı, iki de Alman vardı, pastanın geri kalanını Doğu Avrupalı kadınlar bölüşüyordu, hepsinin gözleri kocaman ve renkliydi; güzel kızlardı, zaten hep ötekilerden daha çabuk evlenip giderlerdi.
İçeri erkekler girdi - Ruslar, İsviçreliler, Almanlar, her zamanki gibi çalışmaktan bitkin düşmüş, dünyanın en pahalı kentlerinden birinde en pahalı fahişelere para dö-kebilen üst düzey insanlar. Maria'nın masasına yönelenler oldu, ama Maria her göz attığında Milan ona reddetmesi için işaret ediyordu. Maria memnundu: Bu akşam bacak açması, kokulara katlanması, doğru dürüst ısıtılmamış banyolarda duş alması gerekmeyecekti. Bütün yapacağı, seks yorgunu bir adama nasıl sevişeceğini öğretmekti. Ve iyi düşünüldüğünde, değme kadın o ana uygun bir hikâye uyduracak yaratıcılığa sahip olamazdı.
Bir yandan da kendi kendine sorup duruyordu: "Neden her şeyi denedikten sonra, tekrar başa dönmek isterler?" Neyse, bu onu ilgilendirmezdi... İyi para verdikleri
sürece, hizmetlerindeydi.
Ralf Hart'tan daha genç gösteren bir adam girdi içeri: Kara saçlı, yakışıklı biriydi; dişleri inci gibiydi. Üzerinde, Çin modeli bir takım vardı - kravat yok, sadece dik boyunlu, kar gibi beyaz bir gömlek. Bara yöneldi. Milan'la ikisi Maria'ya baktılar ve müşteri onun yanına geldi: "Bir içki ister misin?"
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder