13 Ocak 2014 Pazartesi

Elden Düşme

Elden Düşme, Ellen Wittlinger tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Günışığı Kitaplığı, Roman, 9786054603558, 260 Sayfa, Aralık/2013


Kitabın 218. ve 219. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Çöplük Dans ve Sanat Gösterisi'nin yapılacağı günün sabahı geç kalktım. Banyodaki işimi önceki gün bitirmiştim -yarısı zaten fayans kaplı minicik bir bölmeyi boyamamın iki hafta sürdüğünü kimse fark etmemiş gibiydi- böylece yazlık işim resmen sona ermişti. Tabii yaz da neredeyse resmen sona ermişti, sezonu hızla deviriyorduk. Güz mevsiminde, Baker Kuş Yuvaları'ndan sadece birkaçını hafta sonu açık tutacaktık; kısa süre sonra da Bülbül'ü kapatıp kilitlemek ve odamı büyük eve taşımak zorunda kalacaktım.
Bir haftaya okullar açılacaktı. Harley'yle birlikte Province-town Lisesi'ne başlamaya karar vermişsem de, annem kaydımı Hancock'tan alma işine hâlâ girişememişti. Yeni bir okula başladığımı, yepyeni insanlarla tanıştığımı gözümde canlandırmaya çalışıyordum. Düşüncesi bile beni germeye yetiyordu, ama muhteşem bir kız arkadaşım olmasının herhalde duruma katkısı olurdu.
Harley üç gibi beni alıp, fotoğraflarımı aşabilmem için çöplüğe götürecekti. Sanatçıların hepsi, Takas Dükkânı'nın arkasında kurulmuş büyük, beyaz çadıra eserlerini saat beşten önce asmış olmalıydılar. Sonrasında çadır, akşam sekiz civarındaki "açılış"a kadar kilitlenecekti.
Birkaç saat boş zamanım vardı; buzdolabımdaysa pek bir şey kalmamıştı; ben de, annemlerinkine bakmaya gittim. Arabanın yerinde olmadığını fark edince, annemin alışverişe falan çıktığını düşündüm; ama mutfağa girdiğimde önüne gazeteleri açmış, kahve içerek masada oturduğunu gördüm.
"Vay! Sabahın bu saatinde seni böyle otururken en son ne zaman görmüştüm acaba?" dedim.
"Güzel soru," dedi, gazeteyi katlayarak. "Karnın acıktı mı? Seni bir tek o zaman görebiliyorum da." Laf sokmak için özel bir çaba harcadığını sanmıyorum, ama bu yaz alışkanlık edindiğinden, artık ağzından öfkesiz bir şey çıkmıyordu.
"Ben hazırlarım' dedim. "Tek istediğim simit ve meyve suyu zaten."
"Yumurta yapayım istersen," dedi ama pek hevesli gözükmüyordu.
Tok. İstemem. Babam bir yere mi gitti? Araba yok." Kahvaltımı hazırlamakla meşgul olduğum için, bana yanıt
vermediğini anlamam biraz uzun sürdü. Ona döndüm. "Anne?" İç çekip eliyle hafifçe masaya vurdu. "Biraz otursana Ken.
Konuşmamız gerek."
"Ne oldu?" Korku bir anda beynime sıçradı. "Babama bir şey mi oldu?"
"Yo, yo, öyle bir şey değil."
Biraz gevşeyip sandalyeye oturdum, ama hâlâ endişeliydim -konuşmamız gerekmeyeli yıllar olmuştu. "Neler oluyor?"
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder