Kitabın 95. sayfasından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
1980 ŞUBAT AYINDA BİR GÜN...
Kimi zaman Selçuk Eğitim Enstitüsü'nden çok uzun bir yürüyüş kolu gelirdi ve bu kol kızlı erkekli 2-3 bin kişiyi bulurdu. Bunlar topluca, disiplinli bir yürüyüş koluyla enstitünün bulunduğu Yeni Meram yolundan sloganlar atarak marşlar, türküler söyleyerek Zafer Meydanı'na kadar gelirlerdi. Marş ve türkü dağarcığımız çok zengindi. Çok güzel, çok müthiş marşlarımız ve kahramanlık türkülerimiz vardı. Mehter marşları, ordu marşları, cenk marşları, dava marşları... Bütün ülkücüler bu marşları ve türküleri çok iyi bilir ve makamlarına uygun şekilde çok güzel söylerlerdi. İki-üç bin kişilik bir yürüyüş kolu aynı anda, yüksek sesle 'Yufka Yüreklilerle Çetin Yollar Aşılmaz' marşını ya da 'Çırpınırdın Karadeniz' türküsünü söyleyerek Arapoğlu Ma-kası'ndaki teşkilatın önüne kadar gelirdi. Orada topluca "Ülkücü Yemini" edildikten sonra dağılırlardı. Bugün bile halâ değiştirilmeden okunmaya devam eden o meşhur yemin şöyleydi;
"Allah'a, vatana, millete, bayrağa, Kur'an'a ve silaha yemin olsun... Şehitlerimiz, gazilerimiz emin olsun... Ülkücü Türk Gençliği olarak faşizme, komünizme, kapitalizme ve her türlü emperyalizme karşı mücadelemiz, son nefes, son nefer ve son damla kana kadardır... Mücadelemiz; milliyetçi Türkiye'ye ve Turan'a kadardır. Mücadelemizde hiçbir engel tanımayacağız! Yılmayacağız! Başaracağız! Başaracağız! Başaracağız! Tanrı Türk'ü korusun ve yüceltsin."
Bu yemin metni, 1979'da ülkücülerin standart bir yemini oldu. Yüz binlerce ülkücü bu yemini bir araya geldiklerinde hep bir ağızdan okudular.
Kimi zaman Selçuk Eğitim Enstitüsü'nden çok uzun bir yürüyüş kolu gelirdi ve bu kol kızlı erkekli 2-3 bin kişiyi bulurdu. Bunlar topluca, disiplinli bir yürüyüş koluyla enstitünün bulunduğu Yeni Meram yolundan sloganlar atarak marşlar, türküler söyleyerek Zafer Meydanı'na kadar gelirlerdi. Marş ve türkü dağarcığımız çok zengindi. Çok güzel, çok müthiş marşlarımız ve kahramanlık türkülerimiz vardı. Mehter marşları, ordu marşları, cenk marşları, dava marşları... Bütün ülkücüler bu marşları ve türküleri çok iyi bilir ve makamlarına uygun şekilde çok güzel söylerlerdi. İki-üç bin kişilik bir yürüyüş kolu aynı anda, yüksek sesle 'Yufka Yüreklilerle Çetin Yollar Aşılmaz' marşını ya da 'Çırpınırdın Karadeniz' türküsünü söyleyerek Arapoğlu Ma-kası'ndaki teşkilatın önüne kadar gelirdi. Orada topluca "Ülkücü Yemini" edildikten sonra dağılırlardı. Bugün bile halâ değiştirilmeden okunmaya devam eden o meşhur yemin şöyleydi;
"Allah'a, vatana, millete, bayrağa, Kur'an'a ve silaha yemin olsun... Şehitlerimiz, gazilerimiz emin olsun... Ülkücü Türk Gençliği olarak faşizme, komünizme, kapitalizme ve her türlü emperyalizme karşı mücadelemiz, son nefes, son nefer ve son damla kana kadardır... Mücadelemiz; milliyetçi Türkiye'ye ve Turan'a kadardır. Mücadelemizde hiçbir engel tanımayacağız! Yılmayacağız! Başaracağız! Başaracağız! Başaracağız! Tanrı Türk'ü korusun ve yüceltsin."
Bu yemin metni, 1979'da ülkücülerin standart bir yemini oldu. Yüz binlerce ülkücü bu yemini bir araya geldiklerinde hep bir ağızdan okudular.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder