Kitabın 245. sayfasından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Hintliyi alçak tavanlı, kötü aydınlatılmış ve daha kötü tefriş edilmiş sıradan bir koridor boyunca takip ettik, sağ tarafta bir kapının önünde durdu ve kapıyı ardına kadar açtı. Kapının ardından bize doğru sarı bir ışık taşarak geldi. Işığın tam ortasında yalçın kafasıyla ufak bir adam duruyordu. Kafasının yanlarından boydan boya püskül gibi kızıl saçlar taşıyordu. Kel ve parlak kafa derisi ortadan, köknar ağaçlan arasından sıyrılan bir dağ zirvesi gibi göğe yükseliyordu. Elleri birbirine kenetli biçimde ayakta dikiliyordu. Yüzünde kâh gülen kâh kaş çatan fakat asla sabit kalmayan hareketli bir ifade vardı. Tabiat ona sarkık bir dudak ve hemen dikkati çeken bir dizi sarı ve düzensiz diş vermişti. Elini aralıksız olarak yüzünün alt yarısında dolaştırarak bu görüntüyü gizlemeye çalışır gibiydi. İlk bakışta göze çarpan kelliğine rağmen genç bir görüntü veriyordu. Aslına bakılırsa daha otuzuna yeni girmişti.
İnce ve yüksek bir sesle "Hizmetinizdeyim Bayan Morstan," diyordu sürekli. "Hizmetinizdeyim beyler, lütfen küçük odama girin. Küçük bir mekân fakat zevkime göre döşettim. Güney Londra'nın kasvetli çölünde bir sanat vahası burası."
İnce ve yüksek bir sesle "Hizmetinizdeyim Bayan Morstan," diyordu sürekli. "Hizmetinizdeyim beyler, lütfen küçük odama girin. Küçük bir mekân fakat zevkime göre döşettim. Güney Londra'nın kasvetli çölünde bir sanat vahası burası."
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder