Kitabın 159.sayfasından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Ölüler Yalan Söylemez
Eve geldiğimde hâlâ çakırkeyiftim. Arkadaşlarla, Yorgo'-nun Meyhanesi'nde bütün gece kafayı çekmiştik. Yatmadan önce kendime şöyle kallavi bir kahve pişirip son sigaramı keyifle tüttürmeyi umuyordum. Ama pardösümü çıkarırken bakışlarım telesekreterime kaydı. Işığı yanıyordu. Biri mesaj bırakmış olmalıydı. Telesekretere yönelirken, gece boyunca cep telefonumu kapalı tuttuğumu hatırladım. Önemli olmasa bari, diyerek telesekreteri geri sardım. Mesaj, Narkotik Şube'den Komiser Yardımcısı Serkan'dandı.
"Nevzat Amca çok önemli bir konu var. Mutlaka konuşmalıyız. Saatin önemi yok, ne zaman gelirsen beni ara. Evde seni bekliyorum," diyordu.
Sesi heyecan yüklüydü, aceleyle, kesik kesik konuşuyordu. Hemen telefona sarıldım. Evi yanıt vermedi. Cep telefonunu denedim. Dördüncü çalışında açıldı.
"Alo, buyurun."
Bu sesi tanıyordum ama Serkan'ın değildi.
"Alo Ali!" dedim şaşkınlıkla.
"Başkomiserim siz misiniz?" dedi yardımcım Ali. Tüh, gerçekten kafayı bulmuşuz demek ki, Serkan diye Ali'nin numarasını hışlamışız.
"Yanlışlık yaptım, Serkan'ı arayacaktım," dedim.
"Yanlışlık yapmadınız," dedi Ali. "Bu telefon Serkan'ın."
Şaşkınlıkla söylendim:
"Peki sende ne işi var?"
"Serkan'ı kaybettik Amirim."
Eve geldiğimde hâlâ çakırkeyiftim. Arkadaşlarla, Yorgo'-nun Meyhanesi'nde bütün gece kafayı çekmiştik. Yatmadan önce kendime şöyle kallavi bir kahve pişirip son sigaramı keyifle tüttürmeyi umuyordum. Ama pardösümü çıkarırken bakışlarım telesekreterime kaydı. Işığı yanıyordu. Biri mesaj bırakmış olmalıydı. Telesekretere yönelirken, gece boyunca cep telefonumu kapalı tuttuğumu hatırladım. Önemli olmasa bari, diyerek telesekreteri geri sardım. Mesaj, Narkotik Şube'den Komiser Yardımcısı Serkan'dandı.
"Nevzat Amca çok önemli bir konu var. Mutlaka konuşmalıyız. Saatin önemi yok, ne zaman gelirsen beni ara. Evde seni bekliyorum," diyordu.
Sesi heyecan yüklüydü, aceleyle, kesik kesik konuşuyordu. Hemen telefona sarıldım. Evi yanıt vermedi. Cep telefonunu denedim. Dördüncü çalışında açıldı.
"Alo, buyurun."
Bu sesi tanıyordum ama Serkan'ın değildi.
"Alo Ali!" dedim şaşkınlıkla.
"Başkomiserim siz misiniz?" dedi yardımcım Ali. Tüh, gerçekten kafayı bulmuşuz demek ki, Serkan diye Ali'nin numarasını hışlamışız.
"Yanlışlık yaptım, Serkan'ı arayacaktım," dedim.
"Yanlışlık yapmadınız," dedi Ali. "Bu telefon Serkan'ın."
Şaşkınlıkla söylendim:
"Peki sende ne işi var?"
"Serkan'ı kaybettik Amirim."
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder