3 Ocak 2014 Cuma

Unutma Bahçesi (Cep Boy)

Unutma Bahçesi (Cep Boy), Latife Tekin tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Everest Yayınları, Roman, 9789752897700, 348 Sayfa, Ağustos/2010

Kitabın 78. ve 79. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Zambaklar Arasında, Orkideyle Sohbet.. "Telefonda Şeref Bey'e söylemiştim, kitaplarından getirmemi istedi, beni de bu işlere sokmaya çalıştı ama bizim ailede yok... Spor meraklısıydı bizimkiler, küçüklüğümde boks tutkunuydum ben, o tarafa yöneltmişler, kaptıramadım pek, severim de, toprağa ekili olacak. Saksı işine ısınamadım. Bizim hanım beni usandırdı, ekmek alır gibi, saksı, saksı... O vaziyette. Aileden geçmiş ona, çiçek hastasıdır."
Sonra kış ortasında pembe eflatun bir ışıkla aydınlanır yamaçlar, fundalar ve yabani lavantalar açtığında. Bu yıl açmakta geç kaldılar. Soğuklar yüzünden otların da, çiçeklerin de zamanı karıştı.
Bahar hep şaşırsa keşke böyle...
Çukurdan çıkınca sizi yol getirir artık. Sağınıza düşen dağın arka yüzüne geçince bir ucundan vadi görünür, genişler önünüzde. Biz yukardayız, birbirine yakın iki köy var aşağıda, vadinin derinliklerinde koyulaşan yeşillikler yerleşim alanı.
"Kuşkonmaza biterim ben, şöyle boylanıp yükselmiş olacak, bir evin cephesinden yukarı, çok hoşuma gider. Bir de mum çiçeği, hanım zorla sevdirdi bana, kokusuna bayılırım, evin içini sarsın, beş dakikada işiniz tamam. O kadar tehlikeli bir nesne, gelip gidenler kafayı buluyor, durum resmen bu, kimseye ayık demeyin sonra... Mahvolup gitti hepsi, kurtarabildiklerimizi ona buna dağıttık, koyacak yer yok, ağlaya üzüle... Kafamda bir tanesini ayırmıştım size, az daha getiriyordum, hanımla hediye olarak düşündük ama otobüse sığmaz, taşıyamam diye son anda vazgeçtim. Beyaz açanlarından, şöyle ağaç olarak hayal edin, otuz, otuz beş yıllık..."
"Getirseydiniz sevinirdik buna" dedim. Ağaçla gelen bir bahçıvan görmek, Şerefi çok mutlu ederdi herhalde, söyleyecektim ama sesinin deprem üzüntüsüyle titrediğini hissedip sustum. Belki de, gerçekten av elbiseleri dışında giysisi kalmamıştı, bu hiç de mantıksız değil. Çiçeklerden söz açınca bir rahatlık geldi üstüme.
Ona bir ot uzatsanız... Şerefe demek istiyorum, tanımadığı bir otsa, hemen beyaz bir kâğıdın üstüne koyup fotoğrafını çeker, sonra, kitaplığın-daki bütün bitki kitaplarını indirir aşağı. Ne kadar çok bitki kitabı olduğunu ilk gördüğümde şaşırmıştım. Şaşırmayacak gibi değildi... Şeref iki dil biliyor, ama dünyadaki bütün ağaçların, bitkilerin her dildeki adını öğrenmiş bu kitaplardan. Sayfa sayfa iz sürerek bilinmez otların Latince adlarını bulup bir kenara not ediyor ve sonra hepsini bilgisayarına giriyor. Buna harcadığı zamana hiç üzül-mez. Önceleri bahçıvanları da elindeki kitapları okumaya  zorluyordu, vazgeçti  sonunda. 
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder