Kitabın 256. ve 257. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Mahkemeler davaları yargılar, ama davalar da mahkemeleri.
Robert Jackson
Üçüncü Bölüm
SUÇSUZLUĞUMU KANITLAMA SAVAŞI: "BİRİNCİ SİLİVRİ MUHAREBESİ" BAŞLADI
Mahkeme Günlüğüm'den Seçmeler
Nihayet Ergenekon davasının ikinci iddianamesi 10 Mart 2009 tarihinde tamamlanarak İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. İçerisinde 19Ju tutuklu 56 şüpheliyle ilgili belge ve suçlamaların yer aldığı iddianame 1909 sayfaydı. İlk iddianameyi neredeyse büyük tören havasında, televizyonların kameraları önünde canlı yayında açıklamışlardı. Bu kez öyle olmadı, iddianame televizyon muhabirlerine dağıtıldı, onlar da canlı yayınlarda izleyiciye sundular.
İstanbul Ticaret Üniversitesinde dersteydim, akşam eve geldim. Annem bende konuktu, arayanların telefon notlarını almış olduğu kâğıdı önüme koydu. Cep telefonu kullanmıyordum. Listede bir isim hemen dikkatimi çektim. Namus, ahlak timsali, 1963 yılında Talat Aydemir isyanı sırasında 2. sınıf öğrenci-siyken Kara Harp Okulundan atıldıktan sonra hukuk fakültesi okuyan büyük hukukçu Nebi Barlas'tı. Ben üsteğmenken yıllar önce tanışmıştık, ama sık görüşmezdik. Son yıllarda da öyle yo-ğun konuştuğumuz yoktu. Hemen telefon açtım, insanı anında sarıveren sıcaklığıyla, "İddianameye karşı savunmanı ben hazırlayacağım, hafta sonu Vakıfa gel," dedi. Telefonu kapattım, içimden ağlamak geldi. 12 Eylül'ün efsane avukatıydı, sıkı yö-netim mahkemelerinde tam 3500 kişiyi savunmuştu, iki idama tanıklık etmişti. Telefonun öte ucunda, "Ben sana yardım edeceğim," sözlerini duymak davayı kazanmak kadar mutluluk vermişti. İddianameyi didik didik etti.
Nebi abiyle konuştuktan sonra hemen can dostum, kardeşim Avukat Suat Parlar'ı aradım. Suat, çok parlak bir avukatken, hukuk sisteminin hukuksuzluğuna kızıp inzivaya çekildi. 16 Mart 1978 İstanbul Üniversitesi öğrenci katliamının gözüpek avukatıydı. Siyasi davaların ustasıydı. Nebi Barlas'ın söylediklerini aktardım, o da çok mutlu oldu. Zaten Suat önerisini çok önceden yapmıştı; ideolojik savunma yapmayacaksın, orası sınıf değil, siyaset dersi de vermeye kalkışmayacaksın. Bu davada bunu yapacak siyasetçiler var. Sen yalnızca iddianameye cevap vereceksin. Nebi Barlas da aynı yönde tavsiyede bulundu.
Mahkemenin kabul ettiği iddianameye göre başlatılan mahkemenin ilk celsesi 20 Temmuz 2009 tarihinde yapıldı. Bir gün önceside kardeşimin yıldönümüydü; önce kabristan, ardından mahkeme salonu!
Göztepe- Silivri arası çok uzun bir mesafedir. Altı yıla yakın süre, ben de dahil pek çok kişi, kimisi tehlikeli boyutta olmak üzere kaç kez trafik kazası atlattı.
Yol boyunca düşündüm durdum. Belleğimi yokladım, Ze-keriya Öz'ün ikinci sorgusundan kısa bir süre sonra iddianame açıklanmıştı. Tanıdığım arkadaşlarım hemen yardıma koştular, çevremizdeki avukatlar araştırıldı; kimisi ablasına kimisi abisine yönlendirdi.
Bahriye mensubu pek çok kişi selam vermemek için kaldırım değiştirirken, utangaç selam verirken, kimisi selamı tamamen keserken, medyadan ve üniversiteden arkadaş ve dostlarım ise tam tersine olağanüstü bir yakınlık, ilgi ve yüreklendirme çabası içine girdiler.
ilk etapta emekli yargıç Avukat Ümmühan Aras okudu, görüşlerini bildirdi. İnternet ortamında kopyaladığımız iddianamenin fotokopileri yaptırıldı. İlk görüşler alındı, hangi avukat okuduysa, "Bundan bir şey çıkmaz, beraat edersin," dedi.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder