18 Şubat 2014 Salı

Cemil Reloaded

Cemil Reloaded, Reha Çamuroğlu  tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da % 30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |   Everest Yayınları, Roman, 9786051417035, 296 Sayfa, Şubat/2014


Kitabın 188. ve 189. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

'Çiğdem der ki ben âlâyım
Yiğit hasına helayım'


Nihal ve Cemil, Türkiye'ye döneli iki yıl olmuştu. 1991'de döndüklerinde, sıklıkla birbirlerine sordukları soru, bir ülkenin on yılda bu kadar değişmesinin mümkün olup olmadığıydı. "Devrim yapsaydık, yapabilseydik belki, çok daha kısa sürede daha büyük değişiklikler olmayacak mıydı?" diyordu Nihal.
Gülüyordu Cemil, "Mahir yoldaşın aksine bunlar yukarıdan yukarı hamleyle bütün memleketi benzetmişler," diyordu. Hapishanelerdekilerin önemli bir kısmı serbest kalmış, 1402'likler üniversitelerine dönmüş, yayıncılık faaliyetleri artmış, yeniden kapalı devre bazı sol cemaatler oluşmuştu. Cemil'in artık uzun süredir peşini bıraktığı, "Nerede hata yaptık?" sorusu, bir sol milli sporu haline gelmişti.
Toplumun başaktörleri değişmişti. Eski aktörlerin yerinde "şimdi türedi" işadamları, onların cemiyet haberleri sayfalarını şenlendiren metresleri, mafya babaları, prensler, prensesler vardı. Birdenbire çok zenginleşmiş gibi bir havası vardı memleketin. "Ben zenginleri severim," cümlesi sanki bir işaret fişeği olmuş, eskisinden bariz şekilde farklı olarak, zenginlik, gösterilip gurur duyulacak bir şey haline gelmişti. Bu işaret fişeğine koşanlar, gazete sayfaları ve ekranlardan kendilerini cömertçe sergilemeye başlamışlardı. "İşadamlığı artık hayır kurumu seviyesine yükselmiş," diyordu Cemil. "Sinir oluyorsun, değil mi?" diyordu Nihal.
"Nasıl olmayayım, baksana, ikide bir, birilerine ödül verip, 'Yüzlerce kişiye ekmek kapısı açan'demiyorlar mı, kuduruyorum. Sanki babalarının hayrına yapıyorlar bu işleri. Yahu düşünsene Nihal, bu laflan edenler, bir de kendilerini dini bütün filan diye tanıtmazlar mı? Bu da yeni bir din herhalde. Kapitalizmin direnci dehşet verici, her türlü dinin içinden kendi dinini çıkarabiliyor üstelik."
Sol cemaatlere karınları doymuştu. Hele bu saatten sonra, oradakilerin iç iktidar kavgaları tahammül edilecek gibi değildi. Bazı eski arkadaşlarıyla görüşmüşler, eski günleri yâd edip, "o mahur beste" çalarken oturup ağlaşmışlardı. "Bu adamın müziğini sevmezdin Cemil?" "Ne yapayım sevgilim, artık seviyorum, içimde kanayan bir şey var, öyle damla damla değil, oluk oluk. Onu dinledikçe gözyaşlarımla kan yıkıyorum."
"Bir gün bile emniyette sana ne yaptıklarını anlatmadın, farkında mısın?"
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder