21 Mart 2014 Cuma

General

General, Yalçın Ergül tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da % 20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Ka kitap, Siyaset, 9786056450203, 391 Sayfa, Şubat/2014


Kitabın 196. ve 197. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Üç gün sonra

"işte bak şu istikamete doğru uçtuğunu düşün, Rodos Adası'na çarparsın. Çok sürmez, Türk karasularını terk ettikten sonra açık deniz ve hemen Rodos Adası. Iraklıon Meydanı vardır orada. Ben üsteğmenken Yunan'ın A-7 uçakları ve Mirage F-l'eri konuşluydu orada."
Güneş yarım saate kadar batacaktı. Gökyüzü açık ve berraktı. Yukarıda yirmi bin feet irtifada sirüs bulutları seyrek olarak gözüküyordu. Bulutların rengi hafif pembe, belki de beyaz pembeydi. Sanki gökyüzündeki bazı pencereleri örten dekoratif bir tül gibiydiler.
"Bu bulutlar bu gece ve yarın havanın güzel olacağım gösteriyor. Ne iyi ettik de güneye indik Canan. Çok iyi geldi. Ver elini bana."
Canan'ın elini iki elinin içine aldı Gökalp. Deniz kıyısında belediyenin koyduğu basit bir bankın üzerinde oturuyorlardı. Yazısının yayımlandığı akşam, Beşiktaş'ta rakı içtikleri balık evinin pişirdiği Çinekop'a söz vermişlerdi. Her ikisi de tabakta duran balığa doğru eğilmiş, kısık sesle ve sanki ikisi de ne diyeceklerine önceden karar vermiş gibi, "yarın Antalya'ya uçuyoruz, sen de gelir misin?" demişlerdi. Evet, masada konuşmuşlar, tartışmışlar, Antalya'ya gitmeye karar vermişlerdi ama Antalya'ya gelmesini çinekoptan da istemek daha önce de yaptıkları bir şey değildi. Canan sonradan, Gökalp'e çinekopun "tabii olur," diye cavap verdiğini iddia etmişti.
"Bak ne hatırladım Canan."
"Ne?"
"Üsteğmenim. O yıllarda Ege'ye çıkıyoruz. Amacımız açık denizde Türk hak ve menfaatlerini korumak. Yunan, kıta sahasını on iki mile çıkarmak gibi bir iddianın peşinde. Ege'de bulunan adaların da on iki mil hava sahası olduğunu iddia ediyor. İstediklerini uygulasalar, değil jetler denizdeki tekneler bile Ege'ye açılamaz duruma gelecek. Ee biz de ne yapıyoruz, her gün Ege'de uçuyoruz. Yunan durur mu, o da bizi önlemek için jetlerini kaldırıyor, havada karşılaşıyoruz. Öyle misafir karşılaşması değil, her iki taraf da silah yüklü uçaklarla uçuyor."
Gökalp' in sesi sakindi. Avucunun içine aldığı Canan'ın elleri de okşayarak yumuşak, yumuşak konuşuyordu. Gökyüzünün pembe dekoru ikisinin de cildine vuruyordu. Güneşin akşam ışığı ikisinin de gözbebeklerini pırıltı haline getiriyor, bir portre fotoğrafçısı için işte beklediğim an dedirtecek resmi tam olarak sunuyordu. Gökalp başını denizden, Canan'a doğru çevirdi. Canan'ın pembeleşmiş cildi o kadar kadife gözüküyordu ki, bir an gözünü alamadı, konuşmasını kesti. O konuşmayı kesince Canan da Gökalp'e baktı, göz göze geldiler. İkisinin de gözbebeğinin küçük köşelerinde akşamın ışığı vardı. Birbirlerine yaklaşıp bir buse verdiler. Tekrar denize bakmaya başladılar.
"O gün dört uçak Antalya Askeri Meydanı'ndan kalktık. Rodos'a doğru açık denize çıkacağız, eğer bizi önlemeye gelirlerse hava muharebesi yapacağız; görevimiz bu. Rodos'a otuz mil mesafede on yedi bin feet irtifada iki adet Mirage F-l uçağının bize doğru yaklaşmakta olduğunu gördük. Dedim ya üsteğmenim, en deli zamanım." Burada durarak Gökalp Canan'a döndü ve "Sen neredesin o zaman, daha fakültedesin, tanışmamışız bile. Ah seni keşke daha önce tanısaydım," dedi. Ellerini biraz daha sıktı ve sonra gevşetti. Canan, Gökalp' e gülümseyerek cevap verdi.
"Hava muharebesine başladık. Bir iki manevra sonra ben Yunan uçağını önüme aldım, adam önümde kıvranıyor, ben de arkasında kemik gibi duruyorum. Tetiğe bassam, orada işi bitecek. Adam döndü Rodos'a doğru, burnu aşağı verdi, kaçmaya başladı. Ben liderime kaçan uçağı takip edeceğimi söyledim. İzin verdi. Başladım arkasından uçmaya. Uçaklar burun aşağı denize doğru uçtuğu için gittikçe hızlanıyoruz, ben aramızdaki mesafenin açılmasını istemiyorum."
Gökalp Canan'ın ellerini fark etmeden sıkmaya başlamıştı. Olayı yeniden yaşıyor gibiydi.
"Takip ediyorum ama aramız açılıyor. Adam çok hızlı kaçıyor. Dayanamadım girdim After Burner denen tam gaz haline.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder