Kitabın 184. ve 185. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Ziyaret Günü. Gözlerimi açtığım anda hatırlıyorum. Kalbim sıkışırken Molly'nin topallayarak kapıya yürüdüğünü görüyorum. Morarmış burnunun iki yanına bir sürü bant yapıştırılmış. Onun çıktığını gördükten sonra Peter ve Drew'a bakmıyorum. İkisi de yatakhanede değil, yine de hızla giyiniyorum. Burada olmadıkları sürece, diğerlerinin beni iç çamaşırlarımla görmesi umrumda değil, artık değil.
Herkes sessizlik içinde giyiniyor. Christina bile gülümsemiyor. Hepimiz Çukur'a inmemiz gerektiğini biliyoruz. Orada bütün yüzleri inceleyecek, bize ait olanı asla bulamayacağız. Babamın öğrettiği gibi, yatağımı düzeltip örtüleri geriyorum. Yastığımdan bir saç telini alırken Eric içeri giriyor.
"Dikkat!" diye bağırıyor gözünün üzerine düşen koyu renkli bir tutam saçı üfleyerek uzaklaştırırken. "Bugünle ilgili birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum. Mucize olur da aileleriniz sizi ziyarete gelirse..." Gözlerini yüzlerimizde dolaştırıp sırıtıyor. "Ki bundan kuşkuluyum. Duygulanmamanız sizin hayrınıza olur. Böylesi, hem sizin hem de onların işini kolaylaştırır. Burada kandan önce topluluk sözünü çok ciddiye alırız. Ailenize bağlılı-ğınız, topluluğunuzdan memnun olmadığınız anlamına gelir ki bu da büyük bir utanç kaynağıdır. Anlaşıldı mı?"
Anlıyorum. Eric'in keskin sesindeki tehditi duyabiliyorum. Eric'in bütün konuşmasının özü şu: Bizler Cesurlarız ve aynen Öyle davranmalıyız.
Yatakhaneden çıkmak üzereyken Eric beni durduruyor.
"Seni hafife almış olabilirim Kasıntı," diyor. "Dün iyi iş çıkardın."
Başımı kaldırıp ona bakıyorum. Molly'yi dövdüğümden beri, ilk defa pişmanlık hissediyorum.
Eric iyi iş çıkardığımı düşünüyorsa, mutlaka kötü bir iş yapmışım demektir.
"Teşekkür ederim," diyorum. Sonra yatakhaneden çıkıyorum.
Gözlerim koridorun loş ışığına alıştığında, önümde yürüyen Christina ve Will'i görüyorum. Will, muhtemelen Christina'nın söylediği komik bir şeye kahkahalarla gülüyor. Onlara yetişmeye çalışmıyorum. Bir şekilde, onların yanına gitmememin daha iyi olacağını hissediyorum.
Al ortalıkta görünmüyor. Yatakhanede yoktu, şu anda Çukur'a gidenler arasında da yok. Belki çoktan oraya varmıştır.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder