27 Mayıs 2014 Salı

Osmanlıların Arasında

Osmanlıların Arasında, Ian Lyster tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Doğan Kitap, Tarih, 9786050916676, 181 Sayfa, Mayıs/2014
Kitabın 80. ve 81. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Peder Denis ve bazı arkadaşları anneme tatlı bir şeyler, bana da biraz sosis getirdiler. îyi niyetlerine ne şüphe ama bunları gördükleri ilk dükkândan almışlar. Neticede tatları çok fenaydı. Ödedikleri paraya rağmen hiçbirini yiyemedik. Yine de çok güzel bir gündü.
19 Ocak: Artık yazı masam olmadığı için uzun süredir yazamadım. Feci soğuktu ve çok üşüdüğüm için odamdaki masada oturup yazamıyordum. Şimdiyse hava harikulade: Pencerem açık ve güneş müthiş güzel.
Bugünün bana bu kadar güzel gelmesinin bir başka nedeni de Hollanda üzerinden Alfred'in iyi haberlerini almam. 9 Kasım tarihli bir mesaj. Şimdi başveznedar ve yüzbaşı olmuş. Herhalde artık üniforma giyiyordur. Anlaşılan Henry onun yakınlarında, ama Freddieciğim öyle değil. Alfred, Henry'yi çok sık gördüğünü ama Freddie'nin haberlerini haftada bir aldığını söylüyor. Tizza'dan da haftada bir haber alıyormuş. İyi durumdaymış ve çalışıyormuş o da. Freddie nerede olabilir? Birkaç hafta içinde 21 yaşına girecek, adam olacak. Alfred üniforma içinde yakışıklı görünüyor olmalı. Orduya döneceğini kim düşünebilirdi ki? Bana banka aracılığıyla 22 sterlinden fazlasını yollayamayacağım söylüyor. Bana iki katından fazlası lazım. Mr. N. [kiracı] İngilizce derslerine başladı, yani en az 1 buçuk pound'um daha olacak. Çamaşırlarının bazısını evde yıkayacağım, bu da 1 pound getirir, ama hizmetçinin maaşını 1 pound artırdığım için fark etmeyecek. Keşke biri daha ders alsa. Herkesin kiralık odası var, en çok o gidiyor.
27 Ocak: Yeni kiracımız yan taraftaki terziyle ya aşk yaşıyor ya da eğleniyor. Nasıl davranacağımı veya kime danışabileceğimi bilmiyorum. Böyle şeylerden hoşlanmıyorum. Tam biraz borçlanıp ayı çıkarabileyim diye düşünüyordum ki Mrs. [?] ocak ve şubat aylarının piyano parasıyla çıkıp geldi. Şimdi Harty'ye bu ayın sonuna kadarki borcumu ödeyebileceğim.
Şükürler olsun ki meşhur Breslau [20'sinde] batırılmış. Goeben de pek kötü durumdaymış, ama arkadaşları öyle söylemiyor. Biz de bir iki gemi kaybettik. Küçük olanlar arasında HMS Raglan var. inşallah içinde Arthur'un çocuklarından biri yoktu.
1 Şubat: Vatikan aracılığıyla Henry ve Freddie'nin iyi olduklarını öğrendim. Birliğim vermişlerdi ama mesajın nereden geldiğini söylemediler. Ama 8 Aralık kadar yakın bir tarihte geldiğine göre Henry'nin Freddie'yle İtalya'da buluşmuş olması lazım diye düşünüyorum. İki kiracımız da gayet iyiler. Gerçi Mr. Flamman çok cimri ama ödemesi gereken miktarı ödedikçe beni etkilemez. Katrina'ya ayda 20 kuruş veriyor. Natolski ise 50 kuruş veriyor, ama o akşam yemeklerini genelde evde yiyor ve ona çay yapıyoruz. İki gün önce bana Times getirdi! Gazeteyi elime aldığımda çok heyecanlandım. Eski bir arkadaşı görmek gibiydi. Ama tabii yasak. Derste okuması için saklayacağımı söyledim. Gazete 24 saat bende kaldı, Sylvia ve Mr. Harty'ye de birkaç saatliğine bakmaları için verdim. Galler Prensi'nin [?] ile beraber İtalya'da olduğundan başka yeni bir şey yoktu ama ilanları okumak bile çok hoştu. Savaş kayıplarına geldiğimde listeyi okuyup okumamak-ta tereddüt ettim. Çok şükür bizimkiler hakkında bir şey yoktu. Newbold adında bir yüzbaşı öldürülmüş. Mr. Natolski'ye ders vermek çok hoşuma gidiyor. Çok iyi biri.
12 Şubat: Rusya'yla barış antlaşması imzalanmış. Düşmanlarımızın yararına olup olmadığını merak ediyorum. Haber resmi olmasına rağmen kimse bayrak falan asmadı.
13 Şubat: Şimdi her yer bayraklarla donatıldı. Bana biraz garip geliyor, sanki barış değil de ateşkes imzalandı, o kadar. İnsanlar fiyatların düşmesini bekliyor ama şimdilik fiyatlar sabit. Sağlığımızı nasıl koruyabildiğimizi merak ediyorum. Maaşlarımıza yüzde 25 eklenmesi söz konusuydu ama olmadı. Sadece halen memur olanlar o zammı aldılar ve bir de evvelden aldıkları yüzde 50'yi [?].
2 Mart: Günlüğüme artık çok az yazabiliyorum, çünkü iki odayı da kiraya verdiğimiz için mutfağa yardım etmem ve toz almam gerekiyor ki evde belirli bir düzeni koruyabilelim. Rusya ve Almanya anlaşmaya varıyorlarmış ve Romanya da aynısını yapmak üzereymiş. Kiracılarımız savaşçı kardeşlerine karşı, barış seven tarafa yardım etmek üzere geldiklerini övünerek anlatıyorlar. İngilizce Times'ı gören Mr. Flamman dün gece dedi ki "İngiltere bile yiyecek tüketimini sınırlamak zorunda kalmış." Evet ama düşmanlarından iki yıl soma! [Londra'da ve Güney İngiltere'de et ve tereyağı 25 Şubat'ta karneye bağlanmıştı.]
Buradaki gazeteler İrlanda'da karışıklıktan bahsediyorlar. Umarım doğru değildir. İşin doğrusu düşmanların arasındaki anlaşmazlıklardan kazanç sağlamayı umuyoruz. Ve onlar da tam olarak aynı şeyi umuyorlar.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder