9789758084395 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9789758084395 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2014 Çarşamba

Devlet, Silah, Adalet


Devlet, Silah, Adalet
, Uğur Mumcu tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Umag Yayınları, İnceleme Araştırma, 9789758084395, 216 Sayfa, Ekim/2008

Kitabın 70. ve 71. sayfasından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Başbakan Demirel, Anayasa Mahkemesince biçim yönünden iptal edilen Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kuruluş Yasasının yeniden çıkarılacağını söylerken, bazı "hukuksal inciler" dizmekten de geri kalmamaktadır.
-  Silah çekenle tespih çeken bir olur mu?
Bu cümle, son günlerde çok kullanılıyor, Bunun Türkçesi şu: Sağcı ile solcu bir tutulur mu? Öyleyse ne yapalım? Devlet Güvenlik Mahkemesi Kuruluş Yasasını yeniden çıkaralım; sağcı düşünce ve örgütlenmeyi yasaklayan ceza yasasının 163. maddesini, bu mahkemelerin görev alanı dışında tutalım. Cümle kadar da güzel, tıpkı Yahya Kemal'in şiirleri gibi:
- Silah çekenle tespih çeken bir olur mu?. Olmaz, olmaz, hiç şüphesiz olmaz...
Neden olmaz? Şunun İçin olmaz: Silah çekmek, Türk Ceza Yasasının çeşitli maddeleri ile yasaklanmıştır. Yasa bu açıdan, silah çeken sağcı ile silah çeken solcuyu ayırt etmemiştir. Devrimci genç silah çektiği zaman hangi maddeden yargılanırsa, sağcı eylemci de aynı maddeden yargılanır. Bu açıdan "tespih" ile "silah" arasında, hukukça bir ilişki kurmanın olanağı yoktur.
Amaçları şu: "Laiklik ilkesine aykırı düşünce ve eylemleri yasaklayan Türk Ceza Yasasının 163. maddesiyle, solcu düşünce ve örgütlenmeyi yasaklayan aynı yasanın 141 ve 142. maddeleri bir tutulamaz. Çünkü solcu, rejim düşmanıdır/Devletin temeline dinamit koymaktadır. Sağcı ise, rejimi koruyordun Allahına bağlıdır. Öyleyse, 163, madde değiştirilmeli bu arada Devlet Güvenlik Mahkemelerinin görev alanı dışına çıkarılmalıdır". Düşüncelerinin kısa özeti bu...
Türk Ceza Yasasının 142. maddesi, solcu düşüncelerin "sınıf tahakkümü" kurma amacıyla açıklanmasını suç saymakta ve beş yıldan on yıla kadar uzanan hapis cezası öngörmektedir. 163. maddesi ise, devletin hukuksal ve siyasal temel düzenini, dinsel kurallara göre değiştirmek için propaganda yapanı, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırmaktadır. Yani düzenini değiştirmek isteyen solcu ise, cezası beş yıldan başlamaktadır, sağcı ise verilebilecek en ağır ceza beş yıldır. Açıkçası solcu düşünce için öngörülen cezanın "tavanına" eşittir.
- Silah çekenle tespih çeken bir olur mu?
Bırakınız, tespih çeken, silah çekeni, yasa apaçık ortada duruyor: Sağcı sanık korunuyor, solcu sanıklara ise en ağır cezalar veriliyor. Eşitsizlik sadece uygulamada değil, yasanın kökeninde yer almış...
- DGM kanunu yeniden çıkarılacak, komünizmin karşısında bütün Türk milliyetçilerinin yer aldığı bir daha görülecektir.
Demirel böyle konuşuyor...
Komünizmi, mahkemelerin kuruluş yasaları değil, ceza yasaları yasaklar, Devlet Güvenlik Mahkemeleri olmadan da, komünizmin propagandası yasaktı, Ceza Yasasının 141 ve 142'nci maddeleri, komünizmi yasaklamaktadır, Yasa bölücülükle ilgili ağır yaptırımlar da öngörmektedir. Bu maddelerin, çağdaş hukuk anlayışına, demokratik hukuk devleti ve Anayasa aykırılıkları bir başka tartışma konusudur. Şimdilik önemli olan, Devlet Güvenlik Mahkemesi olmadan da, bu gibi suçların kovuşturulacağını anlamaktır.
Konuya bu yaklaşımla bakarsak, bu mahkemelerin kuruluşu ile komünizmin yasaklanması arasında bir ilgi olmadığı anlaşılır. Demirel neden, devletin ağır ceza mahkemelerine güvenmiyor? Komünizmi yasaklayan ceza maddeleri ortadayken, niçin olağan mahkemeleri bir yana itip olağanüstü mahkemeler kurmaya çalışıyor?
Şimdilik iki amacı var. Bu amaçlardan biri seçim propagandasına dönük... DGM yasası üzerine çıkan tartışmalarda, kendisinin komünizme ne kadar karşı olduğunu, muhalefetin de, komünizmi koruduğunu kanıtlama olanağı bulacak. İkinci amaç da şu: Siyasal suçları, olağanüstü mahkemelerde yargılatmak... Sağcı düşünce ve örgütlenme suçlarını da, bu mahkemelerin görevi dışında tutarsa, hem dinsel sağın oylarını toplayacak, hem de devleti solcu düşünceye karşı örgütlendirmiş ve antidemokratik silahlarla donatmış olacak. Şimdilik olağan mahkemelerden kaçıp olağanüstü mahkemelere sığınarak bu amacın gerçekleşeceğini sanmaktadır.
Demirel yeniden iktidara gelirse ne olacak? Kendisine sorarsanız komünizmi önleyecek,, Bize sorarsanız, ailesi biraz daha zenginleşecek, teşvik tedbiri, vergi iadesi yoluyla, milyonlarına milyonlar katacak.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap