kitap önerileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap önerileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Kasım 2012 Perşembe

"Einstein ile söyleşiye davetlisiniz..."


"Einstein ile söyleşiye davetlisiniz..."

Ancak başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır

Bilimin gizemleri sonsuz. Hep böyleydi, böyle olmaya da devam ediyor. Bu gizemlere en fazla yaklaşan insanlardan biri olan Albert Einstein uzay, mekan ve zaman kavramlarımızın algısını tamamen değiştirdi. Hayali Söyleşiler serisinin bu kitabıyla, Nobel Fizik Ödüllü bu olağanüstü zihin, şimdi de geçmişten günümüze sesleniyor.

Dağınık saçları, çorapsız giydiği ayakkabıları ve dil çıkardığı ünlü fotoğrafı ile hafızamıza kazınan Einstein, barış yanlısı politik görüşleri ile olduğu kadar, evrendeki eşsiz uyuma hayranlık duyan özgür ve yaratıcı kişiliği ile de yaşadığımız dünyayı renklendiren eşsiz bir düşünür. Önsözünü, Wolf Vakfı Fizik Ödülü’nü Stephen Hawking’le paylaşan Roger Penrose’un yazdığı bu söyleşi kitabı daha önce okuduğunuz hiçbir bilim kitabına benzemiyor. Einstein’ın çocukluğundan okul hayatına, hayatına giren kadınlardan çocukları ile olan ilişkisine, müzik ve yelkencilik sevdasından, bilim dünyasında çığır açan teorilerine ve din anlayışına kadar Einstein ile yeniden tanışmanın tam zamanı!

İnsanlar kendileri karşı çıkmadıkça, hiçbir şey savaşları ortadan kaldıramaz.”

Okuyucuya not:

Hayali Söyleşiler, dünyayı değiştiren, onu anlamamızı sağlayan önemli isimlerle tanışmak veya onları yeniden keşfetmek isteyenlere keyifli bir okuma sağlamak amacıyla hazırlandı. Bu söyleşiler tamamen hayal ürünü olsa da biyografik gerçeklere göre hazırlandı.

Söyleşiler, kurgu bir Alfred Einstein ile hayali bir muhabir arasında geçiyor. Serinin devamında ise Freud, Picasso ve Shakespeare okuyucusu ile buluşuyor. Kolektif Kitap'tan...

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Everest Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Sırma Köksal'dan hasta yatağında okunacak kitaplar..."


"Everest Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Sırma Köksal'dan hasta yatağında okunacak kitaplar..."


İnsan hastayken illa da kitap okumak istiyorsa eğer –ki bu ülkede sağlıklıyken bile pek istenilen bir şey değil– ve okuyabilecek hali de varsa önce Virginia Woolf’un “On Being Ill” (Hasta olmak üzerine) adlı denemesini okumalı ki kendine bir yol çizebilsin.

Woolf, hastalığın kendi başına bir durum olduğunu, insanın algısının tamamen değiştirip başkalaştırdığını anlatır, örnek olarak da hakkında onca şey yazılmış olan Shakespeare’in ancak hastalıkta yeniden ve doğrudan okunabileceğini söyler. Öyle güzel bir denemedir ki, insan hafifçe hasta olup gözü korkarak okumuş olduğu kitapları yeniden okumak ister. Ama hastayken Woolf okunur mu? Hayır. Hastayken okumak için Woolf çok şiddetlidir bence. İnsan diri olmalıdır onu okurken.

Ama Yanardağın Altında gibi girdaplandıkça girdaplanan kitapları da okumamalıdır, nefesi daralabilir. Ama neden bir Thomas Hardy, neden bir Balzac olmasın? Tabii ki Dostoyevski değil ama bir Turgenyev mesela? Başka zamanların başka tempolu kitapları. Sizin de bugünde olmamanızı anlayışla karşılayacak acelesiz kitaplar. Hikâyeyi hikâye ederek anlatan romanlar.

Galiba hastayken en iyi okumalar onlardır. İşi garantiye almak için yeniden okumak hatta. Ne okursanız okuyun ama, hastayken yapılmayacak tek şey, hazır vakit bulmuşken entelektüel merakla birikmiş kitapları ele almaktır bence. Daha bu girişimle elime alıp da hasta halimle bitirmiş olduğum bir kitap olmadı. Hepsi yarım kaldı ve iyileşir iyileşmez de bir daha ele alınmadan rafların arasında kayboldular. Keşke bekleselerdi, belki başka bir zamanda olsa bitirirdim.

Kaynak: Koltukname.

Görsel: Dünya Gazetesi.

- Kitap Galerisi -

"Unutulmaz yazar Bram Stoker’a Özel Doodle"


"Unutulmaz yazar Bram Stoker’a Özel Doodle"

Google Bram Stoker’ı 165. doğum gününde unutmadı. Dracula’nın ünlü yazarı Bram Stoker için Doodle hazırlayan Google, ünlü yazarın 165. doğum gününü, özel olarak hazırladığı Dracula ve hayatı temalı Doodle’ı ile kutluyor.

Bram Stoker Kimdir?

Babası tiyatro tutkunu orta halli bir devlet memuruydu. Öğrenimi bittikten sonra Abraham da 1890′da devlet memuru oldu. Aynı zamanda bu yıllarda başyapıtı Drakula’yı yazmaya başladı. 10 yıl bu görevi sürdürürken ücret talep etmeksizin tiyatro eleştirileri yazarak babasının merakını da sürdürdü. Nihayet 1876′da yazdığı bir yazı ile dönemin ünlü oyuncusu Henry Irvıng tarafından keşfedildi. İki yıl sonra devlet memurluğundan istifa ederek Londra’ya yerleşti.

Irving’in yanında çalışıp sahne amirliğinden özel sekreterliğe yükseldi ama yazarlığı da bırakmadı. 1897′de Dracula romanını baskıya verdi. (Yayıncılar romanı çok uzun bulduğu için romandan çıkarttığı giriş kısmı Dracula’s Guest ilk basımlarda yer almamıştır. Stoker’ın ölümünden sonra eşi bu bölümü yayınlamıştır.)

Bu roman çok tutulunca zaten acemi bir yazar olmayan Stoker, hayatının geri kalanını bir edebiyatçı olarak geçirir, evlenir ve çok sevdiği dostu olan Henry Irvıng’in yanından ayrılmaz.

Kimilerine göre araları bu kadar iyi değildir; hatta Dracula’nın dış görünüşünün, hırsının, despotluğunun, kendini beğenmişliğinin de Irvin’den geldiğini iddia edenler de vardır.

Stoker karakter olarak kontrollü, ciddi, kültürlü, yetenekli biridir. Davranışları ve dış görünüşü Victoria çağını temsil eden kibar bir centilmendir. Aynı zamanda maceraperest, heyecanlı ve tutkuludur da. Bunun en güzel örneği Thames Nehri’nde sandalı ile gezerken sulara atlayan birini görüp hemen suya atlaması ve erişip sahile çıkarmasıdır. Bu kişinin hayatını kurtaramasa da cesaretinden ötürü bir bronz madalya ile ödüllendirilir.

Kaynak: Moda Klik.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Günün kitap önerileri polisiyenin efsane yazarı Raymond Chandler'den..."


"Günün kitap önerileri polisiyenin efsane yazarı Raymond Chandler'den..."

Türkçe Polisiye Edebiyatın büyük ismi Ahmet Ümit'in editörlüğünde dev iriliğinde bir adam: Raymond Chandler!

Polisiye kitaplarda çığır açan yazar Raymond Chandler'in kitapları, Everest Yayınları tarafından basılmaktadır.

Gerek baskı kalitesi gerekse de kitapların kapakları anlamında geleneksel Amerikan polisiyesine selam gönderen bu seriyi kaçırmamanızı tavsiye ederiz...


Raymond Chandler kimdir?

Raymond Thornton Chandler, 1888'de Chicago'da dünyaya geldi. Yedi yaşındayken annesiyle babasının ayrılmaları üzerine, annesiyle İngiltere'ye gitti. Londra'da Dulwich College'da, Kıta Avrupası'nda çeşitli okullarda öğrenim gördü. Mezun olduktan sonra bir süre devlet hizmetinde çalıştıysa da 1908 yılından itibaren "serbest" yazar, gazeteci ve çevirmen olarak hayatını kazanmaya başladı.

Para sıkıntısı onu tekrar Amerika'ya yöneltti, Kanada ordusunda gönüllü olarak I. Dünya Savaşı'na katıldı, dönüşünde petrol endüstrisinde yüksek düzey yöneticilik dahil birçok işler denedi.

1932'de ekonomik kriz sırasında işsiz kalınca polisiye öykü denemelerine girişti ve Black Mask dergisinde ilk polisiye öyküsü "Blackmailers Don't Shoot" (Şantajcılar Ateş Etmez) yayımlandı.

1939'da ilk romanı The Big Sleep (Büyük Uyku), 1940'ta Farewell, My Lovely (Elveda Güzelim), 1942'de The High Window (Yüksek Pencere) yayımlandı.

1943'te Hollywood'a gitti, orada senarist olarak çalışmaya başladı. 1943-50 arası Billy Wilder'ın Double Indemnity (Çifte Tazminat), Alfred Hitchcock'un Strangers on a Train (Trendeki Yabancılar) filmleriyle The Blue Dahlia (Mavi Yıldız Çiçeği) filminin senaryolarını yazdı.

Bu arada, The Lady in the Lake (1944, Göldeki Kadın) ve The Little Sister (1949, Küçük Kızkardeş) piyasaya çıktı ve "Büyük Uyku", Howard Hawks tarafından Humphrey Bogart ve Lauren Bacall ile filme çekildi.

Chandler, La Jolla, Kaliforniya'ya yerleşti. 1954'te, birçoklarınca en önemli romanı sayılan The Long Goodbye'ın (Uzun Veda) yayımlandığı sıralarda, hayatının sonuna dek sürecek alkol sorunları başgösterdi.

Karısının ölümü, yazarın intihar girişimi, bunları da uzun ve acılı tedavi dönemleri izledi.

1958'de son romanı "Playback" yayımlandı. Bir yıl sonra, 1959'da, ardında The Poodle Springs Story (Poodle Springs Macerası) adlı bitmemiş bir roman bırakarak La Jolla'daki evinde öldü. Aynı yıl, Mystery Writers of America (Amerikan Polisiye Yazarları) derneğinin başkanlığına seçilmişti.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

7 Kasım 2012 Çarşamba

Yüzbaşı Selanikli Bahri - "Balkan Savaşı'nda Sırp Ordusu - Batı Ordusu" Alfa Yayınları'ndan...


Yüzbaşı Selanikli Bahri - "Balkan Savaşı'nda Sırp Ordusu - Batı Ordusu"

Alfa Yayınları'ndan...

Tarih kitapları takipçilerinin dikkatine...

“Felaketle sonuçlanan Osmanlı-Balkan Savaşı’nda meydana gelen olaylar hakkında şimdiden doğru bilgi elde etmek doğal olarak pek mümkün olamaz. Tutulacak savaş günlüklerinin ve istatistiklerin toplanıp birleştirilmesiyle amaca ulaşmak mümkün olabilecektir. Günlük olayların esaslı bir şekilde ortaya konması için bir müddet daha beklemek gerekecek. Savaşın oluş şekline, orduların sevk ve idaresine genel tabiriyle harekâtın esasına ait bilgilere ulaşmak zamana kalmışsa, ikinci derecedeki olaylar; belgelere dayanılarak yazılmış eserlerden gerçeğe yakın bir şekilde öğrenmek şimdiden mümkündür. İşte bu imkânı düşünerek sekiz buçuk aylık esirliğimde gördüğümü, duyduğumu not etmek, güvenemediğim şahısların ifadelerini araştırmak suretiyle elde ettiğim yararlı bilgilerin esirlere ait kısmını da silah arkadaşlarımın faydalanmaları için ortaya koyuyorum.” – Sırp Ordusu

“Doğruyu söylemek gerekirse mazlum milletin vicdan mahkemesi karşısında, yüce bir nâm, temiz bir alınla iftihar ederek dolaşacak az kimse vardır. Bunu zaman ihmal ederse tarih kayıt edecek!” – Batı Ordusu

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş'tan "Tarih İçinde Türk Edebiyatı"


Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş'tan "Tarih İçinde Türk Edebiyatı"

•Türk edebiyatının gelişmesine toplu bir bakış
•Divan edebiyatı ve özellikleri
•Mensur eser türleri
•Halk edebiyatı özellikleri
•Türk aruzunun vezinleri
•Türkçe’nin tarihi gelişmesi ve devreleri
•Tarih boyunca Türkçecilik ve sadeleştirme cereyanı
•Eski Anadolu Türkçesi
•Aruzda dört husus
•Yüzyıllar boyunca Türk edebiyatı
•Türk destanları
•Türk edebiyatında kahramanlık
•İslamiyet’ten önceki Türk edebiyatı
•Eski edebiyatımızda aşk
•Eski edebiyatımızda dini konular
•Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri
•Türkiye Türkçesi’nin ana hatları
•Halk edebiyatında nazım şekilleri
•Halk edebiyatında nesir

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Dünyanın en dar evi, İsrailli yazar Etgar Keret'e ait..."


Enstalasyon mu, yoksa yaşam alanı mı? İkisi de! Dünyanın en dar evine, nam-ı diğer Keret evine hoş geldiniz!

Bu projeden daha evvel bahsetmiştik; Varşova şehri -ki Polonya'daki Keret çılgınlığı, Türkiye'yi sollamakta diye duyduk- kısa öyküleri ile bağımlılık yaratan yazarın adını taşıyan ilginç bir mimari projeye ev sahipliği yapıyor. Evin üç yılı aşan projelendirme ve inşa süreci tamamlandı ve Etgar Keret, eni 122 cm'lik bu alanda bir gece geçirdi bile (evin en dar noktası 92, en geniş noktası ise 152 santimetre olarak geçiyor, ancak cepheden eni 122 cm.) Mimar Jakub Szczesny tarafından yönetilen projenin hayat geçiş safhaları, türlü engellerle doluymuş ancak üç yıllık çalışma sürecinde güçlüklerin tümünün üstesinden gelinmiş.

Bina, Etgar Keret'in adını taşımakla beraber tüm dünyadan sanatçılara ev sahipliği yapacak bir stüdyo olarak tasarlanmış. Keret'in isminin verilmesi, binanın darlığı ve yazarın öykülerinin kısalığı arasındaki metaforik örtüşmenin bir sonucu; ancak ilginç de bir tesadüf söz konusu; bina, bir zamanlar Varşova'nın Yahudi gettosu olan bölgenin kıyısında yer alıyor ve Keret'in Polonya doğumlu olan annesi, bu bölgede bizzat yaşamış, burada kendi ailesiyle yaşam mücadelesi vermiş. Tam da Etgar Keret öykülerinden çıkma bir ironi; bir kuşakta soylarının ebediyete gömülmesi tehlikesi ile savaşanlar bir yanda, bir kuşak sonrasında ise yok etmeye çalıştıkları ismi şehrin bu gururla sergilenen köşesine yazmaya çalışanlar diğer yanda. Hayatın cilveleri...

Keret, mimardan gelen ve onu proje hakkında bilgilendiren telefonu önce ciddiye almadığını, bir telefon şakasına kurban gittiğini sandığını söylüyor. Ne zaman ki mimar bizzat ziyaretine gelmiş, telefondaki kişinin gayet ciddi olduğu öylece anlaşılmış.


Keret, evin darlığının bir sıçrayışa ihtiyaç duyan yaratıcı zihinleri tetikleyecek nitelikte olduğu görüşünde. Tebdil-i mekanda ferahlık olduğunu tartışmaya gerek yok ama klostrofobikler bu görüşe katılacaklar mı emin değilim.

Yukarıdaki görselde, Etgar Keret, biraz ümitsizce tavana bakıyor. Aşağıda evin dışarıdan görünümü.

Burada (iki binanın arasındaki metal kaplı bölmede) yaşamak ister miydiniz?

(Yazıdaki bilgilerin bir kısmı yazarın anlattıklarından, kalanı ise Zeit dergisinin 45.ci sayısı yardımıyla derlenmiştir.)

Kaynak: Sirenin Sesi.

Etgar Keret kitaplarına bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

- Kitap Galerisi -

"F. Scott Fitzgerald'ın merakla beklenen kitabı çıktı..."


"F. Scott Fitzgerald'ın merakla beklenen kitabı çıktı..."

Amerika'nın önde gelen yazarı, Muhteşem Gatsby'nin yaratıcısı F. Scott Fitzgerald'ın külliyatı ilk defa Everest'te!

F. SCOTT FITZGERALD KİTAPLIĞI DEVAM EDİYOR!

Fitzgerald’ın yeteneği, bir kelebeğin kanatlarındaki desen kadar doğaldı.” Ernest Hemingway

Genelde Muhteşem Gatsby romanıyla bilinen F. Scott Fitzgerald, aynı zamanda Amerikan edebiyatında derin izler bırakmış, seçkin bir öykü yazarıydı. Döneminde –kendi tabiriyle Caz Çağı’nda– genç kuşağın hoppalık kisvesi altında gizliden gizliye süren mutluluk arayışını işleyen Uçarı Kızlar ve Filozoflar, yazarın ilk öykü derlemesidir.

1920’de, Fitzgerald’ın ilk romanıyla aynı yıl yayımlanan Uçarı Kızlar ve Filozoflar, yazarın sekiz öyküsünü bir araya getiriyor. Fitzgerald'ın öykü kahramanlarında, yazarın kendi kaygılarının ve yaşadığı döneme dair tüm çatışmalarının birer birer vücut bulduğunu görebiliyoruz.

Fitzgerald'ın Gürültülü Yirmiler’inin şatafatı, şimdi Ülker İnce’nin pırıltılı diliyle birlikte Türkçe okurlarına ulaşıyor.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Günün kitap önerisi: "Zadie Smith - Bugün Farklı Düşünüyorum"


Günün kitap önerisi: "Zadie Smith - Bugün Farklı Düşünüyorum"

"İnci Gibi Dişler" romanı ile yazarlığa adım atan Zadie Smith, Bugün Farklı Düşünüyorum'da "genç yaşta ilk romanı yayımlanan, yazını da onunla birlikte -ve göz önünde- gelişen bir yazarın" hayata bakışını özetliyor. Smith, okumak, olmak, görmek, hissetmek ve anımsamak başlıklarından oluşan denemelerinde algısındaki değişimlerin izlerini sürüyor.

Okumak bölümünde yazar, "Barthes yazarı öldürdü ise Nabokov diriltebilecek mi? E. M. Forster'ın hassasiyetle eleştiri demekten kaçındığı tavsiyeleri neler? Kafka neden sabaha karşı üçte yazardı?" gibi sorular eşliğinde, okuru yankı odası diye adlandırdığı bir buluşma noktasına davet ediyor. Görmekte ise Katharine Hepburn ve Greta Garbo'ya olan hayranlığından, gişe filmleri için yazdığı eleştirilere kadar sinema tutkusuna tanık oluyoruz. Olmak bölümündeki kökeni ve yazarlığıyla hesaplaşması ile Hissetmek'teki aile bağları ve çocukluk anıları, kültürel olanı kişisel bir yakınlığa taşıyor. Son bölüm olan Anımsamakta ise David Foster Wallace'ı ve yazınını anıyor.

Yankı odasının güçlü seslerinden J. D. Salinger'ın dediği gibi, "bir kitabı okuduktan sonra yazarı ile arkadaş olmak istiyorsanız o, iyi bir kitaptır."

Zadie Smith, denemelerindeki rahat ve içten üslubuyla okurlarıyla arasında yakın bir bağ kurmayı başarıyor.



Zadie Smith kimdir?

Jameikalı bir annenin ve İngiliz bir babanın kızı olan Zadie Smith 1975'de Kuzeybatı Londra'da doğdu ve halen romanlarının ilham kaynağı olan o bölgede yaşıyor. Üç yıl King's Koleji'nde okudu ve daha sonra da Cambridge'e girdi. İngiliz Edebiyatından birincilikle mezun oldu.

Yazarın henüz yirmi dört yaşındayken yayımlanan ilk romanı "İnci Gibi Dişler", İngiltere'de 2000 yılının en çok konuşulan romanı oldu ve onu hemen bir edebiyat yıldızına dönüştürdü. Guardian Ödülü, Frankfurt Kitap Fuarı'nın En İyi E-Kitap Ödülü ve yine adanın en prestijli ödüllerinden olan En İyi Yeni Yazar Ödülü gibi pek çok ödülü silip süpüren ilk romanın ardından, edebiyat dünyası heyecanla genç dehanın yeni kitabını beklemeye koyuldu.

2002 yılında yayımlanan yeni kitabı "İmza Toplayan Adam", daha çıkar çıkmaz büyük sükse yaparak Booker Ödülü'ne aday oldu.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

6 Kasım 2012 Salı

"Yetişkin olmaktan vazgeçiyorum..."


"Yetişkin olmaktan vazgeçiyorum. Yoruldum yetişkinliğin kurutulmuş pınarlarında, koşullu sevinç avcılığı yapmaktan. Aşk cimrisi, aşk kabızı insanlarla birarada yaşamaktan."

- Buket Uzuner.

Görsel: Okur Yazar.

"Yılın Yazarı: Hakan Günday"


"Yılın Yazarı: Hakan Günday"

Hakan Günday’ın karakterleri her türlü şiddetin içinden geçme gücüne sahiptir. Yalnızlık duvarı hariç.

- Murat Daltaban


13 Kasım'da Hasköy İplik Fabrikası'nda düzenlenecek Men of The Year Ödül Töreni'nde Yılın Yazarı ödülünü alacak isim Hakan Günday olacak. Chivas sponsorluğundaki törende ödülünü almak üzere gecede hazır bulunacak olan Günday, Murat Daltaban'ın yazısı ve Paolo Zerbini'nin fotoğraflarıyla bu ayki GQ Men of the Year özel sayısında:

Hakan Günday’ın AZ romanı “Altı yaşındaydı ve altı yaşında ölecekti” sözleriyle başlar. Kelebek misali ömre sahip bir kız çocuğu için yazılmıştır cümle. Hikaye sizi ilk cümlesinde darmadağın eder. Altı yaşınızı ve ölümü ilk anlamaya çalıştığınız anı ararsınız geçmişinizde. Aslında ölümü kendinize sorduğunuz anda, bir şeyin öldüğünü fısıldar size bir ses. Çocukluktur, masumiyettir, mutluluktur; neyse ne...

İkinci aşama, ölümün en yakınınızdakini elinizden alması ve sizi yalnız bırakması korkusudur. Ölümden önce yalnız kalmaktan korkar insanoğlu. Çünkü ölümle birlikte ölümsüzmüş gibi yaşama gücü de vermiştir doğa insana. Ama yalnız kalmaya tahammül gücü vermemiştir. Yalnızlık ölümden daha korkunçtur insanoğlu için. Onun için eşini arar, çoğalmaya çabalar. Yalnızlığı onu öldürmeden, o yalnızlığını öldürsün diye...

Kaynak: GQ

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Zor okunan 10 kitap..."


The Guardian zor okunan 10 kitabın listesini yapmış.


"Zor okunan 10 kitap..."

1) Malcolm Lowry - Yanardağın Altında

2) Kazuo Ishiguro - Avunmayanlar

3) Robert Musil - Niteliksiz Adam 1

4) Spinoza - Etika

5) Karl Marx - Kapital (1. Cilt)

6) Will Self - Umbrella

7) Walter Abish - Alphabetical Africa

8) James Joyce - Finnegans Wake

9) Thomas Pynchon - Gravity's Rainbow

10) B. S. Johnson - The Unfortunates

Kaynak: Edebiyat Haber.

- Kitap Galerisi -


5 Kasım 2012 Pazartesi

Günün kitap önerisi: "Kevin Wilson - Fang Ailesi"


Günün kitap önerisi: "Kevin Wilson - Fang Ailesi"

Şimdi suratına bir tane çaksam, sanat diyebilir miyim buna?

“Yılın en iyisi... Bildiğiniz şahaser.” Nick Hornby

Time, Guardian, Amazon, Esquire, People ve Kirkus’un “YILIN EN İYİ KİTABI” seçkilerinde.

BAY VE BAYAN FANG yaptıkları şeye sanat diyorlardı.

ÇOCUKLARINA göre ise bu bir tür şeytanlıktı.

Şayet Caleb ve Camille Fang gibi hayatınızı performans sanatına adamışsanız, ve yapıtlarınız gerçekliği çarpıtmak üstüne kurulmuşsa, konu ebeveynliğe geldiğinde kimse sizden harikalar beklememeli.

İnanmazsanız Buster ile Annie Fang’e sorun. Onlar kendilerini bildi bileli (istemeden) anne babalarının zirzop yapıtlarında rol aldılar. Ama sonra büyüdüler, önce anne babalarının yarattığı garip dünyanın ötesine adım attıkları yaşa, ardından o dünyada tutunamayıp, kurdukları yaşamların başlarına yıkıldığı yaşa geldiler.

Biri sancılı bir yazar, diğeri Hollywood'da umut veren bir aktris olan iki kardeş, büyüdükleri eve dönmekten başka çare göremediler. Ancak anne babaları onlarla ilgilenemeyecek kadar meşguldü; “başyapıtımız” dedikleri son bir performansı hayata geçirmeye hazırlanıyorlardı. Çok geçmeden hırslar çarpıştı ve her bir Fang üyesi çok önemli bir kararın eşiğine geldi: Önemli olan aile miydi, yoksa sanat mı?

Kevin Wilson'ın pek çok yayın organı tarafından "yılın en iyileri" seçkisine dahil edilen ve yakında sinemaya uyarlanacak romanı FANG AİLESİ, sürekli çatışan ama birbirini sevmekten asla vazgeçmeyen tuhaf bir ailenin eşsiz hikayesi.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Orhan Kemal'in eserleri tekrar baskı yapmaya devam ediyor..."


Ölümsüz yazarımız Orhan Kemal‘in külliyatını basmaya devam eden Everest Yayınları, bu büyük ustayı okurlarla buluşturmakta hız kesmiyor…

Evlerden Biri” romanının cep boydaki 2. Basımı, Everest boydaki 14. Basımı,

Kötü Yol” romanının cep boydaki 2. Basımı,

Eskici ve Oğulları” romanının Everest boydaki 10. Basımı gerçekleşmiştir.

Orhan Kemal‘in eserlerini Kitap Galerisi’nden %20 indirimle alabilirsiniz.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Tarih meraklılarının dikkatine: "Abdullah Paşa'nın Balkan Savaşı Hatıratı - Mahmut Muhtar Paşa'nın Cevabı"


Tarih meraklılarının dikkatine: "Abdullah Paşa'nın Balkan Savaşı Hatıratı - Mahmut Muhtar Paşa'nın Cevabı"

"Osmanlı ordusu mağlup olmuşsa bu felaketin gerçek sebepleri araştırılıp incelenmedikçe, bütün milletin seçkin ahlâkının iflas ettiğini söylemek doğru değildir. Özellikle bizimle silâh arkadaşlığı yapalı henüz yarım asır geçmiş milletlerin, bu kadar hızlı bir şekilde fikir değiştirmeleri hayret edilecek bir şeydir. Bu konuda karar verebilmek için mağlubiyetimizin sebeplerini araştırmak şarttır. Bu savaşa Şark Ordusu Kumandanı [Doğu Ordusu Komutanı] sıfatıyla katılmış olmam nedeniyle derlediğim bu hatırat, herkesten çok benim için üzüntü vericidir."

- Abdullah Paşa "Milletlerin yükselme, ilerleme, dağılma ve tükenme sebeplerini anlamak için hafızasına bakmak yeterlidir. Orada, bunların hep bir yetenek, bir kabiliyet, bir hak kazanma me¬selesinden ibaret olduğu görülür. Halk arasında her ne ortaya çıkar ve yerleşirse hep bu esasa dayanır. O halde gerçeği bütün toplum etkilemektedir. Toplumsal hafızada, genel ahlak ve kabiliyet dışında hiçbir şey meydana gelmez. Öyle olunca, başımıza gelenler de hep yaptıklarımızın cezasıydı." - Mahmut Muhtar Paşa

Hazırlayanlar: Mustafa Toker, Sema Demirtaş, Hülya Toker; Abdullah Paşa'nın Balkan Savaşı Hatıratı, Mahut Muhtar Paşa'nın Cevabı, Alfa Yayınları, Kasım 2012.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Acılar..."


"Acıları bile anılara dönüştürürüz biz."

Oruç Aruoba

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş'tan "Eski Türkiye Türkçesi"


Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş'tan "Eski Türkiye Türkçesi"

Bu kitapta neler bulabilirsiniz:

• Eserleri üzerinde durulan şairler
• Üzerinde çalışılan metinler
• Ses bilgisi
• Şekil bilgisi
• Metinlerin alındığı mecmualar-işaretler
• Safi’den manzûmeler
• Hümâmi’den manzûmeler
• Hassân’dan manzûmeler
• Ezheri’den manzûmeler
• Şirazî’den manzûmeler
• Şemsi’den manzûmeler
• Ulvi’den manzûmeler


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Güzel Sanatlar Yetenek Sınavına Hazırlık" çıktı...


"Güzel Sanatlar Yetenek Sınavına Hazırlık" çıktı...

Güzel Sanatlar Yetenek Sınavına Hazırlık kitabı ülkemizdeki güzel sanatlar fakülteleri ve güzel sanatlar liseleri sınavına hazırlananlar veya öğreniminize devam edenler için hazırlanmıştır.

10 genel bölümden oluşan kitapta; sınavların kapsamını, geleneksel desen gelişim aşamalarını ve öğrencilerin girmek istedikleri bölümlere özgü yapacakları çalışmalar sunuluyor.

•Eskziler
•Natürmort ve nesneler
•Anatomi
•Portreler
•Eller ve ayaklar
•Teknik
•Perspektif
•Bitkiler ve hayvanlar
•Hareketlilik
•Yetenek sınavları soru örnekleri

B. Barbaros Özdemir, Gülşen Elyorgun, Güzel Sanatlar Yetenek Sınavına Hazırlık, Alfa Yayınları, Kasım 2012.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Alfa Yayınları'ndan tekrar baskılar..."


"Alfa Yayınları'ndan tekrar baskılar..."

1) Arapça Dilbilgisi - Sarf Bilgisi, 6. Baskı

Yazanlar: Dr. Hüseyin Günday - Dr. Şener Şahin

• Bu kitabı okuyanlar, Arapça öğrenmeye ilk adım atan kişinin hareke konusunda duyduğu kaygı ve sıkıntıyı asla yaşamayacaklardır.

• Eser, bir ders kitabı niteliğinde hazırlanmış olup, konular dengeli bir biçimde dağıtılmıştır.

• Sarfın belkemiğini teşkil eden fiil çekimleri konusu, diğer kitaplarda olduğu şekliyle, bütün varyantlarıyla, tek bir yerde, yığma bilgi halinde verilmemiş, bunun yerine, her konuda fiil çekimleri yer alacak şekilde, konuların, zaman içerisinde sindirilerek öğretilmesi yöntemi tercih edilmiştir.

• Konuların ders usulüne göre hazırlanmış olması, gerek hoca, gerekse öğrenci için büyük bir avantaj sağlamaktadır.

• Kitap; kolay ve anlaşılır bir anlatım diline sahip oluşu, özellikle tanımlarının son derece açık ve net oluşu yönüyle, amatör dil meraklıları ve Açık Öğretim Fakültesi öğrencileri gibi, Arapçayı bir hoca yardımı olmaksızın öğrenmek durumunda kalanlar için de son derece yararlı bir rehberdir.

• İşlenen konu ile ilgili olarak çok sayıda örnek ve alıştırmalara yer verilmiş olup, anlamın ön plana çıktığı yerlerde örnek kelimelerin Türkçe karşılıkları da belirtilmiştir.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap



2) Osmanlı Türkçesi Metinleri 2, 14. Baskı

Yazan: Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş

Osmanlı Türkçesinin ilk devrelerine ait metinleri içine alan bu kitap, Tarihi Türkiye Araştırmaları dizisinin 2. cildini teşkil etmektedir.

Daha önce yayımlanan ´Yeni Osmanlıca Türkçesi Metinleri´, adlı kitabın devamı olan bu ´Klâsik ve Eski Osmanlıca Türkçesi Metinleri´, onunla birlikte Türkiye Türkçesinin XII. Asırdan XX. Asra kadar bütün devirlerine ait örnekleri bir araya getirmek maksadı taşıyor.

Böylece, Türkiye Türkçesinin bütün devirler ve sahalarla ilgili mahsûllerinden seçilmiş örnekler, ilk defa toplu olarak verilmektedir. Bu, bir ´bütün´ anlayışının sonucudur.

Bu suretle dîvan, tekke ve halk edebiyatları metinleri eklenmekte; Türkiye Türkçesinin tarihi ve yeni devreleri iki kitapta bütünleşmektedir.

Kitapta imlânın, hususiyle Türkçe kelimelerde, oldukça farklı olduğu görülecektir. Bu, alındığı yerdeki yazılışın aynen muhafaza edilmesinden ileri gelmiştir.

Standart bir imlâ sistemi kurmak değil, öğrencilere ve araştırıcılara asırlar boyu bir hayli değişik devam etmiş olan eklerde göze çarpmaktadır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Günün kitap önerisi: "Sevinç Çokum - Arada Kalmış Tebessüm"



Günün kitap önerisi: "Sevinç Çokum - Arada Kalmış Tebessüm"

Modern Türkçe edebiyatın diri sesi Sevinç Çokum, 2000'li yıllara adım atan Türkiye'nin yakın geçmişine dair etraflı bir muhasebe yapıyor.

Sınıf çatışmaları ve sanatçının hayatla ne denli iç içe olabildiği gibi temel meseleleri incelikle ele alıyor.

Ankara, İstanbul, Yalova üçgenindeki dört eski arkadaşın serüveniyle paralel ilerleyen romanda, 1999 depremi ve neredeyse aynı dönemde ama yalnızca dimağlarda yaşanan diğer bir büyük sarsıntının, sonuçları açısından ne kadar benzer olduklarını görüyoruz.

Peki, o dipsiz, birbirine dayanan, renksiz varoş evlerinde yaşayan ve kırlarını yutmuş sokakların birbirine benzer insanlarından oluşmuş kitleler?

Onları hep gri, beyaz, kurşuni renklerde boz bulanık görüyordum; şehir eteklerinde üst üste yaşamanın, üst üste düşünmenin rengiydi bu.

Otobüslerde üst üste giderlerdi; birbirlerinin soluklarını soluyarak... Kimdi bunlar? Bir cinayette buluşmaları ne de çabuk, ne de kolay...

Bu ülkenin insanlarıydılar. Kimse duymuyordu onların cümlelerini, kimse temsil etmiyordu onları.

Kayıp ovaların insanlarını...




Sevinç Çokum kimdir?

Sevinç Çokum 25 Ağustos 1943’te İstanbul Beşiktaş’ta dünyaya geldi. Üç kız evlada sahip olan ailenin en küçük çocuğudur. Beşiktaş Büyük Esma Sultan İlkokulunu, Beşiktaş Ortaokulu ve Lisesini bitirdi. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu; ayrıca Umumi Sosyoloji dalında öğrenim gördü. Acıbadem Özel Anadolu Lisesinde ve Etfal Hastanesine bağlı hemşire okulunda Türkçe ve Edebiyat dersleri verdi.

Orta öğrenimi sırasında bir süre İstanbul Radyosu çocuk korosunun haftalık programlarına katıldı. Klasik Batı müziği dalında özel keman dersleri alarak Türk ve değişik ülkelerin temsilcilerinden oluşan A. Kavafyan yönetimindeki İstanbul Amatör Senfoni Orkestrasında ikinci kemanlarda çaldı, konserlere katıldı.

Lisede öğrenciyken büyüklerin katıldığı Kudret Gazetesindeki bir yarışmaya girerek ikinci oldu. Üniversitede hikâyeler yazmağa başlayan yazarın Bir Eski Sokak Sesi adlı öyküsü Hisar Dergisinde (Şubat 1972) yer aldı. O sıralarda Yelken ve Eflatun Dergilerinde de birkaç hikâyesi görüldü, Ahmet Nadir Caner’in yönettiği Başkent Gazetesinde şiirlerinden bazıları neşredildi.

İlk hikâyelerini Eğik Ağaçlar adlı kitabında toplayan yazar, Behçet Necatigil’in tavsiyesiyle öyküde yoğunlaştı. Bu kitabın ardından Hisar Dergisinin yanısıra Türk Edebiyatı Dergisinde de yazmağa başladı. 1975-76 yıllarında Kültür Bakanlığı bünyesinde düzenlenen komisyonlardan Halk ve Çocuk Yayınları Kurulundaki çalışmalara katıldı. 1977-79 yıllarında Türk Edebiyatı Dergisinin yazı işleri müdürlüğünde bulundu.

Daha sonra, (1981-85) eşi Rıfat İzzet Çokum’la kurdukları Cönk Yayınlarını yönetti. Sevinç Çokum’un öykü, söyleşi ve diğer yazıları, Hisar, Türk Edebiyatı, Gösteri, Varlık Dergilerinde ve Dünya- Kitap’ta yer aldı.

Sevinç Çokum'un internet adresi: http://www.sevinccokum.info/

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap