kitap haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2012 Cuma

"New York Times Book Review 2012 Yılın En İyi Kitapları Seçkisi"


"New York Times Book Review 2012 Yılın En İyi Kitapları Seçkisi"

Yakında Artemis'ten çıkacak olan 2012 Man Booker Ödüllü, Hillary Mantel "Bring Up The Bodies" NY Times Book Review'un Yılın En İyi 5 Romanı seçkisinde!

Ayrıca kitaplarını ülkemizde Everest Yayınları basan Zadie Smith de NW romanıyla listede!

Kurgu Dalında Seçilen Kitaplar:

1) Hilary Mantel - Bring Up The Bodies
2) Chris Ware - Building Stories
3) Dave Eggers - A Hologram For The King
4) Zadie Smith - NW
5) Kevin Powers - The Yellow Birds


Kurgu Dışında Seçilen Kitaplar:

1) Katherine Boo - Behind The Beautiful Forevers
2) Andrew Solomon - Far From The Tree
3) Robert A. Caro - The Passage Of Power
4) David Nasaw - The Patriarch
5) Jim Holt - Why Does The World Exist?

- Kitap Galerisi

8 Kasım 2012 Perşembe

"Adalet Ağaoğlu, 65. Sanat Yılı'nı kutladı..."


"Adalet Ağaoğlu, 65. Sanat Yılı'nı kutladı..."

Adalet Ağaoğlu’nun yazarlıkta 65. yılı şerefine Boğaziçi Üniversitesi bir kutlama düzenledi. Yazarın kitaplarını ve eserlerinin telif haklarını da bağışladığı BÜ’nin Güney Kampus Albert Long Salonu Fuayesi’nde 18:00-21:00 saatleri arasında düzenlenen kutlamaya, edebiyat ve sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı. (Fotoğraflar yazar Buket Uzuner ve fotoğraf sanatçısı Mehmet Turgut'a aittir.)

Henüz gencecik bir öğrenci iken yazmaya başladı, bir daha da kalemi hiç bırakmadı. Roman, öykü, deneme, oyun... Türk edebiyatına pek çok eser kazandıran Adalet Ağaoğlu, yazarlıkta 65. yılını kutluyor.

Adalet Ağaoğlu 65 yıla yayılan edebiyat yolculuğunda yazın dünyamıza romanlar, öyküler, denemeler ve oyunlar armağan etti. Yazarlıkta 65. yılını kutlayan sanatçının Türk Edebiyatındaki yerini Metin Turan, Necip Tosun, Vural Bahadır Bayrıl, Buket Uzuner ve Cihan Aktaş’a sorduk.


- NECİP TOSUN (YAZAR)

Yüzleşmeci bir aydın

Türk edebiyatında aydın ve halk arasındaki temel uçurumu en iyi fark eden ve bunu eserlerine yansıtan yazarlardan biridir Ağaoğlu. Bu anlamda aydın yüzleşmesi onun eserlerinin en önemli damarı olmuştur. Üç Beş Kişi, Hayır, Bir Düğün Gecesi gibi Türk romanının önemli eserlerine imza atan Ağaoğlu, aynı zamanda öykücülüğümüzün de öncü isimlerindendir. Modern öykünün nitelikli örneklerini veren Ağaoğlu, özellikle evrensel insani özelliklerin otoriter yapı tarafından ezilişini ustalıkla öyküleştirmiştir. Eserlerinde genel olarak, eleştirel, muhalif bir tutum sergileyen Ağaoğlu’nun en dikkat çekici yanı, düşünce ağırlıklı bir sanat anlayışına karşın toplumsal konuları, popülist anlayışlarla değil, edebiyatın gerektirdiği estetik yaklaşımla, incelikle işlemesidir.

- VURAL BAHADIR BAYRIL (ŞAİR)

Yenilikçi bir yazar

Ortaokul son sınıfta Adalet Ağaoğlu’nun Çatıdaki Çatlak oyununu rejisör (!) olarak sahneye koymuştum. Demek ki sonraki 35 yılda da Adalet hanımın hep ilgili bir okuru olmuşum. Adalet hanımın düzyazısı mahirane, Türkçe’nin tadını duyarak okuyacağınız bir düzyazıdır. Romanlarına gelince; yenilikçi, teknik olarak çok iyi çözülmüş bulurum Ağaoğlu’nun romanlarını. İnsanın, yaşadığı bir saatten roman çıkarabilmek sahiden maharet gerektir.

- BUKET UZUNER (YAZAR)

Edebiyatın ustaları sadece erkekler değil!

Adalet Ağaoğlu’nun öncülüğü, edebi değeri ve eleştirelliği açısından edebiyatımıza katkıları ve etkileri konusunda uzmanlar zaten hemfikir. Ölmeye Yatmak, Bir Düğün Gecesi romanlarını okumasaydım yazar ve okur olarak çok eksikleneceğimi ve bütün genç yazarların da bunları en az bir kere okuması gerektiğini söylemek isterim. Ağaoğlu eserleriyle, edebiyatımızın sadece erkek ustalarıyla övünülemeyecek kadar güçlü ve evrensel olduğunun adı ve kanıtıdır da. Adalet Hanım, yazarların eserleri kadar siyasi duruşlarıyla da vicdanı sorgulayıcı bir kimliği olduğunu sık sık hatırlatır bize.

- METİN TURAN (YAZAR)

Tavır öykücüsü

Ağaoğlu’nun öykücülüğü, bir tavır öykücülüğü olarak kendini gösterir. İlk öykü kitabı Yüksek Gerilim’in yayımlandığı yıllarda toplumcu gerçekçi öykücülük düz bir hat üzerinde seyretmekte ve olaylara yaklaşım; dilin kullanımı neredeyse anonimleşen bir tarza bürünmekteydi. Onun daha bu ilk kitabında farklı bir dil ve kurgu ile türe katkısı, sanatçı tavrının öne çıkmasıyla anlam bulan derinlikli içerik kazanmış; Türk hikayeciliğinin nitelikli çoğalımına yeni bir boyut kazandırmıştır. O, beyin fukaralığının moda olduğu bir dünyada, ‘hesaplaşan aydın’ kavramının içerisini dolduran tavrıyla da ayrı ve aykırıdır.

Kaynak: Star Gazetesi.

- Kitap Galerisi -

"Unutulmaz yazar Bram Stoker’a Özel Doodle"


"Unutulmaz yazar Bram Stoker’a Özel Doodle"

Google Bram Stoker’ı 165. doğum gününde unutmadı. Dracula’nın ünlü yazarı Bram Stoker için Doodle hazırlayan Google, ünlü yazarın 165. doğum gününü, özel olarak hazırladığı Dracula ve hayatı temalı Doodle’ı ile kutluyor.

Bram Stoker Kimdir?

Babası tiyatro tutkunu orta halli bir devlet memuruydu. Öğrenimi bittikten sonra Abraham da 1890′da devlet memuru oldu. Aynı zamanda bu yıllarda başyapıtı Drakula’yı yazmaya başladı. 10 yıl bu görevi sürdürürken ücret talep etmeksizin tiyatro eleştirileri yazarak babasının merakını da sürdürdü. Nihayet 1876′da yazdığı bir yazı ile dönemin ünlü oyuncusu Henry Irvıng tarafından keşfedildi. İki yıl sonra devlet memurluğundan istifa ederek Londra’ya yerleşti.

Irving’in yanında çalışıp sahne amirliğinden özel sekreterliğe yükseldi ama yazarlığı da bırakmadı. 1897′de Dracula romanını baskıya verdi. (Yayıncılar romanı çok uzun bulduğu için romandan çıkarttığı giriş kısmı Dracula’s Guest ilk basımlarda yer almamıştır. Stoker’ın ölümünden sonra eşi bu bölümü yayınlamıştır.)

Bu roman çok tutulunca zaten acemi bir yazar olmayan Stoker, hayatının geri kalanını bir edebiyatçı olarak geçirir, evlenir ve çok sevdiği dostu olan Henry Irvıng’in yanından ayrılmaz.

Kimilerine göre araları bu kadar iyi değildir; hatta Dracula’nın dış görünüşünün, hırsının, despotluğunun, kendini beğenmişliğinin de Irvin’den geldiğini iddia edenler de vardır.

Stoker karakter olarak kontrollü, ciddi, kültürlü, yetenekli biridir. Davranışları ve dış görünüşü Victoria çağını temsil eden kibar bir centilmendir. Aynı zamanda maceraperest, heyecanlı ve tutkuludur da. Bunun en güzel örneği Thames Nehri’nde sandalı ile gezerken sulara atlayan birini görüp hemen suya atlaması ve erişip sahile çıkarmasıdır. Bu kişinin hayatını kurtaramasa da cesaretinden ötürü bir bronz madalya ile ödüllendirilir.

Kaynak: Moda Klik.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

7 Kasım 2012 Çarşamba

Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş'tan "Tarih İçinde Türk Edebiyatı"


Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş'tan "Tarih İçinde Türk Edebiyatı"

•Türk edebiyatının gelişmesine toplu bir bakış
•Divan edebiyatı ve özellikleri
•Mensur eser türleri
•Halk edebiyatı özellikleri
•Türk aruzunun vezinleri
•Türkçe’nin tarihi gelişmesi ve devreleri
•Tarih boyunca Türkçecilik ve sadeleştirme cereyanı
•Eski Anadolu Türkçesi
•Aruzda dört husus
•Yüzyıllar boyunca Türk edebiyatı
•Türk destanları
•Türk edebiyatında kahramanlık
•İslamiyet’ten önceki Türk edebiyatı
•Eski edebiyatımızda aşk
•Eski edebiyatımızda dini konular
•Türkçenin dünya dilleri arasındaki yeri
•Türkiye Türkçesi’nin ana hatları
•Halk edebiyatında nazım şekilleri
•Halk edebiyatında nesir

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Dünyanın en dar evi, İsrailli yazar Etgar Keret'e ait..."


Enstalasyon mu, yoksa yaşam alanı mı? İkisi de! Dünyanın en dar evine, nam-ı diğer Keret evine hoş geldiniz!

Bu projeden daha evvel bahsetmiştik; Varşova şehri -ki Polonya'daki Keret çılgınlığı, Türkiye'yi sollamakta diye duyduk- kısa öyküleri ile bağımlılık yaratan yazarın adını taşıyan ilginç bir mimari projeye ev sahipliği yapıyor. Evin üç yılı aşan projelendirme ve inşa süreci tamamlandı ve Etgar Keret, eni 122 cm'lik bu alanda bir gece geçirdi bile (evin en dar noktası 92, en geniş noktası ise 152 santimetre olarak geçiyor, ancak cepheden eni 122 cm.) Mimar Jakub Szczesny tarafından yönetilen projenin hayat geçiş safhaları, türlü engellerle doluymuş ancak üç yıllık çalışma sürecinde güçlüklerin tümünün üstesinden gelinmiş.

Bina, Etgar Keret'in adını taşımakla beraber tüm dünyadan sanatçılara ev sahipliği yapacak bir stüdyo olarak tasarlanmış. Keret'in isminin verilmesi, binanın darlığı ve yazarın öykülerinin kısalığı arasındaki metaforik örtüşmenin bir sonucu; ancak ilginç de bir tesadüf söz konusu; bina, bir zamanlar Varşova'nın Yahudi gettosu olan bölgenin kıyısında yer alıyor ve Keret'in Polonya doğumlu olan annesi, bu bölgede bizzat yaşamış, burada kendi ailesiyle yaşam mücadelesi vermiş. Tam da Etgar Keret öykülerinden çıkma bir ironi; bir kuşakta soylarının ebediyete gömülmesi tehlikesi ile savaşanlar bir yanda, bir kuşak sonrasında ise yok etmeye çalıştıkları ismi şehrin bu gururla sergilenen köşesine yazmaya çalışanlar diğer yanda. Hayatın cilveleri...

Keret, mimardan gelen ve onu proje hakkında bilgilendiren telefonu önce ciddiye almadığını, bir telefon şakasına kurban gittiğini sandığını söylüyor. Ne zaman ki mimar bizzat ziyaretine gelmiş, telefondaki kişinin gayet ciddi olduğu öylece anlaşılmış.


Keret, evin darlığının bir sıçrayışa ihtiyaç duyan yaratıcı zihinleri tetikleyecek nitelikte olduğu görüşünde. Tebdil-i mekanda ferahlık olduğunu tartışmaya gerek yok ama klostrofobikler bu görüşe katılacaklar mı emin değilim.

Yukarıdaki görselde, Etgar Keret, biraz ümitsizce tavana bakıyor. Aşağıda evin dışarıdan görünümü.

Burada (iki binanın arasındaki metal kaplı bölmede) yaşamak ister miydiniz?

(Yazıdaki bilgilerin bir kısmı yazarın anlattıklarından, kalanı ise Zeit dergisinin 45.ci sayısı yardımıyla derlenmiştir.)

Kaynak: Sirenin Sesi.

Etgar Keret kitaplarına bu bağlantıya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

- Kitap Galerisi -

"F. Scott Fitzgerald'ın merakla beklenen kitabı çıktı..."


"F. Scott Fitzgerald'ın merakla beklenen kitabı çıktı..."

Amerika'nın önde gelen yazarı, Muhteşem Gatsby'nin yaratıcısı F. Scott Fitzgerald'ın külliyatı ilk defa Everest'te!

F. SCOTT FITZGERALD KİTAPLIĞI DEVAM EDİYOR!

Fitzgerald’ın yeteneği, bir kelebeğin kanatlarındaki desen kadar doğaldı.” Ernest Hemingway

Genelde Muhteşem Gatsby romanıyla bilinen F. Scott Fitzgerald, aynı zamanda Amerikan edebiyatında derin izler bırakmış, seçkin bir öykü yazarıydı. Döneminde –kendi tabiriyle Caz Çağı’nda– genç kuşağın hoppalık kisvesi altında gizliden gizliye süren mutluluk arayışını işleyen Uçarı Kızlar ve Filozoflar, yazarın ilk öykü derlemesidir.

1920’de, Fitzgerald’ın ilk romanıyla aynı yıl yayımlanan Uçarı Kızlar ve Filozoflar, yazarın sekiz öyküsünü bir araya getiriyor. Fitzgerald'ın öykü kahramanlarında, yazarın kendi kaygılarının ve yaşadığı döneme dair tüm çatışmalarının birer birer vücut bulduğunu görebiliyoruz.

Fitzgerald'ın Gürültülü Yirmiler’inin şatafatı, şimdi Ülker İnce’nin pırıltılı diliyle birlikte Türkçe okurlarına ulaşıyor.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Günün kitap önerisi: "Zadie Smith - Bugün Farklı Düşünüyorum"


Günün kitap önerisi: "Zadie Smith - Bugün Farklı Düşünüyorum"

"İnci Gibi Dişler" romanı ile yazarlığa adım atan Zadie Smith, Bugün Farklı Düşünüyorum'da "genç yaşta ilk romanı yayımlanan, yazını da onunla birlikte -ve göz önünde- gelişen bir yazarın" hayata bakışını özetliyor. Smith, okumak, olmak, görmek, hissetmek ve anımsamak başlıklarından oluşan denemelerinde algısındaki değişimlerin izlerini sürüyor.

Okumak bölümünde yazar, "Barthes yazarı öldürdü ise Nabokov diriltebilecek mi? E. M. Forster'ın hassasiyetle eleştiri demekten kaçındığı tavsiyeleri neler? Kafka neden sabaha karşı üçte yazardı?" gibi sorular eşliğinde, okuru yankı odası diye adlandırdığı bir buluşma noktasına davet ediyor. Görmekte ise Katharine Hepburn ve Greta Garbo'ya olan hayranlığından, gişe filmleri için yazdığı eleştirilere kadar sinema tutkusuna tanık oluyoruz. Olmak bölümündeki kökeni ve yazarlığıyla hesaplaşması ile Hissetmek'teki aile bağları ve çocukluk anıları, kültürel olanı kişisel bir yakınlığa taşıyor. Son bölüm olan Anımsamakta ise David Foster Wallace'ı ve yazınını anıyor.

Yankı odasının güçlü seslerinden J. D. Salinger'ın dediği gibi, "bir kitabı okuduktan sonra yazarı ile arkadaş olmak istiyorsanız o, iyi bir kitaptır."

Zadie Smith, denemelerindeki rahat ve içten üslubuyla okurlarıyla arasında yakın bir bağ kurmayı başarıyor.



Zadie Smith kimdir?

Jameikalı bir annenin ve İngiliz bir babanın kızı olan Zadie Smith 1975'de Kuzeybatı Londra'da doğdu ve halen romanlarının ilham kaynağı olan o bölgede yaşıyor. Üç yıl King's Koleji'nde okudu ve daha sonra da Cambridge'e girdi. İngiliz Edebiyatından birincilikle mezun oldu.

Yazarın henüz yirmi dört yaşındayken yayımlanan ilk romanı "İnci Gibi Dişler", İngiltere'de 2000 yılının en çok konuşulan romanı oldu ve onu hemen bir edebiyat yıldızına dönüştürdü. Guardian Ödülü, Frankfurt Kitap Fuarı'nın En İyi E-Kitap Ödülü ve yine adanın en prestijli ödüllerinden olan En İyi Yeni Yazar Ödülü gibi pek çok ödülü silip süpüren ilk romanın ardından, edebiyat dünyası heyecanla genç dehanın yeni kitabını beklemeye koyuldu.

2002 yılında yayımlanan yeni kitabı "İmza Toplayan Adam", daha çıkar çıkmaz büyük sükse yaparak Booker Ödülü'ne aday oldu.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

6 Kasım 2012 Salı

"Yılın Yazarı: Hakan Günday"


"Yılın Yazarı: Hakan Günday"

Hakan Günday’ın karakterleri her türlü şiddetin içinden geçme gücüne sahiptir. Yalnızlık duvarı hariç.

- Murat Daltaban


13 Kasım'da Hasköy İplik Fabrikası'nda düzenlenecek Men of The Year Ödül Töreni'nde Yılın Yazarı ödülünü alacak isim Hakan Günday olacak. Chivas sponsorluğundaki törende ödülünü almak üzere gecede hazır bulunacak olan Günday, Murat Daltaban'ın yazısı ve Paolo Zerbini'nin fotoğraflarıyla bu ayki GQ Men of the Year özel sayısında:

Hakan Günday’ın AZ romanı “Altı yaşındaydı ve altı yaşında ölecekti” sözleriyle başlar. Kelebek misali ömre sahip bir kız çocuğu için yazılmıştır cümle. Hikaye sizi ilk cümlesinde darmadağın eder. Altı yaşınızı ve ölümü ilk anlamaya çalıştığınız anı ararsınız geçmişinizde. Aslında ölümü kendinize sorduğunuz anda, bir şeyin öldüğünü fısıldar size bir ses. Çocukluktur, masumiyettir, mutluluktur; neyse ne...

İkinci aşama, ölümün en yakınınızdakini elinizden alması ve sizi yalnız bırakması korkusudur. Ölümden önce yalnız kalmaktan korkar insanoğlu. Çünkü ölümle birlikte ölümsüzmüş gibi yaşama gücü de vermiştir doğa insana. Ama yalnız kalmaya tahammül gücü vermemiştir. Yalnızlık ölümden daha korkunçtur insanoğlu için. Onun için eşini arar, çoğalmaya çabalar. Yalnızlığı onu öldürmeden, o yalnızlığını öldürsün diye...

Kaynak: GQ

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Zor okunan 10 kitap..."


The Guardian zor okunan 10 kitabın listesini yapmış.


"Zor okunan 10 kitap..."

1) Malcolm Lowry - Yanardağın Altında

2) Kazuo Ishiguro - Avunmayanlar

3) Robert Musil - Niteliksiz Adam 1

4) Spinoza - Etika

5) Karl Marx - Kapital (1. Cilt)

6) Will Self - Umbrella

7) Walter Abish - Alphabetical Africa

8) James Joyce - Finnegans Wake

9) Thomas Pynchon - Gravity's Rainbow

10) B. S. Johnson - The Unfortunates

Kaynak: Edebiyat Haber.

- Kitap Galerisi -


"Türkiye, 2013 Londra Kitap Fuarı’nda odak ülke olacak"


"Türkiye, 2013 Londra Kitap Fuarı’nda odak ülke olacak"

Londra Kitap Fuarı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı yöneticileri, yaptıkları ortak açıklamayla Türkiye’nin 2013 yılında gerçekleştirilecek Londra Kitap Fuarı’nda Pazar Odağı ortağı olacağını duyurdu.

Londra Earls Court'ta 16-18 Nisan tarihlerinde düzenlenen fuarın son gününde, Ulusal Komite üyelerinin katılımlarıyla Türkiye, ''konuk ülke statüsünü'' Çin'den devraldı.

Türkiye fuarda toplam 230 metrekarelik stantla yer aldı. 2012 Londra Kitap Fuarı Türkiye açısından 2013 Konuk Ülke programının şekilleneceği edebi ve profesyonel buluşmalara ev sahipliği yaptı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde çalışmalarını yürüten Uluslararası Kitap Fuarları Türkiye Organizasyon Komitesi ile İstanbul Ticaret Odası işbirliğinde Türkiye Yayıncılar Birliği ve Basın Yayın Birliği üyesi 20 yayınevi, 7 telif hakları ajansı, sektörel meslek kuruluşları yöneticileri Londra Kitap Fuarı'na katılarak kendilerine ayrılan alanda Türkiye kitap pazarının genişlemesi için görüşmelerde ve tanıtımda bulundu.


İKİ ÜLKE ARASINDA ORTAK KÜLTÜREL PROGRAM



Londra Kitap Fuarı Pazar Odağı programı, İngiltere ve uluslararası yayıncılar için yabancı meslektaşlarıyla ilişki kurmaları, ihtiyaç duydukları yeni iş ortaklıklarına sermaye katabilmeleri için değerli bir olanak.

Pazar Odağı kapsamında Türkiye ve British Council işbirliğiyle yürütülecek ortak kültürel program, dikkatleri çağdaş Türk yazarlara ve önemli bir yayıncılık arenası olarak Türkiye’ye çekecek. Geçmiş yıllarda olduğu gibi, 2013’te de Pazar Odağı programı, konuk edilen Türk yazarların da içinde bulunduğu çeşitli kamuya açık etkinliklerle renklendirilecek. 

İmza töreninin katılımcıları, yapılan anlaşmayla ilgili görüşlerini açıkladı.

Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Onur Bilge Kula, bakanlık olarak Türk yazarları, yayıncıları, çevirmenleri, telif ajanlarını ve yayıncı birliklerinin Türk edebiyatını ve yayıncılık endüstrisini dünyaya tanıtmak için çabalarını koordine ettiklerini belirtti. 

Sektörün yasal ve maddi sorunlarını çözecek ve sektörü yurtdışına açacak projeler ürettiklerini, bunlardan birinin de Çeviri ve Yayım Destek Projesi (TEDA) olduğunu anlatan Kula, Londra Kitap Fuarı 2013 Pazar Odağı programının iki ülke arasındaki kültürel ilişkilerin yanı sıra yayıncılar arasındaki iş ilişkilerini de güçlendireceğini söyledi. Kula, programın aynı zamanda bugüne kadar içlerinde dünya çapında 1000’e yakın yayıncıya mali destek sağlayan TEDA Projesi’yle ilgili özellikle İngiliz yayıncıların bilincini artırmak için iyi bir araç olacağını da sözlerine ekledi. 



Konuyla ilgili, Londra Kitap Fuarı’nın ve Reed Sergileri Kitap ve Yayıncılık faaliyetlerinin direktörü Alistair Burtanshaw şöyle konuştu: 

“Pazar Odağı Londra Kitap Fuarı’nın her zaman önemli bir parçası oldu ve Türkiye’nin 2013 için seçilmiş olmasından dolayı çok memnunuz. Endüstrinin tamamı için kalıcı bir etki yapacak seçkin bir program ortaya koymak için Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İngiltere ve Türkiye’deki ortaklarımızla yakın temasta olacağımızı umuyoruz. 

Türkiye’deki önde gelen yazarlar, kitabevleri ve yayıncılarla buluştuktan sonra, eminim ki Pazar Odağı 2013 hem Türk kitap pazarı hem de Türkiye dışındaki yayıncılar için müthiş bir vitrin olacaktır. ISBN numaraları ile kayıtlı 6 binden fazla kitabevi ve 6400’den fazla yayıncıyla birlikte Türkiye’nin gelişen yayıncılık sahnesi küresel kitap ticaretinde giderek daha önemli olmaktadır.” 



Ümit Yaşar Gözüm ise bu kültürel programın, çağdaş Türk yazarlarının katılımıyla uluslararası yayıncılık endüstrisine katkısında Türkiye’ye yeni bir hız kazanacağını belirtti. Gözüm, programın Türkiye yayıncılık endüstrisinin tüm temel kurumlarından temsilcilerin bulunduğu Türkiye Organizasyon Komitesi tarafından koordinatör olarak bakanlıktan da bir temsilcinin katılımıyla ve British Council’in desteğiyle hazırlanacağını dile getirdi.



Etkinlikte konuşan British Council Edebiyat Direktörü Susie Nicklin şunları söyledi: 

“Çağdaş Türk edebiyatı hem güçlü hem de renkli ve Türkiye’den İngilizce okunmayı ve keyif alınmayı hak eden sayısız muhteşem yazar var. Bunun karşılığında, Türkiye’deki okurlarda da 
Çağdaş İngiliz yazınını daha çok keşfetme ve keyif alma konusunda büyük bir potansiyel var. 3013’te Londra Kitap Fuarı’nda Pazar Odağı’nın Türkiye olması çok uygun bir ana denk geldi. Fuar yaklaşırken ortaklarımızla birlikte çalışarak her iki ülkede pazar ve ilgi yaratmak için mükemmel bir olanağa sahibiz. Bu durum İngiltere ve Türkiye arasında daha kuvvetli ve derin bir edebi alışveriş yaratmak için bize yardımcı olacaktır. Zira her iki ülke için de edebiyatları en önemli çağdaş kültürel varlıklarından biri. 
"

Britanya Yayıncılar Birliği Genel Müdürü Richard Mollet ise Türkiye’nin yayıncılık endüstrisinde uluslararası profilinde son 10 yılda ciddi bir yükseliş olduğunu, İngiltere ve Türkiye’nin yayıncılık endüstrileri arasındaki bağların da her geçen yıl güçlendiğini söyleyerek şöyle konuştu: “Britanya’dan Türkiye’ye kitap satışları son 5 yılda yüzde 31 arttı ve Türkçe’ye çevrilen Britanyalı yazar sayısı en yüksek seviyeye ulaştı. Pazar Odağı İngiliz yayıncılara karşılıklı fayda sağlayan olanakları fark etmeleri, Türkiye’deki kitap ticaretiyle ilişkileri güçlendirmeleri ve özellikle dijital alanda çıkardıkları dersleri ve deneyimleri paylaşmaları için müthiş bir olanak sağlayacak. 

Türkiye’de yayıncılık endüstrisinin büyümesine ve çağdaş Türk edebiyatının güçlenmesi ve derinleşmesine karşın, İngilizce konuşulan ülkelerde Türk edebiyatından pek çok mükemmel yazarın ismi dahi bilinmiyor. Bu yazarların pek çoğu çok sayıda Avrupa dilinin yanı sıra Arapça, Japonca, Korece ve Hintçe gibi dillere de çevrilmiş ve bu dillerde yayınlanmış isimler ancak halen eserlerinin İngilizce çevirileri mevcut değil.

Kaynak: Londra Gazete.

Detaylı bilgi için: The London Book Fair.

- Kitap Galerisi -

5 Kasım 2012 Pazartesi

Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş'tan "Eski Türkiye Türkçesi"


Prof. Dr. Faruk Kadri Timurtaş'tan "Eski Türkiye Türkçesi"

Bu kitapta neler bulabilirsiniz:

• Eserleri üzerinde durulan şairler
• Üzerinde çalışılan metinler
• Ses bilgisi
• Şekil bilgisi
• Metinlerin alındığı mecmualar-işaretler
• Safi’den manzûmeler
• Hümâmi’den manzûmeler
• Hassân’dan manzûmeler
• Ezheri’den manzûmeler
• Şirazî’den manzûmeler
• Şemsi’den manzûmeler
• Ulvi’den manzûmeler


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

3 Kasım 2012 Cumartesi

"Alfa Yayınları'ndan tekrar baskılar..."


"Alfa Yayınları'ndan tekrar baskılar..."

Alfa Yayın Grubu çatısı altında 20'den fazla kategoride kitap çıkaran bir yayınevi olan Alfa Yayınları, yenilikçi ve çağdaş duruşuyla tanınıyor.

Gerek roman, gerek başvuru, gerek bilgisayar, gerekse de kişisel gelişim alanlarında yayımladığı kitapların neredeyse hepsi zaman içerisinde ilk tercih edilen kitaplar arasında yer aldı.

Alfa Yayınları'nın gerçekleştirdiği tekrar baskılar da bu bilgileri doğrular niteliktedir.

Alfa Yayınları'ndan henüz Kasım 2012'nin başlarında gerçekleşen tekrar baskılar şunlardır:

1) Şenay Düdek, İki Sevda Arasında, 13. baskı,

2) Sinan Akyüz, Piruze, cep boyda 3. baskı,

3) Sinan Akyüz, Sevmek Zorunda Değilsin Beni, cep boyda 8. baskı,

4) Jose Silva, Zihin Kontrolü Silva Metodu, 2. baskı,

5) Robert T. Kiyosaki, Zengin Baba'nın Yatırımcılık Kılavuzu, 2. baskı,

6) Uğur Batı, Enneagram ile Kişilik Analizi - Kendine İyi Bak, 3. baskı.

"Ünlü romanın yeni bölümü bulundu..."


"Ünlü romanın yeni bölümü bulundu..."

Amerikalı yazar Truman Capote'un tamamlanmamış ünlü romanı Kabul Edilmiş Dualar'a (Answered Prayers) ait yeni bir bölüm gün yüzüne çıkarıldı.

Yachts and Things başlıklı 6 sayfalık bölümün, Capote'un New York Halk Kütüphanesi Metinler ve Arşivler Birimi'nde saklanan belgeleri arasında bulunduğu ve Kasım ortalarında internetten yayımlanacağı belirtildi.

Kabul Edilmiş Dualar, Capote'un ölümünden 3 yıl sonra tamamlanmamış haliyle basılmıştı.

Aralarında Soğukkanlılıkla ve Tiffany'de Kahvaltı'nın da bulunduğu çok sayıda esere imza atan Truman Capote, 1984'te hayata veda etmişti.

(Kaynak: Yeni Şafak)

(Görsel: The Jewellerye Editor)

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Tunus Uluslararası Kitap Fuarı açıldı..."


Tunus Uluslararası Kitap Fuarı açıldı

Tunus’ta 29′uncusu düzenlenen Uluslararası Tunus Kitap Fuarı dün başkentinin el-Keram semtinde açıldı.

Fuar’ın açılışını Tunus Başbakanı Hamadi el-Cibali yaparken birçok Tunus Kurucu Meclisi milletvekili de törene katıldı. Cibali, Tunus’un önemli kültürel etkinliklerden biri olan Fuar’ı hükümet grubu, birçok parti lideri ve farklı görüşlerdeki siyasetçilerle birlikte gezdi. Fuar’a diğer Arap ülkeleri ve yabancı katılımcılar da büyük ilgi gösterdi.

Tunus Kültür Bakanı Mehdi Mebruk AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu sene düzenlenen fuarda, Mısır ve Tunus devrimlerinin etkisinin görüldüğünü ifade ederek, ‘Yaklaşık 30 sene önce başlatılan bu fuar ilk defa çeşitli kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor’ dedi.

Tunus devletinin resmi yayınevi Müdürü Kemaleddin Kahha, fuara bu sene Avrupa, Afrika ve Arap ülkelerinden 317, Tunus’tan 112 ve Mısır’dan 84 yayınevinin katıldığını belirtti.

İlk defa Türkiye’den bazı yayınevlerinin de katıldığı fuarda bu sene devrim öncesi dönemde ‘sakıncalı’ ve ‘yasaklı’ listesinde bulunan yayınevi ve eserlerin bulunması dikkati çekti.

Fuar geçen sene Tunus’un içinde bulunduğu şartlar nedeniyle düzenlenememişti.

Tunus Uluslararası Kitap Fuarı 11 Kasım’a kadar açık kalacak.

(Kaynak: Yeni Şafak)

(Görsel: Rune Guneriussen)

- Kitap Galerisi -

İskender Pala'nın kitaplarında yeni baskılar...


İskender Pala'nın kitaplarında yeni baskılar...

Türkiye'nin en çok okunan ve beğenilen yazarlarından biri olan İskender Pala'nın kitapları yeni baskılarla yoluna devam ediyor...

Türk okurlarının kütüphanelerinde unutulmaz kitaplara imza atmış olan yazar, Divan Edebiyatı profesörü olup hâlen Uşak Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olarak çalışmakta ve külliyatını Kapı Yayınları'ndan çıkarmaktadır..

Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk adlı romanı cep boy formatında 12. Baskıya, OD - Bir "Yunus" Romanı adlı kitabı da 4. Baskısını yaparak toplamda 275.ooo adede ulaşmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Kapı Yayınları, Ölümsüz Klasikleri basmaya devam ediyor...


Kapı Yayınları, ölümsüz klasikleri basmaya devam ediyor, Selim İleri'nin sunuşuyla...

Klasikler, ölümsüz oldukları için değil sürekli okundukları için de değerlidirler.

Bizim klasiklerimiz başlangıçta bazı eksiklik ve acemilikler taşısalar bile bu onların kurucu olma özelliklerini değiştirmez.

Dil kadar hayat da yeniden kurulur onlarda. Dünkü nesiller tarafından ağır aksak da olsa okunan, sevilen, hayatımızın bir parçasına dönüşen bu eserler bir kez daha ve günün zevkleri ve tercihleri gözetilerek çıkıyor gün yüzüne.

Okundukça sevilecek bu eserler dünü selamladığı kadar geleceği kurmaya da aday.

Araba Sevdası ve Taaşşuk-ı Tal'at ve Fitnat'ı okumak için hiçbir zaman geç kalmış sayılmayız...

Kapı Yayınları, Kitap Galerisi'nde...

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Kapı Yayınları'ndan çok önemli bir kitap: "Barbaros Hayreddin Paşa'nın Hatıraları"


Kapı Yayınları'ndan çok önemli bir kitap: "Barbaros Hayreddin Paşa'nın Hatıraları"

"Kendi halinde, deniz ticareti ile meşgul bir gencin, imanı, aklı, yüreği ve bileği ile dünyanın gelmiş geçmiş en büyük deniz savaşçısı ve kaptan-ı derya oluşunun, kendi ağzından yazılmış heyecanlı destanı...

O genç, Hızır Reis'tir ve bu büyük adam Barbaros Hayreddin Paşadır. Barbaros Hayreddin Paşa, korkusuz bir kahraman, tedbirli ve akıllı bir kumandan, dirayetli bir devlet adamı, alçak gönüllü bir insan, yiğit ve aziz bir müslümandır.

Böyle olduğu içindir ki, o bizden ve bizim içimizden biridir. Bizim öz büyüğümüz ve gerçek bir kahramanımızdır. Bu kitap, bizzat Barbaros Hayreddin Paşa tarafından söylenerek, yanındaki kahramanlardan Seyyid Murâdî Reise yazdırılmış bulunan ve "Gazavât-ı Hayreddin Paşa" adıyla meşhur olan eserden istifade edilerek kaleme alınmıştır." - M. Ertuğrul Düzdağ



Kapı Yayınları hakkında:

2004 yılında kurulan Kapı Yayınları, Şark medeniyetinin ışığını, rengini, doğru bir şekilde sunmak, modern insanı gelenekle buluşturmak, Doğu ve Batı kültürlerini birbirine anlatabilmek için yola çıktı. Eski-yeni söz ustalarının, araştırmacıların zengin dünyasını günümüz okurlarıyla buluşturmayı esas gaye bildi.

Her yönüyle Osmanlı İmparatorluğu, İslâm inancı ve İslâm felsefesi, şehir kültürü, folklor, edebiyat ve dilbilim araştırmaları, Şarkiyatçılık üzerine çalışmalar, romanlar ve hikâyeler “gelenekten modernliğe açılan” Kapı Yayınları’nın yayın anlayışını şekillendiriyor. Kapı Yayınları, Alfa Yayın Grubu’nun tescilli markasıdır.

Yazarlarından bazıları: İskender Pala, Beşir Ayvazoğlu, Dücane Cündioğlu, Haldun Hürel, Sevinç Çokum, Reha Çamuroğlu, Malik Aksel, Bernard Lewis, Stanford Shaw

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

2 Kasım 2012 Cuma

"Behruz Kia, İran'da günümüzün önemli şairlerinden biri..."


"Behruz Kia, İran'da günümüzün önemli şairlerinden biri..."

Yayınevimizden Kâbusa Yolculuk ve Düşüncedeki Rüzgâr adlı kitapları yayımlanır yayımlanmaz yoğun bir ilgi gören Behruz Kia İran’da günümüzün önemli şairlerinden biri.

Kuşağından Furuğ Ferruhzad, Sohrab Sepehri ile yakın arkadaş.

Dilimize daha önce üç şiir kitabı kazandırılmış (Dört Kitap, Mavi Yalnızlık, Hatıraların Gri parçaları).

Şiir dışında resim, sinema - tiyatro gibi dallarda da önemli yapıtlar ortaya koymuş bir yazar.

Ülkemizde birçok kişisel resim sergisi açmış ve tiyatro oyununa imza atmıştır.

Onun şiirlerini okurken Hafız’ın, Sadi’nin sesini duyacak; modern İran’ın şiirini bireysel duyarlıklar dolayımında tadacaksınız.

Furuğ’a ve Sepehri’ye ülkemizde gösterilen yoğun ilginin şair-yazar-düşünür Behruz Kia’ya da gösterileceğinden kuşku duymuyor ve okuyucuya mutlaka tanıması gerektiğini öneriyoruz.

Lalelere Requiem yaşamla ölüm, aşkla ayrılık, yaşlılıkla hayat sevgisi, kır-şehir yaşamı gibi birbiriyle zıt duygular arasındaki gelgitte yazılmış gerilimli ve bir o kadar da hüzünlü şiirler.

Bu şiirlerin havasını mutlaka solumak gerekli.

Behruz Kia, Lalelere Requiem, Şiirden Yayınevi, Ekim 2012.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

"Şule Gürbüz'ün yeni romanı Coşkuyla Ölmek..."


"Şule Gürbüz'ün yeni romanı Coşkuyla Ölmek..."

Şule Gürbüz'ün yeni romanı Coşkuyla Ölmek 8 Kasım'da İletişim Yayınları etiketiyle çıkacak...

Geçen günlerde haberini duyurduğumuz bir olay da şuydu: 7. Oğuz Atay Öykü Ödülü, Şule Gürbüz'ün Zamanın Farkında isimli kitabına verilmişti.

Özellikle Kambur isimli kitabıyla edebiyat severlerin ilgisini çeken Şule Gürbüz, profesyonel saat tamirciliği yapmaktadır.

Şule Gürbüz'ün BirGün gazetesine verdiği "Gitmemeyi başarmakla kahraman olunuyor" adlı röportajını başlığa tıklayarak okuyabilirsiniz.

Coşkuyla Ölmek

“Beklemek, bir şeyin yoluna ve haline girmesini beklemek, beklerken olacak olanın olması için gereken her türlü başka hale geçişlere, kalışlara tahammül etmek ne zor şeydi. Başı da, ortayı da, sonu da bilip beklemek ne tahammülü güç şeydi. Tanrı’nın da yaptığı bu muydu? Baş, orta, son belli, helak kaçınılmaz, ancak önemli olan o zamanı geçirmek, o zamandan geçmek.

Ve geldiğinde gelmemiş gibi, bilmemiş gibi, yaşamamış gibi gelmek, rüyayı görüp uyanmak ve ‘Neyse rüyaymış,’ demek ve aynı yerden uyumaya devam etmek.

Yaşamaya da, ölmeye de yazık. Bu ölüm için yaşamaya, bu yaşamak için ölmeye yazık.

Mezarlıklara, servilere, süsenlere, nisan sonunda açan katırtırnaklarına, telaşlı karıncanın adımlarına yazık, mezar taşına konup da bağıran karganın sesine yazık, ölüme ağlayan şaire, yaşam var zanneden filozofun nefesine yazık, şen taklalarla ilk senelerinde koşup zıplayan, ağaçlara tırmanırken seyredilip seyredilmediğini kontrol eden kedinin tırnaklarına yazık, ağdaki balığa, lokantada onu bekleyen anguta, önce ön iki ayağını sonra arkadakileri ovuşturup bu hareketinden büyük kâr ve kisve uman karasineğe yazık, hortumunu sallayan koca file, sanatlı sıçrayışı ile dahi boşluğu dolduramayan yunusa yazık, grafon kâğıdından gelincik ve petunyalara, en pürüzsüz çakıl taşına, kum olmuş zavallıya, sağdan sağdan yürüyen eşeğin inadına, yol kenarlarındaki ısınmış dikenlere, kozalağın içindeki fıstığa, duvara yapışmış yosuna yazık, bu topu binyıllardır çevirip duran sema-i muğlâka, titreyen kanatlara, açılan göğe ve onun katmanlarına, havanın, suyun olduğu, olmadığı yerlere yazık.”

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Orhan Pamuk’un yeni romanı: “Kafamda Bir Tuhaflık”













Orhan Pamuk’un yeni romanı: “Kafamda Bir Tuhaflık

Orhan Pamuk, Londra’da “Silent House” adıyla, Robert Finn tarafından Türkçe’den İngilizce’ye yeni çevrilen “Sessiz Evromanıyla ilgili edebiyat söyleşisine katıldı.

Çok sayıda konser ve sanat etkinliğinin düzenlendiği Southbank Centre, Queen Elizabeth Hall’daki Pamuk söyleşisine ilgi yoğundu.

30 yıl önce kaleme aldığı “Sessiz Ev romanından birkaç pasaj okuyan ve kitabının konusuyla ilgili bilgi veren Pamuk, “Bu kitabı 1980′deki askeri darbeden hemen sonra yazdım. Aslında bu dönemde başka bir kitap daha yazıyordum ve bu siyasi bir kitaptı. Ancak bu kitap çok radikaldi ve askeri darbeden sonra bu kitabı bitiremeyeceğimi fark ettim. Bu kitabı yarıda bıraktım ve bu kitap hala evimde bir çekmecede duruyor” diye konuştu.

Bazı romanlarının siyasi olup olmadığına ilişkin ise Pamuk, “Romanlarımla ilgili hiçbir zaman sorun yaşamadım. Ancak konuşmalarım, röportajlarımla ilgili sorun yaşadım” dedi. Orhan Pamuk, söyleşiyi dinleyenlerin sorularını da yanıtladı.

Pamuk’un yeni romanı: “Kafamda Bir Tuhaflık

Yeni projelerine ilişkin bir soru üzerine Pamuk, “Kafamda Bir Tuhaflık” isimli yeni bir roman yazdığını kaydederek, bu romanında 1960′lardan, 2000′li yılların başına uzanan bir hikaye ile bir işportacıyı anlatacağını kaydetti.

“Türkiye’de cezaevlerindeki açlık grevlerine ilişkin ne düşündüğünün ve bu grevlerinin nasıl sonuçlanacağını tahmin ettiğinin” sorulmasına üzerine ise yazar Pamuk, “Kolay bir şekilde sonuçlanacağını düşünmüyorum. Ancak, bu konulara şu anda girmek istemiyorum. Bu konuya, kolay bir çözüm öngörmüyorum” yanıtını verdi.

Pamuk soruları yanıtlarken, Türk romanAhmet Hamdi Tanpınar’a olan hayranlığını dile getirdi ve Tanpınar’ın kahramanı olduğunu söyledi. Söyleşinin ardından yazar Orhan Pamuk, uzun bir kuyruk oluşturan hayranları için kitaplarını imzaladı.

(Kaynak: Edebiyat Haber)

- Kitap Galerisi -