Kitabın 30. ve 31. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
NAZLI ILICAK
Candaş Tolga, genç kuşağın özü sözü bir, vicdanlı gazetecilerinden Yanlış yaptığında hemen düzelten, şartlar ne kadar ağır olursa olsun doğru haberin peşine düşen bir hassasiyete sahip. Çalışkan, azimli inatçı, ama aynı zamanda sevecen, kalp kırdığında gönül almasını bilen bir yapısı var. Bütün bu özellikleri, onu, duyarlı bir gazeteci yapıyor Genç meslektaşımın başarılarının devamını dilerim.
ERDOĞAN AKTAŞ
Candaş Tolga ile ilk tanıştığım günü hatırlıyorum. Posta Gazetesi'nde yazdığım günlerdi ve Rıfat Ababay'ın odasındaydık. Candaş geldi. Rıfat Ababay, Candaş'ın radyo programlarını çok beğendiğini ve gazeteye almak istediğini söylemişti. O gün uzun uzun sohbet etmiştik.
Ardından Candaş, Posta'da başladı, ama ne başlamak...
Çünkü habercilikte o günlerde yeni olmasına rağmen, Posta'nın sayfalarına koyduğu haberlere şaşılıyordum. Yılların gazetecilerinin ulaşamadığı bilgi kaynaklarına Candaş ulaşıyor, tecrübeli habercilerin üzerine çalıştıkları haberleri Candaş buluyordu. Bu yazdıklarım abartı değil, aynen böyle.
Candaş'ı anlatırken özellikle önce bunları söylememin bir nedeni var... Çünkü şöyle bir ayırım yapmak mümkün. İki türlü haberci vardır. Bir... Haberin peşinde koşan gazeteciler, iki... Haberin peşinde koştuğu gazeteciler... İşte Candaş özellikle ikinci tanımlamaya düşüyor.
Bu tanımlamam size biraz abartı gibi gelebilir. Fakat değil, bana inanın.
Tabii ki o da haberin peşinde koşuyor, ama bir de haberin onun peşinde koşması var ki gerçekten insanı şaşırtıyor... Çünkü Candaş'ta haberciliğin getirdiği bir şeytan tüyü var. Topun sevdiği santrafor gibi. Her koşulda gol atmayı başaran futbolcu gibi yani.
Bu süreçte bir de köşe yazılarına başladı. İşte elinizdeki bu kitapta da onun gazetecilik yolculuğunda döşediği taşların bazılarını, yani bu köşe yazılarının bir kısmını göreceksiniz. Öyle zannediyorum ki bana da hak vereceksiniz.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder