Kuş evi. Kuş evi. Nüveyre'nin sırma saçları. Gökyüzüne açılan pencere. Pencere gökyüzüne açılıyor ve bahçeye kanat çırpan, uçmasını unutmuş kuşlar. Kuş evi. Annem, Nüveyre'yi kucaklıyor; "Saadetler dilerim," diyor. Nüveyre'ye kışlık kumaş hediye ediyoruz. Nüveyre teşekkür ediyor. Kuş evi. En tepesi yalının. Hayatımın tek mutlu günü. Nüveyre evlendi. Jülide Hanımların köşkünde Nüveyre için billur avizeler yandı. Şimdi Nüveyre, bir kuş evinde. Kuş evinin bir odacığında. Deniz. Deniz kıyısında Ali'yle duruyoruz: "Senin adın ne?" Ali olduğunu öğreniyorum. Denize bakarken öğreniyorum. Ali'nin uçurtması var.
Bugün yarın çöker gözüyle bakıyorlardı yalıya. Yalı denirse. Evsiz barksız kalmışların sığınağı. Nüveyre bu yalıya gelin gidiyor. Sırma saçlı Nüveyre. Sırma saçlarına duvağını oturtamamıştı. İki yanında yerlere kadar gelin telleri. Gelin tellerim iyi hatırlıyorum. Kesicin hançerin ışıltıları gibi gelin telleri. Nüveyre kıpırdadıkça ışıldıyorlar. "Tellerin nerde Nüveyre Abla?" diyo-"Teyzem aldı düğün sonunda." Düğün bitiyor üç kişinin yaşadığı köşkte. Düğün bitiyor ve Jülide Hanım, Nüveyre'nin iğreti gelinliğini, duvağını, tellerini söküp alıyor. İç çamaşırlarıyla bırakıyor Nüvey-re'yi. Sonra bu kuş evi. Nüveyre'ye kollarını açmış. Her odacığında bir kalabalık aile. Yeni gelin diye Nü-veyre'yi altın beşiğe oturtuyorlar. "Korurlar," diyor annem; "herkes Jülide kadar kalpsiz olamaz." Ardından, "Jülide," diye söz ediyor; yüzüne "Jülid'anım,"
diyor annem.
Bizi kapılarda karşılamıştı Nüveyre. Günün ışıklı vakitleri. Yoksulluğu büsbütün açığa vuran çiğ aydınlıklar. Müthiş sevinmişti gelişimize. Kuş evinde oturuyordu Nüveyre. Artık bu kuş evinde yaşayacaktı. Kocasını seviyordu. "İkisi el ele verdiler mi, akan sular durur." Annem böyle diyor.
Deniz sertti. "Çok yaklaşma," dedi Ali. Geri çekildi. Dalgalar, taşlara çarpıyordu arada bir. Ali'yle hemen arkadaş olmuştuk. "Yüzmesini biliyor musun?" Yüzmek bilmiyordum. Yazın gelecektik ve Ali ögretecekti. Ali kuş evinde doğmuştu. Doğduğundan beri yüzmek biliyordu. Serin havaya rağmen üşümüyordum.
Oturulacak yer mi burası?" diyor annem yalıyı görünce; "yazık oldu Nüveyre'ye. Yazık ettiler kıza." Çok sevdim kuş evini," diyorum. Annem anlamıyor. Kuş evini bilmiyor. Kaç yaşındasın sen?"
kitap
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder