9 Aralık 2013 Pazartesi

Katiller Demokrasisi Hırsızlar Düzeni

Katiller Demokrasisi Hırsızlar Düzeni, Uğur Mumcu tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Umag Yayınları, İnceleme Araştırma, 9789758084319, 329 Sayfa, Nisan/2006

 
Kitabın 160. ve 161. sayfasından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

YASSIADA'DA YAHYA HAN FORMÜLÜ...

Bundan on yıl önce, şimdi "masal saati"nin okunduğu saatlerde bütün Türkiye radyoları, Yassıada duruşmalarını yayım-'ardı. Gazi Osman Paşa Marşı ile başlayan yayın tok sesli bir spikerin açıklamaları ile devam eder ve Yüksek Adalet Divanı Başkanı Salim Başol, sanıkların "bağlı olmayarak getirildiklerini" bildirerek duruşmaya başlardı. 1950-60 devrinin dehşetengiz politikacıları, Başol'un karşısında küçüldükçe küçülürler, "Hatırlamıyorum Reis Beyfendi", "Keşke bizi uyarsalardı", "Ben cahil bir adamım, bu işieri ne bilirim" diyerek suçlarına özür ararlardı. Yassıada duruşmaları, memleketi on yıl yönetmiş olan kadronun zavallılığını, korkaklığını, köksüzlüğünü ispat etmiş, demokrasi adına yola çıkmış siyasetçilerin, hangi çıkarları temsil ettiklerini ortaya koymuştur. Bu bakımdan Yassıada duruşmaları uydurma demokrasinin ibret tablolarından biri olmuştur.
Yassıada duruşmaları sonunda, bir devrin siyasetçileri; Anayasayı şiddet yolu ile değiştirdikleri için çeşitli cezalara çarptırıldılar. Başbakan ve iki bakan bu gerekçe ile asıldılar. Suç: Anayasayı şiddet yolu ile değiştirmek! Ceza: Ölüm!... Demek ki, Anayasa ihlali dediğimiz suç, gerçekten son derece önemli. Umulurdu ki, 27 Mayıs ihtilalinden sonra gelen iktidarlar, Yassıada kararları karşısında son derece dikkatli olacaklar ve Anayasayı ihlalden kaçınacaklar. Yüksek Adalet Divanının kararında "... Türk Anayasasını tebdil, tağyir ve ilga etmek is-ter yukarıdan, ister aşağıdan gelsin, bazı fiil ve tasarruflarla, mevcut Anayasanın fiilen tatbik edilmez hale getirilmesi, onun ana prensiplerinin kısmen veya tamamen ortadan kaldırılması, mevcut hukuki rejim yanında ona ana çizgileri ve karakterleri bakımından zıt bir rejim yaratılmasıdır Demek oluyor ki sistemli ve kasıtlı olarak Anayasadaki prensiplerin fiilen ortadan kaldırılması, yani fiilen Anayasadışı bir rejimin yaratılması bahis konusu ise, bu taktirde !46'na maddedeki suç işlenmiş olur.,. Devlet reisinin veya teşrih meclislerin selahiyetlerini genişletmeye ve daraltmaya, ' bu kuvvetlerden birini ortadan kaldırmaya, veyahut icra kuvveti ile kaza kuvveti arasındaki münasebetleri tebdile matuf hareketlerdir ki devletin Anayasasını, tağyir ve tebdil şeklinde mütalaa edilebilir..." denilmektedir.
Bir başbakan ve iki bakan bu hukuksal gerekçelerle asıldılar. Devletin kuvvetlerini, Anayasayı uygulamama yolunda kullanmak, Anayasada yetki alanları çizilmiş devlet kuvvetlerinin işleyiş koşullarını değiştirmek, bazı kurullara olağanüstü devlet yetkilen vermek, Anayasayı ihlal suçunu gerekçeleri olarak sıralanmaktadır. Gerçekten, Anayasa ve Ceza Hukuku açısından durum gerekçelerde açıklandığı gibidir.
Anayasayı ihlal suçu, bir hukuk aritmetiği ile ispatlanacak suçlardan değildir. Anayasayı ihlal suçlarının, hukuksal nedenleri dışında hukukdışı nedenleri vardır. Adalet Partisinin dayandığı sosyal temeller, bu Anayasanın uygulanmasını değil, uygulanmamasını gerektirir. Adalet Partisi de bu amaçla iktidara gelmiştir. Temsil ettiği çıkarlar gereği, Anayasanın ilkeleri tek tek çiğnenecektir. Adalet Partisinden, Atatürkçü, laik, Anayasaya bağlı olmasını beklemek Türk toplumunun gerçeklerine aykırıdır. Anayasa işçilere grev hakkı mı tanımıştı; Adalet Partisi bunu kısıtlamak için her yola başvuracaktır. Anayasa sınırsız düşünce özgürlüğünü mü getirmişti; Adalet Partisi cümle savcı ve polislerini seferber edecektir. Anayasa, insanca yaşama düzeyinden mı söz ediyordu; Adalet Partisi bütün uyanışları önlemek için, hurdalaşmış hukuk kuralları ile hücuma geçecektir, öğretmeni, aydını, gençliği sindirmeye ve korkutmaya çalışacaktır. 
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder