İngiltere Bankası'nın Altın Stratejisi
İngiltere'nin altın standardına geri dönme çabaları, savaş sonrasında Londra'yı yeniden dünyanın fînans merkezi haline getirmeye yönelik bir stratejiydi. Altın standardı, 1929-1931'de çökene kadar uluslararası kredi piramidinin en hayati parçasıydı. Dünya tarihinin en büyük küresel krizinin sebebi, Alman savaş tazminatları ya da müttefiklerin borçlarından çok, ABD'nin çatlamış olan savaş sonrası altın standardı ve İngiltere Bankası'nın güven vermeyen konumuydu. İngiltere, Witwatcrsrand'ta dünyanın en büyük altın madenleri için Boer Savaşı'na girmişti. Ancak uzayan Avrupa savaşının ardından buradan elde edilen altınlar, J.P. Morgan ve ABD hükümetinden alınan malzemeler için harcanmıştı. Altınlarla birlikte İngiliz jeopolitik etkinliği ve Londra'nın küresel fînans kontrolü de kaybedilmişti.
1919'da savaş sonrası müttefiklerin borçlan, Almanya'nın tazminat borcu ve diğer konular tartışılırken İngiliz hükümeti, ABD'nin Morgan bankaları ve hazinenin milyarlarca dolarlık alacağı için bastırması üzerine sterlinin altın standardından çıkmaya ve savaş öncesi 4.86'lık dolar paritesini terk etmeye zorlanmıştı.
İngilizler safça Amerikalı kuzenlerinin savaş borçlarını unutacağını çünkü savaşın Amerikan-İngiliz-Fransız-İtalyan ittifakıyla kazanıldığını düşünüyorlardı. Yanılsama, Morgan ve Wall Street'in baskısı altındaki ABD hükümetinin taviz vermemesi üzerine buharlaşıvermişti. İmparatorluk dışında Amerika ile yapılan ticaret açığının çok büyük olması sebebiyle İngiltere asla savaş öncesi altın standardı merkezi olma özelliğini sürdüremezdi.
1919'da dünyanın en büyük ekonomisi açıkça görülüyordu ki, artık İngiltere değildi. Avrupa ülkelerine borç verme konumuna gelen Amerika savaştan güçlenmiş olarak çıkıyordu.ABD'nin altın stokları dört kat büyümüştü ve dünyanın en büyük rezervi haline gelmişti.' Bu durum 1929'daki borsa krizine kadar devam etti. İngiltere ise tam aksi bir durum yaşıyordu. Büyük bölümü Amerika'ya olmak üzere çok fazla dış borcu vardı. Parası değer kaybetmiş, altın stoku tehlikeli şekilde azalmıştı.
Altın, dünyanın finans merkezinin neresi olacağı konusunda en belirleyici faktördü. 1919'da ABD, savaşta geçirdiği iki yıl boyunca askıya almış olduğu doları altına sabitleme uygulamasına devam etmeye başladı. İngiltere'nin aksine, ABD çok büyük altın rezervlerine sahip olduğu için altın standardına dönüş yapmakta herhangi bir sıkıntı yaşamayacaktı. ABD, hem altın stoku hem de dünya altın piyasasındaki rolü sayesinde savaş sonrası altın standardı kurulmasında belirleyici bir rol üstlenecekti.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.İngiltere'nin altın standardına geri dönme çabaları, savaş sonrasında Londra'yı yeniden dünyanın fînans merkezi haline getirmeye yönelik bir stratejiydi. Altın standardı, 1929-1931'de çökene kadar uluslararası kredi piramidinin en hayati parçasıydı. Dünya tarihinin en büyük küresel krizinin sebebi, Alman savaş tazminatları ya da müttefiklerin borçlarından çok, ABD'nin çatlamış olan savaş sonrası altın standardı ve İngiltere Bankası'nın güven vermeyen konumuydu. İngiltere, Witwatcrsrand'ta dünyanın en büyük altın madenleri için Boer Savaşı'na girmişti. Ancak uzayan Avrupa savaşının ardından buradan elde edilen altınlar, J.P. Morgan ve ABD hükümetinden alınan malzemeler için harcanmıştı. Altınlarla birlikte İngiliz jeopolitik etkinliği ve Londra'nın küresel fînans kontrolü de kaybedilmişti.
1919'da savaş sonrası müttefiklerin borçlan, Almanya'nın tazminat borcu ve diğer konular tartışılırken İngiliz hükümeti, ABD'nin Morgan bankaları ve hazinenin milyarlarca dolarlık alacağı için bastırması üzerine sterlinin altın standardından çıkmaya ve savaş öncesi 4.86'lık dolar paritesini terk etmeye zorlanmıştı.
İngilizler safça Amerikalı kuzenlerinin savaş borçlarını unutacağını çünkü savaşın Amerikan-İngiliz-Fransız-İtalyan ittifakıyla kazanıldığını düşünüyorlardı. Yanılsama, Morgan ve Wall Street'in baskısı altındaki ABD hükümetinin taviz vermemesi üzerine buharlaşıvermişti. İmparatorluk dışında Amerika ile yapılan ticaret açığının çok büyük olması sebebiyle İngiltere asla savaş öncesi altın standardı merkezi olma özelliğini sürdüremezdi.
1919'da dünyanın en büyük ekonomisi açıkça görülüyordu ki, artık İngiltere değildi. Avrupa ülkelerine borç verme konumuna gelen Amerika savaştan güçlenmiş olarak çıkıyordu.ABD'nin altın stokları dört kat büyümüştü ve dünyanın en büyük rezervi haline gelmişti.' Bu durum 1929'daki borsa krizine kadar devam etti. İngiltere ise tam aksi bir durum yaşıyordu. Büyük bölümü Amerika'ya olmak üzere çok fazla dış borcu vardı. Parası değer kaybetmiş, altın stoku tehlikeli şekilde azalmıştı.
Altın, dünyanın finans merkezinin neresi olacağı konusunda en belirleyici faktördü. 1919'da ABD, savaşta geçirdiği iki yıl boyunca askıya almış olduğu doları altına sabitleme uygulamasına devam etmeye başladı. İngiltere'nin aksine, ABD çok büyük altın rezervlerine sahip olduğu için altın standardına dönüş yapmakta herhangi bir sıkıntı yaşamayacaktı. ABD, hem altın stoku hem de dünya altın piyasasındaki rolü sayesinde savaş sonrası altın standardı kurulmasında belirleyici bir rol üstlenecekti.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder