Kitabın 228. ve 229. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Boş yatakta uyandım ve sakin olmaya çalıştım. Micha'ya mesaj atıp nerede olduğunu sordum. Eminim bir açıklaması vardır.
"Kötü bir şey olmadığına eminim," desem de içimde tarif edemediğim bir sıkıntı vardı.
Şort ve atlet giyip aşağı indim, Micha'nın evine gidecektim. Ama Dean, Lila ve siyah kısa saçlı bir kızın mutfak masasında, önlerinde kahve bardaklarıyla oturduğunu gördüm.
Tezgâhın üzerinde bir kutu doughnut vardı ve birisi çöpleri çıkarıp temizlik yapmıştı.
"Ah Tanrım, en sonunda seninle tanışmak çok güzel," dedi siyah saçlı kız. Ayağa kalktı ve yanıma geldi.
"Benim için de öyle sanırım..." dedim uzattığı eli sıkıp Lila ve Dean'e bakarak.
Dean ayağa kalktı, tişörtündeki kırıntıları temizleyerek "Ella, bu nişanlım Caroline," dedi.
Ağzımdan sadece "O" diye bir ses çıktı. Kız hiç düşündüğüm gibi değildi. Kısa boylu ve inceydi, teni bronzdu ve dalgalı saçları ensesine geliyordu. Tişörtünün üzerine yelek giymişti ve altında da siyah kotu vardı. Bileğinde kelebek dövmesi vardı. Kulaklarına da birkaç tane küpe takmıştı. Erkek kardeşimin görüntüsünden yola çıkarak kızın daha düzgün ve bakımlı olduğunu hayal etmiştim.
"Dean bana senden çok bahsetti," dedi sıcak sıcak gülümseyerek. "Ve en sonunda anlattığı hikâyelerin kahramanıyla yüzleştiğime çok memnunum."
Dean'e baktım ve tek kaşımı kaldırdım. "Hikâyeler öyle mi? O hikâyeleri ben de dinlemek isterim."
Hiç duraksamadan devam etti. "Mesela resim yapmayı çok sevdiğin, araba tutkunu olduğun. Ha bir de UNLV'ye gittiğini söyledi. Bu çok güzel çünkü ben de orada okudum."
"Nerede olduğumu bilmediğini sanıyordum," dedim Dean'e.
Huzursuzca kıpırdandı. "Beş dakikalık bir konuşma arasında babam söylemişti. Her neyse Ella, nişanlıma kız kardeşimi anlatmam çok da büyük bir olay değil."
"Tabii öyle." Ses tonumda sadece Dean'in anlayabileceği bir ima vardı. "Her şeyi düşünecek olursak."
Dean sıktığı dişlerinin arasından tıslar gibi konuştu. "Ella, sabah sabah tekrar başlama lütfen."
Caroline, Dean ile bana baktıktan sonra, "Demek doğru söylüyorsun. Sizin ilişkiniz biraz gergin," dedi Dean'e.
Bu konuşmaya daha fazla katılmak istemedim, saçlarımı atkuyruğu yaptım ve kendime kahve koydum.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder