17 Şubat 2014 Pazartesi

Yüzleşme

Yüzleşme, Uğur Koşar  tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |   Destek Yayınları, Tasavvuf, 9786054771813, 126 Sayfa, Şubat/2014

Kitabın 76. ve 77. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Bu teşekkürle onunda mutluluğuma ortak olmasını düşünürken, o ise bir suç işlemişim gibi yüzündeki sert ifadeyle bana bakıyordu. Ardından benliğimdeki kök salmış programları silercesine, "Bırak başkalarına teşekkür etmeyi. Bana her defasında bunu söyletmekten zevk mi alıyorsun?" diye gürledi.
Sonrasında, "Bugüne kadar kendine hiç teşekkür ettin mi?" diye sordu ve sözlerine devam etti:
"Gerçek teşekkürü hak eden ilk önce senin yüreğindir, bunu unutma ve artık bu gerçeği kabullen, bir daha da kendi yüreğine teşekkür etmeden başkasının yüreğine seslenme!"
Ardından sesinin tonunu biraz daha yumuşatarak, "Kendine her teşekkür edişinde mutluluğu derinden hissedeceksin!" diye ekledi. O an tekrar göz göze geldik Bilge Varlıkla. Bana iltifat edercesine "Gözlerin ilk kez huzurla bakıyor" dediğinde, bunu kendi sayemde gerçekleştirdiğimi söyledim.
Ona tüm yüreğimle inanarak, "Ben istemeseydim eğer, huzurla bakmayacaktı bu gözlerim" dediğimde tebessüm etti. Bana güvenmek istercesine, "Bunları kendi yüreğinden söylediğine emin misin?" diye sordu.
"Kesinlikle" dedim, hiç tereddüt etmeden.
O sırada sanki hep bu anı beklercesine, "O halde hazırlan" dedi. "Seni biriyle tanıştıracaktım. Artık kendini yorgun hissetmediğine göre bir mazeret bulmayacağına inanıyorum..."
Onun bu emrivakilerinden aslında sıkılmıştım, bazen bu durum benim için çekilmez oluyordu, ama Bilge Varlık'ı da seviyordum!
"Peki..." dedim. "Mazeret uydurmayacağım, ama bugün seninle hiçbir yere gelmek istemiyorum!"
Kendimden daha önce hiç bu kadar emin olmadığım bir ifadeyle, "Burası benim dünyam ve burada kendi kararlarımı ancak ben veririm. Seçim hakkımı kullanıyorum ve seninle istediğin yere ancak yarın gelebilirim."
Yanıma bir adım yaklaştı ve durdu. Bir şeye benzeteme-diğim o tuhaf ayakları, neredeyse ayaklarımın üzerine çıkacaktı. Ardından şeklini tanımlayamayacağım ellerini omuzlarıma koydu ve "Az kaldı!" dedi.
Bir anda onunla ilk karşılaştığım, o sisli odanın içindeki şaşkın bakışlarımı takınmaya başlamıştım yine.
Ondan net bir cevap alamayacağımı bile bile "Neye az kaldı?" diye sordum ve yine de cevap vermesini bekledim. Derin bir nefes alarak ciğerlerini havayla doldurdu ve üzerimde sanki tonlarca bir yük oluşturan ellerini omuzlarımdan çektiği sırada, "Mucize Varlıkla seni tanıştırmama az kaldı" diyerek sorumu cevapladığında, aklımda binlerce soru işaretinin birbirlerini kovalamasına engel olamıyordum.
Kısa bir süre sonra kendimi toparlar gibi oldum ve hiç vakit kaybetmeden "Mucize Varlık da kim? Beni neden onunla tanıştırmak istiyorsun?" diyerek ardı ardına soruları yönelttim.
"Az kaldı!" diyerek kısa ve net bir şekilde az önceki cevabını yineledi.
Ardından bir özlü söz havasında, "Bekle göreceksin, sabret yaşayacaksın" diyerek beni geçiştirmeye çalıştı.
Bu meraklı düşünceler içinde ona artık sabretmek istemediğimi ve bir an önce bahsettiği varlıkla beni tanıştırmasını istediğimi söyledim. "Bu tanışmayı yarın gerçekleştir-sek?" dedi gülümseyerek. Onu "Seçim hakkı benim" diyerek cevapladım ve ekledim:
"Şimdi gitmek istiyorum!"
"O halde beni takip et!" diyerek bir anda gözden kayboldu.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder