13 Mayıs 2014 Salı

Ölümün Şarkısı Özgürdür

Ölümün Şarkısı Özgürdür, Şebnem Şenyener tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da % 30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Everest Yayınları, Roman, 9786051417080, 259 Sayfa, Mart/2014
Kitabın 166. ve 167. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.


Evlendiği zengin kızdan çoluk çocuk sahibi de oldu. Halbuki çoğunuz onu hâlâ, Sönük Ateş davasını çözen muhteşem dedektif olarak bilir.
Dünyanın dört bir tarafında kelebek toplar oldu. Günlerce ortadan kaybolur. Polyommatus Mavileri diye takılmış, bir bakarsın, Anadolu'nun orta yerinde kayıp bir nehrin kaynağını bulmuş kelebeklerin peşinde.
Satranç delisi seri katilin peşine düştüğümüzde biraz kamuoyuna yansımıştı onun kelebek tutkusu. Kelebek dalgalarını, hele hele mavi kelebeklerin dalgalarını hiç kaçırmaz. Şimdi bana vereceği cevabı gayet iyi biliyorum:
Bu durumu dikkate alarak diyorum ki, bu potansiyel bizi bugünkü sosyal koşullarımızın milyar ışık yılı ötesine, ileri bir kültüre taşıyabilir!
Böylelikle sevgili dostum, mesleğini büyük ölçüde rafa kaldırdı. De ki, ben olmasam buraya adımını atmayacak. Ama ben onu rahat bırakmadım. Dünyanın öteki köşesinde kelebeklerin peşindeyken bile aklıma takılan bir soruyu sormak üzere sabaha karşı saatlerde sık sık aradım. Her seferinde yardımını esirgemedi. Her seferinde beni içine düştüğüm dertten kurtardı. Küfretmeyi de unutmadı tabii. Son günlerde, ileri kültür fikrini benimseyerek kendilerini onun nüvesi yerine koyan saygın kurumlardan madalya toplamakla meşgul. Doğrusu onunla gurur duyuyorum. Bilmem anlatabiliyor muyum?
Ayrıca karısından değil, dedektiflikten kazandığı parayla kelebek koleksiyonuna güzel bir yer buldu ve ilgilenenlerin gelip görebileceği bir sergi düzenledi. Tek tutkusu, günün birinde yepyeni bir kelebek keşfedip kendi adını koysa -ki zavallı kelebek ne kadar güzel olursa olsun bu durumda tarihe ya "kova" diye geçecek ya Kapı Otuz Bir diye- ve bu zengin koleksiyona katkıda bulunsa. Böyle bir nam ona yeter de artar, dünyadan pılını pırtısını toplayıp göç etmeden önce.
Dedim ya, poliste eş, görücü usulü evlilik gibidir; arada oluşan bağımlılık hayat boyu sürer. Joe, dedektifliği bıraktığından beri, onu daha sık görür oldum. Üzerime aldığım her davayı onunla iyice silkelemeden savcılığa teslim etmem.
Şimdi onun kelebek tutkusunun benim kaderimde yeri olması tamamen bir tesadüf müdür?
Bizi SSSU'ye getiren Dansöz Mu cinayetinden Nilden Şerif'in sözlerini bana hatırlatan da Joe oldu yine: "Hatırladın mı dedektif? Şerif sana ne demişti, hatırladın mı?" Sonra dosyayı bulup çıkardık ve Şerifin ifadesini bulduk
Ne o Simonata, otopsiden mi geldin? Kravatındaki iğneden tanıdım seni. Babanın iğnesi. Kimin hediyesi o, biliyor musun? Eeeeeh, o da benim sırrım kalsın çocuk. Bilmiyorsan öğreneceğin zaman gelmemiş demektir.
'Evet, sevgili dedektif, artık onu arayıp mahrem bir sorguya çekme vaktidir!"
Joe o zaman benim kravat iğnesindeki kelebeği tespit etmiş ve bana, "Dünyanın kıymetli nadir kelebeklerinden biri kırmızı dantel kanat! Bunu babana kıymet veren biri hediye etmiş olmalı," demişti.
Evet, aradığım yerde, Ruben Dale cinayeti dosyasında buldum aynı kelebeğin hakikisini. Kurumuş, sırrı arasına sıkış-tırıldığı kâğıdın üzerine yayılmış, yine de renkleri canlı kalmış kırmızı dantel kan at. Babamın dikkatle dosyaladığı mesaj. Öldürüldüğünde Rubenin üzerinde bulunan ceketin cebinden çıkan kırmızı dantel kanat. Ruben Dale'i Bronx Hayvanat Bahçesi'ne çağıranın kimliğini kanıtlayan delil. Kelebeğin kanatlarındaki kırmızı gözbebekleri sayesinde, babamla Şef Keskinin bu kelebek üzerinden sessiz işaretlerle ilk ve son kez nasıl iletişim kurduğunu anladım. Joe ise hikâyeyi benden hızlı bitirdi. Bernardo kelebeği Özellikle talep etmişti Ruben'den.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder