5 Ağustos 2014 Salı

Yahudilerin Siyonizm Karşıtlığı

Yahudilerin Siyonizm Karşıtlığı, Yakov M. Rabkin tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  İletişim Yayınları, Politika, 9789750515590, 372 Sayfa, Haziran/2014
Kitabın 27. ve 28. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Çevremizdeki ulusların tümü gibi
biz de başımıza bir kral atayalım.
(Yasa’nın Tekrarı 17: 14)

Siyonizm, 20. yüzyılda toplumu dönüştürmek için yola çıkan kolektif hareketler arasında varlığını hâlâ sürdüren birkaçından biri olabilir. Siyonistler ve muhalifleri, hem Siyonizmin hem de İsrail Devleti’nin Yahudi tarihinde devrim teşkil ettiği konusunda mutabıktırlar; bu devrim Avrupa Yahudilerinin 19. ve 20. yüzyıllardaki özgürleşmeleri ve sekülerleşmeleriyle başlamıştır. Siyonizm içindeki pek çok eğilim arasından galip çıkanın dört temel hedefi bulunmaktadır: 1) Tevrat’ı merkez alan ulus-ötesi Yahudi kimliğini, o dönem Avrupa’da yaygınlıkla rastlanan türden bir ulusal kimliğe dönüştürmek 2) Kitab-ı Mukaddes İbranicesi ile rabinik İbraniceyi temel alan yeni bir ulusal anadil geliştirmek 3) Yahudileri anavatanlarından Filistin’e nakletmek ve 4) Gerekirse güç kullanarak, “eski yeni toprak” üzerinde siyasi ve ekonomik hâkimiyet kurmak. Öteki milliyetçilerin “evlerinin efendisi” olmak için tek yapmaları gereken ülkelerinin hâkimiyetini sömürgeci güçlerin elinden çekip almakken, Siyonistler ilk üç hedeflerine aynı anda ulaşabilmek için çok daha büyük bir güçlükle karşı karşıyaydılar. Siyonizm zoraki modernleşmeyi hedefleyen cesur bir giri şimdi; geri kalmış ve Avrupalı yerleşimcilerce kurtarılmaya muhtaç saydığı bir ülkeye moderniteyi getirmeyi öngörüyordu. İsrail Devleti, Batılı modernleşme fikrine düşman gibi görünen bir bölgede hâlâ bir meydan okuma misali ayaktadır. Göreceğimiz gibi, bu düşmanlık sadece kendilerini bu planın kurbanı olarak gören Araplardan değil aynı zamanda Siyonist girişimin kalbinde yatan seküler ulus kimliğine karşı çıkan Yahudilerden de gelmektedir. Günümüzde her iki grubun nüfusu da Kutsal Topraklarda daha önce görülmemiş bir hızla artmaktadır. Yahudilerin popüler tarihine dair bir çalışmada yer alan şu görüş elinizdeki kitap için yararlı bir arkaplan sunmaktadır:

Musevilik her zaman bileşenlerinin toplamından daha fazlası olagelmiştir.
Yahudileri yaratan Museviliktir, Museviliği yaratan Yahudiler değildir...
Önce Musevilik gelir. Musevilik bir ürün değil bir programdır ve
Yahudiler bunun hayata geçirilmesinin araçlarıdırlar. (Johnson, s. 582)


19. ve 20. yüzyıllardaki Yahudilerle ilgili tüm tartışmalara hâkim olan karmaşıklığı kavrayabilmek için sekülerleşmeyi, yani “Yahudi olmak” ile “Musevilik”in arasını açmaya devam eden, “Tevrat’ın ve emirlerinin boyunduruğu”ndan tam manasıyla özgürleşmeyi anlamak gerekmektedir. 19. yüzyıldan önceki Yahudilerden bahsetmek, normatif bir kavrama değinmeyi gerektirir: Yahudi, tüm Yahudilerin ortak paydası olan Museviliğin belirli bir dizi prensibini, tanım gereği, davranışlarında taşıması mecburi olan kişidir. Böyle bir Yahudi, Tevrat’ı çiğneyebilir ancak geçerliliğini inkâr etmez. “Siz benim için kâhinler krallığı, kutsal ulus olacaksınız” (Mısır’dan Çıkış 19: 6) hâlâ bir emir, bir ilahî görev ve özlemdir.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder