Kitabın 13.sayfasından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
NEFRET, ARKADAŞLIK, FLÖRT, AŞK, EVLİLİK
Yıllar önce, tali hatların birçoğu henüz kapatılmamışken geniş, çilli alınlı, kıvırcık kızıl saçlı bir kadın, mobilya taşıma konusunda bilgi almaya tren istasyonuna geldi.
İstasyon şefi, kadınlara şaka yollu takılırdı sık sık; özellikle de bundan hoşlanan çirkince kadınlara.
"Mobilya mı?" dedi, sanki duyulmamış bir fikirmiş gibi. "Mobilya demek. Durun bakalım. Ne tür mobilyadan bahsediyorsunuz?"
Yemek masası ve altı sandalye. Komple yatak odası takımı, bir kanepe, bir orta sehpa, birkaç küçük sehpa, ayaklı bir lamba. Ayrıca bir vitrinle bir de büfe.
"Bir dakika, yavaş olun. Yani bir ev dolusu mobilya demek istiyorsunuz."
"O kadar fazla sayılmaz," dedi kadın. "Mutfak eşyası yok, yatak odası da bir tane."
Kadının dişleri tartışmaya hazırmış gibi ağzının ön kısmına sıkışmıştı.
"Size kamyon lazım," dedi istasyon şefi.
"Hayır. Trenle taşıtmak istiyorum. Batıya gidecek, Saskatchewan'a."
Kadın, istasyon şefi sağırmış ya da aptalmış gibi yüksek sesle konuşuyordu; ayrıca kelimeleri de bir tuhaf telaffuz ediyordu. Aksanı vardı.
kitap
