Bağımlılık yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bağımlılık yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2014 Pazartesi

Yolsuzluk, Şiddet, Bağımlılık

Yolsuzluk, Şiddet, Bağımlılık, Uğur Mumcu tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Umag Yayınları, İnceleme Araştırma, 9789758084388, 232 Sayfa, Şubat/2012
Kitabın 92. ve 93. sayfasından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

İŞİN ÖZÜ
Son günlerde gazetelerde yolsuzluk ve rüşvet olaylarını okumaktasınız. Mobilya yolsuzluğundan, Lockheed rüşvetlerine kadar uzanan karanlık çizgide, kurulu düzenin gerçek yüzü ortaya çıkmaktadır. İşte yıllar yılı, türlü gerekçeler altında savunulmak istenen düzen budur. Rüşvetiyle, yolsuzluğuyla, cinayetiyle, düzen, kendi sırlarını kamuoyuna dökmektedir, Bu bir bakıma kaçınılmaz sondur...
Biliyorsunuz, önce ClA'nın kirli çamaşırları Amerika'da ortaya döküldü. ClA'nın, bir siyasal cinayet şebekesi olduğu kısa sürede anlaşıldı. Sonra da uluslararası şirketlerin rüşvet ilişkileri birer birer kanıtlandı. Türkiye'ye yansıyan da budur şimdilik. Kim rüşvet almış? Kimden almış? Bütün bunlar, zaman içinde anlaşılacaktır. Temel sorun, işin özünü anlamaktaydı...
Bu işlerin bir "polisiye" yanı vardır. Kamuoyu da Öncelikle işin bu yönü ile ilgilenir. Olaylarla dedikodular iç içe girer. Dedikoduların toz bulutu altında sapla saman birbirine karışın
-  O da almış efendim... Öyle diyorlar... Geçenlerde duydum... diyerek başlayan "mış... mış... mış..." diye devam eden bazı dedikodularla, olaylar yörüngesinden de saptırılabilir.
İşin özü nedir? Birbirine olaylar zinciriyle bağlanmış bulunan siyasal gelişmeler içinde, yolsuzluğun da, rüşvetin de, bu düzenin kaçınılmaz yollan olduğunu akıldan hiç çıkarmamak gerekmektedir. Rüşvet, kapitalizm aracının çalışmasını sağlayan bir motoryağı gibidir. Rüşvet verilmezse, işler de yürümez. Yolsuzluk olmazsa, vergi kaçakçılığı yapılmazsa, bizim gibi kapitalizmi de azgelişmiş ülkelerde hiç kimse bol kazançlı ticaret de yapamaz kolay kolay.
Mobilya yolsuzluğu ortaya atıldığında, sağdan ve soldan eleştiriler geldi. Sağdan gelen eleştiriler, hemen hemen birbirlerinin aynısıydı. Azgelişmiş ülkemizin bu azgelişmiş sağcıları, hemen,
-  Son bağımsız Türk devletini komünistlere ezdirmeyeceğiz... diyerek, yolsuzlukları demagoji saldırısıyla unutturmak istiyorlardı.
Mobilya yolsuzluğunu ortaya atanların, Yahya Demirel ile Yahya Demirel'in amcası Süleyman Demirel ile kişisel düşmanlıkları yoktur. Amaç, düzenin nasıl çalıştığını somut örnekleriyle ortaya koymaktır. Bu amaç, olanaklar ölçüsünde, karınca kararınca.yerine getirilmeye çalışıldı.
Bu çabalara soldan gelen eleştiriler de ilginçti:
-   Siz, sorunu kişişelleştirerek küçümsüyorsunuz Mobilya yolsuzluğu bitse, her şey güllük gülistanlık mı olacak... gibi, "şematik" düşünce yöntemleriyle, yolsuzluk dosyalarını hafife alan bazı "keskin" solcular ise, bu tutumlarıyla okudukları kitapların, sadece tozlarını aldıklarını da anlatıyorlardı.
Neyse... Belgeleri de, belgelerin neleri kanıtladığını da, eleştirileri de hep birlikte gördük...
Rüşvet alınmışsa bunu alan, toplumun belirli kesimlerinde görev yapan bazı yetkililerdir. Yani, iş özünde sınıfsaldır ama, para alıp veren kişiler de toplumumuzda yaşayan kişilerdir.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap