Yalnız Kadınlar Yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yalnız Kadınlar Yazı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2014 Salı

Yalnız Kadınlar Yazı

Yalnız Kadınlar Yazı, Beatriz Williams tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da % 20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. |  Kırmızıkedi Yayınları, Roman, 9786054927470, 375 Sayfa, Temmuz/2014
Kitabın 272. ve 273. sayfalarından  tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.

Saatler sonra araladığım gözlerimi, kömür grisi bir ışık sarıyor. Burnum soğuk, fakat dokunuştan gelen bir ısı bedenimi koza gibi çevreliyor.
Nick yanımda yatıyor, tüm ısının kaynağı o; bedeninin çekim gücünü görmezden gelmek imkânsız. Uyanık olduğunu biliyorum. Beni rahatsız etmemek için dikkatlice nefes aldığını hissedebiliyorum; karanlıkta bedeninin şeklini, havaya yayılan soluğunu hissedebiliyorum.
Başımı çevirip soruyorum: "Saat kaç?"
"Hiçbir fikrim yok. Sanırım şafağa daha var."
"Biraz daha uyu. Buna ihtiyacın var."
"Mümkün değil." Eli çarşafın altından süzülüp gömleğin düğmelerinin üzerinde, tam göbek deliğimde duruyor. Lily'cik, senin uyumanı izliyordum."
"Bu ışıkta mı?" Nick'in karnımdaki eli o kadar ağır ki adeta içine gömülüyor. Gömlek belimin çevresinde toplanıp altında kalan her şeyi açıkta bırakmış.
"Senin şeklini, yastığın üzerindeki saçlarını görmek için yeterliydi. Greenwald, sen dünyanın en şanslı insanısın, hayatının geri kalanında bu manzaraya uyanacaksın, diye düşündüm."
Rahatlamış, uykulu ve güvenli hissediyorum. Yan dönünce burnum teninin kokusunu yakalıyor; çiçeksi bir otel sabununun baş döndürücü şekilde farklılaştırdığı kokusunu. "Burada olduğumuz için çok memnunum."
Nick'in eli çıplak kalçamı kavrıyor. "Heyecanın ne durumda?"
"Gitti."
Nick beni uzun uzun öpüyor, buruşmuş gömleğin düğmelerini tek eliyle açıp, dikkatli bir şekilde üzerimden çıkarıyor. "Seni incitmek istemiyorum. Biliyorsundur, ilk başta acıtabilir."
"Biliyorum ama umurumda değil."
"Söz veriyorum çok nazik olacağım. Korkma lütfen. Hiç acelemiz yok. Eğer durmamı istersen, dururum. En azından, denerim/' Boyun çukuruma doğru nefesini bırakıyor. "Duracağım. Güven bana. Benden ne istediğini söyle yeter."
"Ne istediğimi bilmiyorum. Bunu senin bilmen gerekmiyor mu?"
"Tanrım, benim bir uzman olduğumu sanıyorsun, değil mi?" "Değil misin?" Nick'in tenimde gezinen parmağını takip ediyorum. "Bu hoşuma gidiyor işte. Ellerin hoşuma gidiyor ve... bu' Çekinerek ona sürünüyorum.
İç çekiyor. "Tamam o halde. Tamam, bekle bir dakika."
Üzerimden kayıp gardıroba gidiyor ve paltosunu karıştırıyor. "Öğlen yemeği için durduğumuzda bunları bulmayı başardım' diyor, komodinin üzerine bir şeyler bırakarak. "Tanrı biliyor ya, seni şimdiden yeterince derdin içine soktum." Atletini ve pantolonunu çıkarıp yatağa giriyor ve orada ben, baştan aşağı onun için yanıp tutuşarak bekliyorum, bekliyorum.
Çıplakken öncesinden de iri görünüyor, muazzam; vücudunun genişçe bir alanında teni kızarıklıklarla kaplı. Önce neresine dokunacağımı bilemiyorum. Elimi göğsüne, köprücük kemiğinin hemen altına koyuyor, parmaklarımı olabildiğince açıyorum.
"Hazır mısın?" diye fısıldıyor Nick.
Başımı sallıyorum. Sözünü kesinlikle tutuyor. Son derece nazik ve özenli. Göğüslerimi, karnımı öpüyor; hiç bitmemecesine öpüyor.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap