Zor Işık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Zor Işık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Ocak 2014 Perşembe

Zor Işık

Zor Işık, Tomas Gonzales tarafından yazılmıştır.http://kitapgalerisi.com'da %30 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | Everest Yayınları, Roman, 9786051416946, 124 Sayfa, Ocak/2014

Kitabın 108. ve 109. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Oğullarımın getirdiği elektrikli battaniyenin altında bu sabah her zamankinden daha uzun süre kaldım. Bunalımda falan değildim, tam aksine, yatakta kendimi çok iyi hissediyordum; dünyanın o kadar merkezinde ve o kadar huzur içindeydim ki hemen kalkmak saçmalık olacaktı. Doksan beş yaşında ölen (tıpkı Ellen Louise Wallace gibi) annemin bir teyzesinin, sabah dokuza ya da daha geç saatlere kadar yatakta kalıp ıslak, mavi, dingin gözleriyle dünyaya bakarken içinde bulunduğu huzuru hatırladım. Küçük bir çocukken yaşlı kadının o sükûneti, o huzuru beni hep hayrete düşürmüştü; sonra büyüyünce bu konuyu tamamen unutmuştum ve şimdi, birden, o huzur ve sükûneti sadece hatırlamakla kalmıyor, aynı zamanda anlıyorum ve sadece anlamakla kalmıyor, paylaşıyorum da.
Ve sözcükler işte böyle bir şey, Ellen Louis Wallace, ne sihirdir ne keramet, bir anda annemin teyzesine; anneannem Natalia'nın ömür boyu onunla birlikte yaşamış, dantel örmüş, kitap okuyup Pielroja sigarası içmiş ve bizi sevmiş olan bekâr kız kardeşi Antonia Latorre Estrada'ya dönüştü.
Benim iki tane büyük teyzem oldu ve bunlar büyük teyzelerin ying ve yang'ıydılar: annemin teyzesi Antonia ve kör yeğenlerini "şaşılar" ya da "tek gözler" diye çağıran, babamın teyzesi kötücül Pepa. Bu tamamen bir tesadüftü ve ait oldukları ailelerin yaşam biçimiyle hiçbir alakası yoktu.
"İyi misiniz, Don David?" diye sordu sabah yedide gece masasının üzerine bıraktığı kahve kupasını almaya gelen Angela. Şimdi saat dokuz buçuktu ve bana bir kahve daha getirmişti.
"Çok iyiyim, Angela. Onu çalışma masama bırak, tamam mı? Şimdi oraya gidiyorum."
"Tamam, efendim. Yatağa mı yapıştınız?"
"Yatağa yapıştım."
"Kaç şeker?"
"Bir. Her zaman ki gibi, değil mi?"
"İyi olduğunuza emin misiniz?"
"İyiyim, iyiyim, iyiyim, Angela, beni rahat bırak, tamam mı?"
"Tamam, Mızmız Bey"
Yatakta biraz daha kaldıktan sonra kahveyi fazla soğutmamak için kalktım. Çalışma masamın ışığını yaktım, büyüteci iyice ayarladım, kâğıdı önüme serdim, dolmakalemi mürekkebin içine daldırdım ve içine mor mürekkebi doldurdum. On dokuz yıl önce, 1999'da, Astor Place'da Anthony Stravinsky'ylc sohbetin ardından eve döndükten sonra kaka yapmak ve yarım klonazepam daha yutmak için banyoya girmiştim. Sokakta fazla uzun kaldığım için herkes alarma geçmiş gibi görünüyordu ve bir kez daha yemek masasının etrafında toplanmışlardı.
Banyodan çıkıp yanlarına gidince hakkında konuşulan kişi aniden geldiğinde oluşana benzer bir sessizlikle karşılaştım. Aynada kendime bakmış ve elbette ki kötü bir görüntüyle karşılaşmıştım ama sabahın beş buçuğunda aklımda ne tıraş olmak vardı ne de bunu benden isteyen biri.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap