altın kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altın kitaplar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2013 Çarşamba

Altın Kitaplar'dan yeni kitaplar, Temmuz 2013

# Altın Kitaplar'dan yeni kitaplar, Temmuz 2013 #

Altın Kitaplar, Temmuz ayında 3 yeni kitap yayımlıyor. Clive Cussler hayranları yeni kitaba hazırsa "Hilal Şafağı" Dirk Cussler ortak projesiyle geliyor. Emily Rodda, Del'e Dönüş kitabıyla, Prof. Kurban Özuğurlu ise Evlilik Raporu kitabıyla okurların karşısına çıkıyor.

1) Clive Cussler, Dirk Cussler - Hilal Şafağı

MS 327 yılında paha biçilmez yük taşıyan Romalılara ait bir savaş gemisi, korsan saldırısından son anda kurtulur...

Asırlar sonra, 1916 yılında bir İngiliz savaş gemisi Kuzey Denizi’nde esrarengiz bir şekilde infilak eder. XXI. yüzyılın başlarında Türkiye ve Mısır’da önemli camiler bombalanır.

Acaba bu olayların arasında bir bağlantı var mıdır? NUMA Başkanı Dirk Pitt ve ekibi bu bağlantıyı bulmak için işe koyulurlar. Türkiye ve İsrail’de bulunan Romalılara ait tarihi eserler, radikal bir grubun Osmanlı İmparatorluğu’nu tekrar diriltme çabalarını işaret eder. Washington’dan Londra’ya ve Yakındoğu sahillerine dek süren bir kovalamaca başlar.

Nefes nefese temposu ve gerilim yüklü kurgusuyla yeni bir Cussler romanı daha...


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

2) Kurban Özuğurlu - Evlilik Raporu

Cinsel ve ruhsal uyum, evli çiftlerin en çok aradıkları, ancak pek azının bulabildiği bir mutluluktur. Bu kitap 1.000 kişiye uygulanan muayene ve anket verilerinden seçilen 150 evli çiftin iki yıl süreyle klinik düzeyde izlenmesi sonucunda hazırlanmıştır. Eşler arasındaki sorunların ruhsal-cinsel ve toplumsal kaynaklarını irdeleyerek; bu sorunların psikoterapi, seksterapi ve kognitif terapi yoluyla çözümlenmesi amacıyla yazılmış olan Evlilik Raporu, evli çiftlerin yakındıkları sorunlara çözüm getireceğine inandığımız, ülkemizde bu konuda yayımlanan ilk bilimsel araştırma ürünüdür.


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

3) Emily Rodda - Del’e Dönüş

Lief, Jasmine ve Barda bu üç kahraman Deltora macerası boyunca yaşadıkları bütün zorluklara ve Gölgelerin Efendisi’nin karşılarına çıkardığı bütün kötülüklere rağmen aralarındaki gerçek sevgi sayesinde her şeyin üstesinden gelmeyi başarmışlardı.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

22 Mayıs 2013 Çarşamba

Gaston Bachelard’ın Hülyası

kitap

Metis Yayınları "Küçük Filozoflar Dizisi"nin 14. kitabı Gaston Bachelard’ın Hülyası'yla yaz ayları için çocuklara iyi bir seçenek olmak iddiasını sürdürürken, Altın Kitaplar da Danielle Steel gibi ülkemizde çok sevilen bir yazarın Kayıp Yıllar romanıyla yayın hayatına devam ediyor...


Her kadın seçim yapar, ama hiç kimse Olivia Grayson kadar ağır bir bedel ödememiştir. Şimdiye kadar çok şey kaybetmiş olsa da hiçbiri çocuklarından esirgediği sevgi ve zaman kadar önemli değildir ve artık telafi etmesi çok zordur.

Olivia hatalarını telafi etmek için bütün ailenin bir arada olacağı bir tatil programı yapar. Akdeniz’de muhteşem bir yat gezisi... fakat işler hiç de umduğu gibi gitmez.

Kayıp Yıllar karmaşık aile ilişkileri, düş kırıklıkları, bağışlamalar ve beklenmedik itiraflarla bezeli, komik olduğu kadar duygusal bir roman.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.


Bir hikâyeniz olmadan, ya da kafanıza takılan bir soru olmadan filozof olamazsınız. Gaston Bachelard için, sorular dönüp dolaşıp ateşe varıyor. Savaştan önce bunu hissetmişti, ama şimdi biliyor.

Küçük Filozoflar Dizisi, 8-12 yaş çocukları için filozofların hikâyelerini anlatan çok güzel resimlenmiş kitaplardan oluşuyor. Diziyle çocukların felsefeye zevkli bir giriş yapmalarını, kendi sorularının peşinden gitme alışkanlığı kazanmalarını amaçlıyoruz. Gaston Bachelard’ın Hülyası dizinin on dördüncü kitabı.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

14 Mayıs 2013 Salı

Dan Brown - Cehennem / Inferno | Okuma parçası

# Dan Brown - Cehennem / Inferno | Okuma parçası #

Da Vinci Şifresi'nin yazarından... Gizli geçitler, karanlık dehlizler ve soluk soluğa bir serüven! 

"Cehennem / Inferno"da karşısına çıkan gizemi çözebilmesi için Profesör Langdon’ın eski cebir derslerini yeniden hatırlaması gerek. Okurların da tabii.

                         

Eski Bizans başkentinde akşam olmuştu.

Marmara Denizi’nin kıyısında yanan ışıklarla birlikte camiler ve ince minarelerden oluşan şehir silueti aydınlandı. Akşam namazı vaktiydi ve şehirdeki hoparlörlerden ibadet çağrısı yapan ezan sesleri yankılanıyordu.

La ilahe illallah.

Allah’tan başka ilah yoktur.

İnançlılar camilere koşarken, şehrin geri kalanı işlerine devam ediyorlardı. Gürültücü üniversite öğrencileri biralarını içiyor, işadamları anlaşmalarını yapıyor, tüccarlar baharatlarını ve halılarını pazarlıyor ve turistler büyülenmiş bir halde olan biteni izliyorlardı.

Burası ikiye bölünmüş bir dünya, karşıt güçlerin şehriydi: Dindarlarla laikler; eskiyle yeni; Doğu’yla Batı... Avrupa ile Asya arasındaki coğrafi sınırda duran bu ebedi şehir, gerçekten de Eskidünya’dan daha da eski bir dünyaya uzanan bir köprüydü.

İstanbul.

Artık Türkiye’nin başkenti olmayan şehir, yüzyıllar boyunca üç farklı imparatorluğun; Bizans, Roma ve Osmanlı’nın merkezi olmuştu. Bu yüzden İstanbul, tarihi en fazla çeşitlilik gösteren yerlerden biriydi. Şehir; Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Yedikule ile ilgili folklorik savaş, zafer ve yenilgi efsaneleriyle doluydu.

O akşam gökyüzünden bir C-130 nakliye uçağı fırtına bulutlarının arasından Atatürk Havalimanı’na doğru alçalıyordu. Kokpitin içinde pilotların arkasındaki mürettebat koltuğunda oturan Robert Langdon kendisine manzaralı bir koltuk verildiği için rahatlamış bir halde ön camdan dışarı bakıyordu.

Bir şeyler yiyip uçağın arka tarafında yaklaşık bir saat uyuduktan sonra kendini canlanmış hissediyordu. Langdon sağ tarafta Marmara Denizi’nin karanlığında çıkıntı yapan boynuz şeklindeki parlak yarımadanın, İstanbul’un ışıklarını görebiliyordu. Burası, Asyalı kız kardeşinden kavisli bir karanlık şeritle ayrılmış Avrupa tarafıydı.

Boğaziçi.

Boğaziçi ilk bakışta İstanbul’u ikiye bölen geniş bir yarık gibi görünüyordu. Ama Langdon, kanalın İstanbul’un ticaretinin hayat kaynağı olduğunu biliyordu. Boğaziçi, şehre iki kıyı şeridi sunmanın yanı sıra Akdeniz’den Karadeniz’e gemi geçişini ve İstanbul’un iki dünya arasında bir ara istasyon görevi görmesini sağlıyordu.

Uçak bir sis tabakası arasından alçalırken Langdon’ın gözleri uzaktaki şehri tarayarak bulmaya geldikleri büyük yapıyı aradı.

Enrico Dandolo’nun mezarının bulunduğu yer.

Anlaşıldığı kadarıyla Venedikli hain düka Enrico Dandolo Venedik’e değil, 1202’de fethettiği kalenin kalbine, aşağılarında sere serpe uzanan şehre gömülmüştü. Ve Dandolo, fethettiği şehrin sunabileceği en kutsal yerde; günümüze kadar bölgenin en değerli mücevheri olarak kalan binada ebedi istirahatgâhına yerleştirilmişti.

Ayasofya.

MS 360 yılında inşa edilen Ayasofya, Enrico Dandolo ve Dördüncü Haçlı Seferi ordusunun şehri fethettiği 1204 yılına kadar Doğu Ortodoks Katedrali olarak hizmet vermişti. On beşinci yüzyılda, Fatih Sultan Mehmet’in Konstantinopolis’i ele geçirmesinden sonra camiye dönüştürülmüş ve 1935 yılında müze haline getirilene kadar Müslümanların ibadethanesi olarak hizmet vermişti.

Langdon, altın yaldızlı kutsal bilgelik mouseion’u, diye düşündü.

Ayasofya’daki altın yaldızlı süslemeler San Marco’dakilerden çok daha fazlaydı ve ismi gerçekten de “Kutsal Bilgelik” anlamına geliyordu.

Langdon muazzam binayı gözünün önüne getirdi ve altında bir yerlerde, karanlık bir lagünde suyun dibinde iple bağlı, dalgalanan bir balon olduğunu ve yavaş yavaş çözünerek içindekileri serbest bırakmaya hazırlandığını düşündü.

Langdon geç kalmış olmamalarını diledi.

Sinskey uçakta bir süre önce çalışma alanına doğru kendisini izlemesini işaret ederek heyecanla, “Binanın alt katları sualtında kalmış,” demişti. “Ne bulduğumuza inanamazsın. Göksel Gülensoy adında bir belgesel film yönetmeni duymuş muydun?

Langdon başını iki yana sallamıştı.

Sinskey, “Ayasofya’yı araştırırken,” demişti. “Orası hakkında bir film yapıldığını öğrendim. Birkaç yıl önce Gülensoy’un çektiği bir belgesel.

Ayasofya hakkında düzinelerce film yapıldı.

Sinskey’nin çalışma alanına vardıklarında, “Evet,” demişti. “Ama bunun gibisi yapılmadı.Langdon’ın görebilmesi için dizüstü bilgisayarını çevirmişti. 

Oku.”

Langdon oturup Gülensoy’un son filmi Ayasofya’nın Derinlik-le-rinde’den bahseden makaleyi okumuştu. Hürriyet Daily News dahil çeşitli haber kaynaklarından derlenmişti.

Langdon okumaya başlar başlamaz Sinskey’nin neden heyecanlandığını anlamıştı. İlk iki kelime bile Langdon’ın kafasını kaldırıp hayretle ona bakmasına neden olmuştu. Tüplü dalış mı?

Sinskey, “Biliyorum,” demişti. “Okumaya devam et.”

Langdon tekrar makaleye dönmüştü…

---

Dan Brown - Cehennem (Inferno) | Altın Kitaplar, Roman, Çev. İpek Demir, Petek Demir, Mayıs 2013

Bu alıntı tanıtım amaçlı yapılmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

3 Mayıs 2013 Cuma

"Dan Brown - Inferno / Cehennem"

# "Dan Brown - Inferno / Cehennem" #

Tüm dünyayla aynı gün Türkiye'de! 14 Mayıs 2013.

                                                   

Gizli geçitler, karanlık dehlizler ve soluk soluğa bir serüven!

Da Vinci Şifresi'nin yazarından...

Inferno adını koyarken yazar, Dante'nin İlahi Komedya kitabının ilk bölümü olan Inferno'dan esinlenmiş. Bununla ilgili şöyle söylüyor:

"Inferno'yu öğrenciyken okumuştum; ancak bu ölümsüz eserin modern dünyayı ne kadar etkilediğini bir süre önce Floransa'da araştırma yaparken fark ettim. Yeni romanımda kodlar, semboller ve gizli tünellerden daha fazlası olacak."

Inferno'nun kahramanı, Melekler ve Şeytanlar'la tanıştığımız Harvard Üniversitesi simgebilim profesörü olan Robert Langdon.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

22 Mart 2013 Cuma

Dan Brown'un yeni kitabı Inferno geliyor

# Dan Brown'un yeni kitabı Inferno geliyor #

                                                  

Dan Brown, Da Vinci Şifresi kitabıyla birlikte tüm dünyada olay yaratmıştı. Uzun süren tartışmalar bugün bile sonlandırılmış değil. Kutsal Kase'nin peşinde geçen heyecanlı olaylara bir yenisi daha ekleniyor.

Kimilerine göre Dan Brown bir komplo teorisyeni, kimilerine göre de esaslı bir macera kitapları yazarı. Kendisini nasıl tanımlarsak tanımlayalım dünya okurları Dan Brown'u her zaman Da Vinci Şifresi'nin yazarı olarak tanıyacak ve hatırlayacak.

Sadece Da Vinci Şifresi kitabıyla değil aynı zamanda Melekler ve Şeytanlar kitabıyla da yine çok satan kitaplar listesine hızlı bir giriş yaparak, aylarca o listeden inmeyen başarılı yazar şimdi yeni kitabı Inferno'yla geliyor.

                                       

Inferno (Cehennem) 14 Mayıs 2013'te Amerika ile bareber aynı anda Türkiye'de de satışa çıkacak. Kitabın Türkçe edisyonunun çevirmeni henüz açıklanmış değil. Da Vinci Şifresi, Melekler ve Şeytanlar kitaplarının çevirmeni Petek Demir idi. Kitabın Türkçe edisyonu yine Altın Kitaplar'dan çıkacak.

Dan Brown çağa ayak uydurarak twitter'dan her pazartesi açıklamalar da yapıyor. İçeriği sır gibi saklanan kitap için heyecan katlanarak artmakta.

Inferno adını koyarken yazar, Dante'nin İlahi Komedya kitabının ilk bölümü olan Inferno'dan esinlenmiş. Bununla ilgili şöyle söylüyor:

"Inferno'yu öğrenciyken okumuştum; ancak bu ölümsüz eserin modern dünyayı ne kadar etkilediğini bir süre önce Floransa'da araştırma yaparken fark ettim. Yeni romanımda kodlar, semboller ve gizli tünellerden daha fazlası olacak."

Dan Brown - Inferno'nun kahramanı, Melekler ve Şeytanlar'la tanıştığımız Harvard Üniversitesi simgebilim profesörü olan Robert Langdon.

Dan Brown'un merakla beklenen kitabı Cehennem / Inferno'dan bir bölüm okumak için buraya tıklayınız

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

6 Şubat 2013 Çarşamba

Cennet Çıkmazı

Ülkenin acılarla dolu yakın geçmişini tüm “gerçekliğiyle” gözler önüne seren ve “Olaylar ve kişilerden bazılarının gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Geri kalanların ise olabilir,” diye başlayan bir ilk kitap Cennet Çıkmazı

Çalkantılarla dolu bir dönemde bile düş kurabilen erdemli ve hırs dolu insanların ülke, çağ ve dünya değişirken nasıl savrulduklarını hiçbir gündelik ayrıntıdan ödün vermeden, kahramanının sempatizanlıktan militanlığa geçişi öyküsü eşliğinde aktarırken, öte yandan da kimsenin bilmediği bir özel tarihi fısıldıyor kulaklarımıza... Ve hiç kimsenin bilmediği bir yeri, Cennet Çıkmazı’nı.


Günlükler biraz da insanın kendisini ve hayatı aklama çabası değil midir?

Romanın kahramanı Selim Kadıoğlu belki de bu yüzden günlük tutmaya başlıyor. Herkesten gizlediği bu defterin tam da ölümüne yakın bir zamanda ortaya çıkmasıyla sürüyor hikâye ve 1970’lerin sonundan günümüze dek uzanırken, kendi kahramanlık tarihini yazmayı uman birinin yenilgilerinin dökümünden ibaret günlüğü bazen şaşkına çeviriyor insanı, bazen hüzünlendiriyor, bazen de gülümsetiyor.

Madem tarih, yapandan çok yazanın “marifeti”, madem yapandan çok yazanın merhametine bağlı bizim doğru bildiklerimiz, o halde gerçeğe olan tutkumuzun anlamı nedir ki? Yoksa gerçek dediğimiz şey, aslında kurduğumuz düşlerden artakalan “şey” mi?

Özer Eltugay, Cennet Çıkmazı, Edebiyat / Roman, Şubat 2013, Altın Kitaplar.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

31 Ocak 2013 Perşembe

Altın Kitaplar'dan yeni kitaplar, Şubat 2013

Altın Kitaplar'dan yeni kitaplar, Şubat 2013

Türk yayıncılık tarihinde 53 yılı geride bırakan Altın Kitaplar her daim en çok satan kitaplarda başı çekmiştir. Şubat 2013'e birbirinden güzel 3 yeni kitap ile merhaba diyorlar.


Sevgili Salak Günlük,
Bugün Isabella annesinden para istedi ama Isabella’nın annesinin Üç çocuğu var, yani tek çocuğu olan bir anneden üç kat daha acımasız. Bu yüzden hayır, dedi.


2) Emily Rodda - Rondo’nun Anahtarı

Leo’nun ailesinden kalan antika müzik kutusunun yan taraflarında köy manzaraları, gizemli ormanlar ve tepede Mavi Kraliçe’nin şatosu tasvir edilmiştir. Siyah kapağın altında ise şaşırtıcı bir sır saklıdır. Ama müzik kutusunu kullanmanın katı kuralları vardır.


3) Lucy Robinson - Tüm Zamanların En Güzel Aşk Hikâyesi...

Yaşamak istediğiniz aşk belki de yanı başınızdadır… ..Her şey kediler, cin ve erkekler tarafından neredeyse mahvoluyordu.

Kim bilir belki de bu plan hayatının aşkını bulmasını sağlayacaktır. Sonunda arkadaşlarının teklifini kabul eder. İşte tüm zamanların en büyük aşk hikâyesi böyle başlar...


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap