cam çocuk kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cam çocuk kitabı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2013 Pazartesi

Cam Çocuk

Cam Çocuk, Jodi Picoult tarafından yazılmıştır. http://kitapgalerisi.com'da %20 İndirim ve aynı gün kargoya teslim avantajıyla alabilirsiniz. | April Yayınları, Roman, 9789756006337, 601 Sayfa, Kasım/2013


Kitabın 16. ve 17. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır. 

Sana beş aylık hamileyken eskiden çalıştığım restorandan bir çağrı almıştım. Tatlı şefinin annesi düşüp kalçasını kırmıştı ve o akşam restorana Bostone Globe'nin yiyecek eleştirmeni gelecekti. Bu ricayı son derece zamansız ve muhtemelen uygunsuz olarak kabul etsem de, acaba kısacık bir süre için uğrayıp çikolatalı dondurma, avokado ve muz brûlee ile çeşnilendirilmiş milföyümün karışımını onlar için hazırlayabilir miydim?
Bencilce davrandığımı kabul ediyorum. Kendimi kütükleşmiş ve şişko hissediyordum ve kardeşinle oyun oynama, renkli çamaşırları beyazlardan ayırma ötesinde başarılı olduğum bir şeyle hatırlanmak istiyordum. Amelia'yı bir bakıcıya emanet edip arabaya atladım ve Capers'e gittim.

Yeni şef ortalıktaki birçok şeyi kilerlerde tutmak yerine el altında bulundurma alışkanlığında biri olsa da, mutfak orada çalıştığım yıllardan o yana hiç değişmemişti. Çalışma tezgâhımı anında boşaltıp hamurumu hazırlamaya koyuldum. İşimi neredeyse yarılamıştım ki açmak üzere elime aldığım tereyağı paketini yere düşürdüm ve birileri üstüne basıp kaymadan geri almak için aceleyle eğildim. Ama bunu yaparken belimi her zamanki sustalı çakı atikliğinde bükemediğimin fena halde farkındaydım. Senin benim soluğumu, benimse seninkini bir an için kestiğimi hisseder gibi oldum. Yüksek sesle, "Bağışla, bebeğim," diyerek doğruldum.
Şimdi düşünüyor ve merak ediyorum: Doğduğunda bedenindeki yedi kırıktan biri o an mı oluşmuştu? En kötüsü de birilerinin incinmesini engellemek için aceleyle davranırken yoksa seni mi incitmiştim?

Saat üçü biraz geçe doğum yaptım ama seni akşamın sekizine kadar göremedim. Sean her yarım saatte bir bilgi güncellemesi yapıyordu: Şimdi röntgenleri çekiliyor. Kan alıyorlar. Bir bilek kırığı, daha olduğu düşüncesindeler.

Sonra saat altı gibi olabilecek en iyi haberi verdi bana: Tip III. İyileşmekte olan yedi kırık var ve dört tane de doğum sırasında oluşmuş. Ama solunumu gayet düzenli. Hastane yatağında yüzüme yayılan gülümsemeyi kontrol edemez halde yatıyordum ve o doğum servisinin tarihinde böyle bir haber almaktan mutluluk duyan ilk anne olduğum kesindi.

Bundan iki ay kadar önce, Osteogenesis Imperfecta ile doğacağını, bu tıbbi terimin kısaltması olan Ol harflerinin bizim için ikinci doğa gibi bir kavramı temsil edeceğini öğrenmiştik. Ol denen şey, kemiklerin en ufak bir tökezlemede, bükülmede, hatta hapşırmada bile kırılmasına neden olacak kadar kırılgan hale gelmesine neden olan bir kolajen bozukluğuydu. Birçok türü vardı ama bunlardan sadece ikisi çekilen ultrasonumda da gördüğümüz gibi rahim içindeyken kırıklara neden oluyordu. Röntgen uzmanı senin durumunun doğum sırasında ölümcül olabilecek Tip II mi, yoksa gittikçe artan deformasyonlar ve verdiği büyük acılarla bilinen Tip III mü olduğunu o aşamada saptayamıyordu. Şimdi artık yıllar içinde yüzlerce kırık olayı yaşayabileceğimizi biliyordum ama bu önemli değildi; önünde tüm bunlara katlanabileceğin koca bir ömür olacaktı.

Fırtına izin verdiğinde, Sean gelip seninle tanışabilmesi için kardeşini almak üzere eve gitti. Ben de televizyondaki renkli atmosfer taramasından fırtınanın buzlu bir yağmura dönerek, Washington'u felç etmek üzere güneye yönelişini izlemeye daldım. Odamın kapısı tıklatılınca en ufak bir kıpırdanma bile dikiş yerlerimi alev alev yaktığı halde yatağımdan biraz doğrulmaya çalıştım.

Piper odaya girip yatağımın kenarına oturdu ve "Selam," dedi. "Haberi duydum."

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap