kamuran şipal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kamuran şipal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2013 Perşembe

Öldürmeyeceksin!


Mavi Uzaklar

İlkgençlik yıllarımda yüce dağların üzerinde dikildim sık sık, gözlerimi uzaklardan hayli zaman ayıramadım, hemen arkalarında dünyanın derin ve mavi bir güzelliğin içine dalıp görünmez olduğu en sonnazlı ve narin tepelerin ince ve nurlu sisine bakıp durdum. Ziyadesiyle arzulu körpe ruhumdaki tüm sevgi bir araya gelip büyük bir özlem oluşturdu ve büyülenmiş bakışlarla uzakların yumuşak maviliğini yudumlayan gözlerimi yaşarttı. Hemen yanıbaşımdaki, yurdumun yakınlığı bana işte öylesine soğuk, öylesine hoyrat ve aydınlık, sisler, buğular ve gizlerden öylesine yoksun göründü; oysa karşılarda, uzak tepelerin ardında her şey alabildiğine yumuşak bir atmosfer içinde saklı yatıyordu ahenk dolu, bilmecemsi ve baştan çıkarıcı.

Zamanla gezgin, göçebe bir yaşama özendim, sisler ve puslar içindeki uzak tepelerden ayak atmadığım hiçbiri kalmadı. Soğuk, hoyrat ve aydınlıktı hepsi; ama karşılarda, daha ötelerde yine o mavilik, eriyip giderek, çözülüp dağılarak sezgilere dönüşen o esrik mavilik seçiliyordu – daha bir soylu, daha bir özlem uyandırıcı.

İleride de sık sık bakıp durdum uzaklardaki bu ayartıcı maviliğe, büyüsüne karşı duramayıp onu kendime yurt edindim; hemen yanıbaşımdaki, hemen elimin altındaki tepelerde bir yabancı olup çıktım. Şimdiyse mutluluk dendi mi aklıma gelen şey şu: Karşılara doğru eğilmek, akşamsı uzaklara bürünmüş mavi kırları ve bayırları seyretmek, yakınların soğukluğunu birkaç saat olsun unutmak. İşte şimdi mutluluk bu benim için, gençliğimde mutluluk bildiğim şeyden değişik biraz, sessizlik ve yalnızlık taşan bir mutluluk, güzel olmasına güzeldir, ama şenlikli olduğu söylenemez.

Benim bu sessiz münzevi mutluluğum, bilgece bir şey öğretti bana: Tüm nesnelerdeki uzakların buğusuna ilişmemek, hiçbir şeyi gündelik yakınlıkların soğuk ve acımasız aydınlığı içine çekip almamak, her şeye üzeri sanki yaldızla kaplıymış gibi el sürmek, öylesine hafiften, öylesine usulcacık, öylesine gözetip kollayarak ve derin bir huşu ile önünde eğilerek.

Hermann Hesse, Öldürmeyeceksin | Yapı Kredi Yayınları, Edebiyat / Deneme, Çev. Kâmuran Şipal, 228 sayfa.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

3 Aralık 2012 Pazartesi

"Dünyanın Öyküsü Dergisi’nin 6. sayısı çıktı"


"Dünyanın Öyküsü Dergisi’nin 6. sayısı çıktı"

Bu sayısıyla dergi, Kâmuran Şipal’i selamlıyor ve edebiyatın göz önündeki isimleriyle çokça görünmeyen yazarları aynı dergide biraraya getiriyor. Ayşe Özakıncı ile yapılan söyleşi bu açıdan dikkat çekici.

Füruzan, Selim İleri, Nursel Duruel, Ayşe Sarısayın, Sezer Ateş Ayvaz ve Birsen Ferahlı, Kâmuran Şipal için yazdılar.

“Aşk ve Beden” konulu sormacaya verilen cevapların ilk bölümü de yer alıyor bu sayıda. Sormacanın (ya da soruşturmanın) iki sorusu şöyle: “Öyküde aşk izleğiyle sıklıkla karşı karşıya gelmemize rağmen, sizce neden aynı sıklıkta beden öyküleşmiyor? Öykülerinde aşk ve bedeni işleyen yazarlar kimlerdir?”

Sormaca bölümü Hande Öğüt’ün “Edebiyatta Beden Algısı ve Kadın Bedeninin Temsiliyetleri” başlıklı yazısıyla açılıyor.

Cevaplarıyla katılan diğer yazarlar ise şöyle: Necati Mert, Ömer Lekesiz, Ahmet Ümit, Leyle Ruhan Okyay, Adnan Binyazar, Nazlı Eray, Emin Özdemir, Sezer Ateş Ayvaz, Melike Uzun, Adnan Özyalçıner, Kemal Gündüzalp, Şükran Farımaz, Zafer Doruk, Zeynep Sönmez, Hakan Bıçakçı, Gülayşe Koçak, İsahag Uygar Eskiciyan, Aysun Kara, Gönül Kıvılcım, Gökçe Özder, Reyhan Yıldırım ve M. Özgür Mutlu.

Robert Coover, Herbert Edward Francis, Hermann Hesse, Girija Tropp, Imre Török, Alireza Mahmoudi İranmehr, Christian Bobin, Shabbir Banoobhai gibi yazarlardan çeviri öykülere yer veren dergiye, Sedat Erden, Mehmet Atilla, Reyhan Yıldırım, Figen Alkaç, İbrahim Karaoğlu, Handan Gökçek, Ümran Ersin, Remzi Karabulut, Suat Duman, Mustafa Orman, Derya Sönmez, Özgür Puya da öyküleriyle katılıyorlar.

Sevinç Özer’in “Çok Kısa Öykünün Mitleştirme İşlevi ve Politikaları” başlıklı yazısı, derginin öykü kuramını da önemsediğinin göstergesi; Robert Coover ve Herbert Edward Francis’in öykülerinin bir analizi. Adnan Binyazar, Emin Özdemir, M.Sadık Aslankara, A.Ömer Türkeş, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Ayşegül Tözeren ise eleştiriyi gündeme taşıyan yazılarıyla dergide.

Didem Görkay’ın Mahir Ünsal Eriş’le yaptığı “masabaşı söyleşisi” de dergide yer alıyor.

Dikkat çeken diğer başlıklar ve yazarları şöyle:

-Zafer Doruk / Nasıl Yazıyorum

-Eylem Ata Güleç / Kısa Öykü Sıcak İçilir

-Gül Durmaz / Hikâye Dergiciliğinin Mecrasını Değiştiren Dergi: Seçilmiş Hikâyeler

Kaynak: Edebiyat Haber.

- Kitap Galerisi -