mahir ünsal eriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mahir ünsal eriş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Haziran 2013 Pazartesi

Mahir Ünsal Eriş - Olduğu Kadar Güzeldik | Kitaptan okuma parçası

# Mahir Ünsal Eriş - Olduğu Kadar Güzeldik | Kitaptan okuma parçası #

Mahir Ünsal Eriş, ilk kitabı Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde'den sonra geniş bir okur kitlesinin ilgisini çekmeyi başarmıştı. Şimdi ikinci kitabı Olduğu Kadar Güzeldik'le arayı fazla açmadan yoluna devam ediyor Mahir Ünsal Eriş...


Sen O Zaman Parasız Yatılıdaydın

Sen o zaman parasız yatılıdaydın. Anlatmadık bunları sana. Annem istemedi. "Aklı bizde kalmasın, dersine çalışsın yavrum, okusun da kurtarsın kendini," dedi. Sana haftada iki üç kez yazdığım mektuplara koyamadım bunları, diyebilemedim. Doğum haberini verdiğinden beri düşünüyordum ama, anlatayım istiyordum. Bugüne kısmetmiş.

Annemin de, babamın da inancı tamdı sana, biliyorsun. Benden pek ümitleri yoktu. Oğlan çocuğu yerine sayıyorlardı beni. Okumaz bu, diyorlardı. İte kaka liseyi bitirir, sonra Susurluk'un içinden, olmadı Bandırma'dan, Karacabey'den bulur birini evlendiririz diye düşünürlerdi. Zaten dedeme kalsa, kız çocuğun okuması da neymiş. Kız evlat dediğin, memeleri dolunca oturur kocasının dizinin dibinde, ağzının içine bakar. Çocuğunu büyütür, salçasını, tarhanasını, turşusunu kurar biraz da örgü, dikiş geldi mi elinden, daha ne? Ah, canım dedem! Dedem ne çok severdi beni, ne çok. Babam da seni. Onca borcun içine seni okutabilmek için girdi biraz da. Şimdi üstünden bunca vakit geçti diye bu kadar rahat diyorum bunu, alınma. Albayın Nihat sokmuştu onu bu ortaklık işine. Babam ki şunca yılın ırgat çocuğu, ne anlasın fabrikadan, muhasebeden, stopajdan, sacdan, Allahını seversen. Fakirin umudu kazancından çok, borcundan az işte, ne yaparsın.


Balıkesir yolunda sac fabrikasına sermaye koyacaklar, civarın peynircilerine, yağcılarına teneke ambalaj satacaklar, bir yılda borcu temizlediler mi, iki, çok çok üç yılda feraha çıkacaklardı. Senesi gelmeden, Nihat çekti parasını işte. "Ben," dedi babama, "Şofben parçası işine giriyorum. Senin Allah yolunu açık etsin." Senesi geçince de muhasebecisi, maliyecisi, ustabaşısı çekiştirmeye başladılar emanet kravatından babamı. Hani lisede bir Mesut Hoca vardı, yakışıklı, küfürbaz edebiyatçı; o vermişti. "Patron adamsın sen artık. İşçi milleti yavşaktır, jilet gibi olmazsan, hürmet görmezsin," demiş hatta. Sen yoktun, anlatmıyorduk bunları sana, moralin bozulmasın, derslerin kötülemesin diye. Tebligatlar, tebligatları kovaladı. En sonunda devletin kiremit rengi kamyoneti yanaştı kapının önüne, neyimiz var neyimiz yok yükledi, götürdü.

Annem, şaşkınlıktan yazık, banyonun açık yeşil paspasını kucaklamış, ağlıyor da ağlıyordu. Babam yoktu ortalarda, kayboluverdi. Bir müddet de görünmedi zaten. Hatırlarsın, Keşan'a gitti demiştik sana da. Yok efendim, orda bir arsa varmış da, asker arkadaşı illa tutturmuş da, "Gel, bir gör, beğenmezsen almazsın," demiş de, bir sürü senaryo. İki buçuk ay, birkaç parça üst baş, bir düdüklü tencere, annemin çeyiz sandığı, bir de banyonun yeşil paspasıyla alt katta, kuru kuruya yaşadık dedemlerde.

Babamı hiç sevmezdim ben. Mıymıntılığı, ellerinin kabalığı, haki yeşil emanet kravatı ve seni benden daha çok sevişi çileden çıkartırdı beni. Yine de merak ediyordum. Öyle, başına bir şey gelmiştir, alacaklılarının eline düşmüştür, bir yerlerde kendi canına kıymıştır diye değil, sen işkillenip kalkar geliverirsin diye, annem daha çok ağlayacak, dedem daha çok sövecek diye, üst katı bomboş görünce üzüntüden okuyamazsın diye.

---

Mahir Ünsal Eriş - Olduğu Kadar Güzeldik | İletişim Yayınları, Çağdaş Türkçe Edebiyat, 128 sayfa, Haziran 2013.

Bu alıntı tanıtım amaçlı yapılmıştır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap

6 Haziran 2013 Perşembe

İletişim Yayınları'ndan yeni kitaplar, Haziran 2013

# İletişim Yayınları'ndan yeni kitaplar, Haziran 2013 #

İletişim Yayınları, Haziran 2013'ün ikinci yarısını beş yeni kitap çıkartarak karşılayacak. Bu kitaplar; Olduğu Kadar Güzeldik, Beyefendi - Erkeklere Methiye, İskeleye Yanaşan, Türkiye 1643 - Goşa'nın Gözleri, Kurban - Arnavutluk’un Kalbinde Siyasetin Dikenli Yollarında.

1) Mahir Ünsal Eriş - Olduğu Kadar Güzeldik

Mahir Ünsal Eriş, sokaktan gelen gürültüyü, bangır bangır Yıldız Tilbe dinleyen evleri resmediyor. Bi gevezeleşip bi susanları, “iyi olalım be ne olur” diyenleri, helallik isteyenleri anlatıyor. Olduğu Kadar Güzeldik, gazoza doğru çocuklaşan hikâyelerle çağlıyor, zamana dokunuyor. Eriş, hüzünlü mağlupların iyimser yazarı olmaya devam ediyor.


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

2) Hatice Meryem - Beyefendi - Erkeklere Methiye

Hatice Meryem, Beyefendi’yle çağdaş Türkçe edebiyata yeni bir tarz getiriyor. Mensur şiir mi demek lazım, manzum nesir mi? Kara mizah şenliği mi, acı bir ironi mi? Kategorisini boş verin; kâh hırsla, kâh boğazı düğümlenerek, kâh hergele bir tebessümle ama her halükârda heyecanla, tutkuyla okunacak başka türlü bir şey, Beyefendi


Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

3) Orhan Berent, Murat Koraltürk - İskeleye Yanaşan

Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemiz” sözü, genellikle sıkıcı bir ders kitabı nakaratından ibaret kalıyor veya jeopolitik “koz” olarak anılıyor. Bereket versin, o üç denize -aslında bütün denizlere- tutkuyla bakanlar, o denizlerle kucaklaşan gemilere, vapurlara, teknelere vurgun olanlar da var! İskeleye Yanaşan… onların, denizi ve gemileri bir yurt olarak sevenlerin kitabıdır.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.


Türkiye 1643, tarihçi ile malzemesinin ilişkisini iç içe giren paralel hikâyeler olarak ele alan bir deneme. Her ne kadar asıl hikâye 16. ve 17. yüzyılda geçiyorsa, kahramanları sahiciyse de, anlatılan son otuz yılın Türkiye’sinin de hikâyesi. Oktay Özel’den sahiden “acayip” bir kitap…

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.


Edi Rama, 2000 yılından itibaren 11 yıl Tiran belediye başkanlığı yaptı. 2005’ten beri Arnavutluk Sosyalist Partisi’nin liderliğini de yürüten Rama, Kurban’da her ne kadar belediye başkanlığı döneminde yaşadıklarını, Arnavutluk siyasetinin iç yüzünü anlatıyorsa da aslında dünyanın her yerindeki “siyasi arenalarda” yaşanan entrikaları, yozlaşmaları, çarpıklıkları, vizyonsuzluğu cesurca ele alıyor.

Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.

kitap