V. Karl'ın Komares Markisi ile onun Telemsen'in tahttan indirilmiş müttefiki Arap lideri kabulü işte bu koşullar altında gerçekleşti. Kuzey Afrika'daki gitgide kötüye giden durumu açıklayan Marki, bunun hâlihazırda ve gelecekte İspanya için nasıl bir tehlike oluşturacağını vurguladı. Çok ender yakalanabilecek bir fırsatı değerlendirmesi için genç krala yalvarıyordu. Oruç'un Telemsen de kalmakla kendi etki alanının fazlaca uzağına düştüğünü kavramıştı. Kent, korsanların Cezayir'deki üssünden neredeyse üç yüz elli kilometre kadar içerideydi; Oruç'un yanındaki maceraperest Türklerin sayısı azdı ve Arap duygusallığını halkı isyanın eşiğine getirecek kadar tahrik etmişlerdi. Bir karşı darbe indirmek, batı denizlerini korsanlardan kalıcı şekilde temizlemek için mükemmel zamandı. Bu, kâfirleri ayağının altında ezmeye ant içmiş genç kralın reddedemeyeceği kadar çekici bir meydan okumaydı. İlk Akdeniz girişimi için yetki verdi.
Karl on bin asker ve kusursuz bir Arap isyanına ilham sağlayacak kadar para sağladı Comares'e. İspanya ilk kez belirleyici bir güç olarak harekete geçmişti. Hızlı hareket eden Comares hemen Cezayir'den gelecek destek ve mühimmatın yolunu kesti, Telemsen'i ablukaya aldı ve uzun sürecek bir kuşatmaya hazırlandı.
Savunma çözülmeye başlarken Oruç son hamlesini yaptı. Korsan kral Arapça, "Öldürün onu!" bağırışları içinde kentten sıyrıldı, küçük bir grup askerle birlikte dörtnala uzaklaşmaya başladı. Gidişleri İspanyol askerleri tarafından farkedildi ve bir takip başladı. Oruç ilerlerken Telemsen hazinesini ardı sıra serpmeye başladı. İzleyen askerlerin çoğu atılan mücevherleri ve sikkeleri toplamak için geride kaldı, ama kararlı bir grup takibi sürdürdü ve sonunda Oruç'u kıraç bir yaylada sıkıştırdı. St. James'i yardıma çağıran naralarla öldürmek için üstüne gittiler. Türkler son adamına kadar savaştı, Oruç mızraklanana kadar sağlam koluyla balta savurmaya devam etti. Kendisini vuran adamı son bir çabayla ısırmayı başardı; Don Garcia Fernandez de la Plazza o efsanevi yaranın izini ölene dek taşıdı. İspanyollar metal kolu zafer kupası olarak kesti ve bir mızrağa geçirdi. Bedense meşalelerin ışığında Telemsen surlarına çakıldı. Batıl korkulardan kaynaklanan, vampire kazık çakma kabilinden bir edimdi bu. Gözleri hâlâ meydan okuyarak parlayan grotesk kızıl sakallı baş ise ölümün kanıtı olarak çürümeye başlayana dek Mağrip'te dolaştırıldı, sonra da ispanya'ya gönderildi. Orada başı gören insanlar haç çıkararak gerilemekten kendini alamadı.
Bu kitabı KitapGalerisi'nden bu linke tıklayarak satın alabilirsiniz.Karl on bin asker ve kusursuz bir Arap isyanına ilham sağlayacak kadar para sağladı Comares'e. İspanya ilk kez belirleyici bir güç olarak harekete geçmişti. Hızlı hareket eden Comares hemen Cezayir'den gelecek destek ve mühimmatın yolunu kesti, Telemsen'i ablukaya aldı ve uzun sürecek bir kuşatmaya hazırlandı.
Savunma çözülmeye başlarken Oruç son hamlesini yaptı. Korsan kral Arapça, "Öldürün onu!" bağırışları içinde kentten sıyrıldı, küçük bir grup askerle birlikte dörtnala uzaklaşmaya başladı. Gidişleri İspanyol askerleri tarafından farkedildi ve bir takip başladı. Oruç ilerlerken Telemsen hazinesini ardı sıra serpmeye başladı. İzleyen askerlerin çoğu atılan mücevherleri ve sikkeleri toplamak için geride kaldı, ama kararlı bir grup takibi sürdürdü ve sonunda Oruç'u kıraç bir yaylada sıkıştırdı. St. James'i yardıma çağıran naralarla öldürmek için üstüne gittiler. Türkler son adamına kadar savaştı, Oruç mızraklanana kadar sağlam koluyla balta savurmaya devam etti. Kendisini vuran adamı son bir çabayla ısırmayı başardı; Don Garcia Fernandez de la Plazza o efsanevi yaranın izini ölene dek taşıdı. İspanyollar metal kolu zafer kupası olarak kesti ve bir mızrağa geçirdi. Bedense meşalelerin ışığında Telemsen surlarına çakıldı. Batıl korkulardan kaynaklanan, vampire kazık çakma kabilinden bir edimdi bu. Gözleri hâlâ meydan okuyarak parlayan grotesk kızıl sakallı baş ise ölümün kanıtı olarak çürümeye başlayana dek Mağrip'te dolaştırıldı, sonra da ispanya'ya gönderildi. Orada başı gören insanlar haç çıkararak gerilemekten kendini alamadı.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder