Kitabın 146. ve 147. sayfalarından tanıtım amaçlı alıntı yapılmıştır.
Yüce Divanlık Bir Mesele: Üçüncü Havalimanı
Hangisi Yüce Divanlık deği! ki? diye önüme uzun bir liste ile çıkabilirsiniz. Ama bunlardan biri, çok çok gözlere sokulurcasına ya-pılmak isteniyor. Çok cüretkâr, çok üstten ve çok hesapsız... Üçüncü
havalimanından söz ediyorum. Hem İstanbul'un akciğerlerine kastediyor, hem devamında Kuzey ormanlarını, su havzalarını tehdit ediyor, Karadeniz'in, Marmara'nın florasına bile kastedecek bir dehşet. Çevresel felaket potansiyeli kadar kamusal kaynakları yağmalamanın da zirve yaptığı bir proje bu.
Dünya Bankası İzinde
Kılıfı, "Kamu-Özel İşbirliği(KOÎ)". Dünya Bankası marifeti Pub-lic-Private Investment (PPI) modelinin Türkiye uyarlamalarından biri de bu 3. havalimanı. Nedir KÖİ ? IMF-Dünya Bankası ikilisinin neoliberal düsturlarından biri malum; devlet yatırımcı, işletmeci olmasın. Elindekileri özelleştirsin, bundan sonra üretilmesi zorunlu kamusal mal ve hizmetleri, altyapıyı da kendisi yapmasın, özel sektöre gerekli şeyleri versin, ondan alsın. Nedir gerekli şeyler? Arsa versin, alım garantisi versin, kredi temininde yardımcı olsun vb. İşte böyle böyle birçok Türkiye benzeri ülkede PPI'lar milyarlarca doları buluyor. Dünya Bankası verilerine göre, Brezilya'nın bu kapsamda 402 milyar dolar ile başı çektiği, Hindistan'ın 306 milyar dolarlık kontrat yaptığı, Rusya'nın 127, Çin'in 119, Meksika'nın 115, Arjantin'in 91 milyar dolarlık PPP proje demetine sahip oldukları anlaşılıyor. Ya Türkiye'de? Bizde bu işin tam koordinasyonu sağlanmış değil. 140'a
yakın projeden söz ediliyor. Bunun 42'sinin uygulama projesi imzalanmış. 42 projenin 29'u işletmede ve kalan 13'ünün yapımına devam ediliyor. Uygulama sözleşmesi imzalanan projeler içerisinde sayı bakımından yat limanları ilk sırada. Havaalanları ve gümrük tesisleri de var. Son 3 yıllık süreç içerisinde ise 19 projeyle entegre sağlık kampüsleri en çok dikkat çekeni. Peki, tutarı ne bu projelerin? Cevap sadece Dünya Bankası 'nda var. 2012 sonu itibariyle 86 milyar dolarlık bir proje demeti diyor DB. Ama bunların arasında en büyüğü, 3. Havalimanı yok. O proje tek başına 35 milyar dolarlık!
Üçüncü Havalimanı
Bu projenin öncelikle, yeri sorunlu, İstanbul'un Anayasası sayılan Çevre Düzeni Planı'nda, üçüncü köprü yer almaz, üçüncü havaalanı için öngörülen bölge Silivri-Gazitepe'dir. Çevre Düzeni Planı, Kuzey ormanlarının yer aldığı bölgeye hiçbir yatırım yapılmamasını öngördüğü halde, bu bölgeye 3. Köprü, 3.havalimanı ve ne idüğü belirsiz kanal projesini imal etmiştir RTE. 7 Eyiül'de kararı verilecek olan Olimpiyat 2020 için tercih İstanbul olursa, Kuzey ormanlarının iyice canına okunacaktır. Dönelim 3. Havalimanına...
Tamamlandığında dünyanın en büyük havalimanlarından biri olması hedeflenen yeni İstanbul havalimanı ihalesi 3 Mayıs 2013 tarihinde yapıldı. Limak-Kolin-Cengiz-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Gurubu İstanbul'un üçüncü havalimanını inşa etme ve 25 yıl boyunca işletme hakkını KDV hariç 22 milyar 152 milyon Avroluk bir teklifle aldı. Bu ihale ile ilgili olarak Bahçeşehir Üniversitesi araştırma kuruluşu Betam bir araştırma notu hazırladı ve şöyle bir giriş yer aldı notta; "Bu ihale Cumhuriyet tarihinin en yüksek meblağlı ihalesi olarak kayıtlara geçerken beraberinde bu kadar büyük havalimanına gerek olup olmadığı ve aynı zamanda havalimanın özel işletme olarak kârlı olup olamayacağı tartışmasını da gündeme getirdi." Prof.Dr.Seyfettin Gürsel'in yönettiği Betam, Konsorsuyumun altına girdiği bedeli karşılayacak kadar bir kârlılığa ulaşmasının, istikrarlı yüksek bir büyümeye bağlı olduğunu , bunun da şüphe götürdüğünü belirtiyordu. Bir o kadar önemlisi, yeni havalimanı için kiralanan 7400 hektarlık alanın aşırılığı sorgulanıyordu.
kitap

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder